22 Mart 2010 00:00

Sendikalar güçlerini birleştirmeli

Birleşik Metal-İş Sendikası Gebze Şubesi, hem üye sayısıyla hem de etkisiyle Gebze Sendiklar Birliği’nin en önemli şubelerinden

Paylaş

Birleşik Metal-İş Sendikası Gebze Şubesi, hem üye sayısıyla hem de etkisiyle Gebze Sendiklar Birliği’nin en önemli şubelerinden. Özellikle patron sendikası MESS ile yürütülecek 2010-2012 metal sözleşmeleri için hazırlıkların başladığı bu dönemde, gözler onlara çevrilmiş durumda. Zira, bir önceki sözleşme döneminde cuma yürüyüşleri, eylemler ve fabrikalarda yaşanan sorunlara karşı verilen mücadelelerle oldukça hareketli bir dönem geçiren şubeyi, bu dönem de zor günler bekliyor. Gebze’de kriz gerekçesiyle 5 bin sendikalı işçinin işten atılması bunun habercisi.
6 BİN ÜYE VAR
Önümüzdeki döneme ilişkin gelişmeleri gazetemize değerlendiren Şube Başkanı Erdoğan Özer, sendikaların ayrım yapmaksızın saldırılara karşı ortak hareket etmesinin ve güçlerini birleştirmesinin zorunlu olduğunu söyledi.
Özer, Gebze’de 14’ü MESS kapsamında olmak üzere 21 işyerinde örgütlü olduklarını ve üye sayılarının 6 bin olduğunu belirtti. Gebze’de MESS sözleşmesinden yararlanan toplam işçi sayısının 20 bin olduğunu anlatan Özer, Çelik-İş’in MESS kapsamında üyesi olmadığını, kalan işçilerin Türk Metal’de örgütlü olduğunu kaydetti.
İŞÇİLER DAHİL OLACAK
Sözleşmenin MESS’in ve sermayenin saldırılarının yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşeceğine dikkat çeken Özer, fabrikalarda işçilerin yaşadıkları sıkıntıların da arttığını söyledi. MESS’in, sendikaların arasını bozmak gibi kimi ayak oyunlarının tutmayacağına dikkat çeken Özer, “Bizler 6 bin üyemizle sürece hazırız. Kurulan komisyonlar, işyeri komiteleri ile sürece örgütlü müdahale edeceğiz. Üyelerimiz sürece dahil olmadığı müddetçe tepedekilerin yapacakları bir şey yok. Önümüzdeki dönem kahveler, dernekler, işçilerin bulundukları bütün alanlarda onları afişlerimiz, bildirilerimizle, basın ve değişik eylemliklerle bilgilendireceğiz. Sürece onları dahil edeceğiz” diye konuştu.
TÜRK METAL SORUNU
Bu mücadelede karşılarında sermayenin yanı sıra Türk Metal yöneticilerini de bulduklarını ifade eden Özer, geçen sözleşmede yapılan cuma yürüyüşlerinin ses getirdiğini, ancak Türk Metal’in bu eylemlerde yer almaması nedeniyle sıkıntı yaşadıklarını anlattı. “İşveren temsilcisi aynı; bizler parçalıyız, MESS buradan ciddi faydalanıyor. Bizler önümüzdeki dönemde bir yolunu bulup bu süreci zorlamalıyız” diyen Özer, Türk Metal’in ise işçileri zayıflatmak için çalıştığını vurguladı. Türk Metal’in işverenlerle birleşerek şubelerinin örgütlü oldukları fabrikalara müdahale ettiğini kaydeden Özer, bu yapılanın işvereni güçlendirdiğini, işçilerin birliğini bozup gücünü azalttığını dile getirdi.
Geçen sözleşme döneminde süreçle ilgili bilgilendirme amacıyla bildiri dağıttıklarına, bu bildiriden alan Türk Metal üyesi 16 işçiden 13’ünün işten atıldığına dikkat çeken Özer, “İşçilerin sözleşmeyle ilgili bilgilendirilmesine bile tahammülleri yok” dedi. Özer, Türk Metal üyesi işçilere şöyle seslendi: “MESS’in kazanılmış haklarımıza dönük saldırıları karşısında aşağıdan yukarıyı zorlayarak mücadeleyi ortaklaştırarak, sınıfın birliğini sağlama çabası içinde olalım.” (Gebze/EVRENSEL)


ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
2002’de örgütlenme kampanyası başlattıklarını dile getiren Şube Başkanı Erdoğan Özer, Düzce’de temsilcilik açtıklarını; Petrol-İş, Deri-İş ve Birleşik Metal-İş’in ortak olarak örgütsüz yerleri örgütlemeye çalıştıklarını söyledi. Sermayenin karşısında tek tek sendikaların, örgütlemenin altından kalkamayacağını anlatan Özer, “Sorunlarımız aynı, dolayısıyla sendikaların ortak davranması gerekiyor” dedi. Gebze’de MESS’in örgütsüz işyerlerine “Hiçbir işyerine sendika sokmayın” dediğini aktaran Özer, örgütlenmedeki yasal zorluklara da dikkat çekti.

GEBZE SENDİKALAR BİRLİĞİ ÖNEMLİ
Erdoğan Özer, “Kriz döneminde ücretlerde kayıplar, işten atmalar yaşandı. Bu sorunlar karşısında ortak yollar bulunması için başta Gebze Sendikalar Birliği olarak ortak çözümler bulacağız” diye konuştu. ‘89 Bahar Eylemleri döneminde kurulan sendikalar birliği’ni halen sürdürdüklerini ifade eden Özer, farklı konfederasyonlara üye sendikalarla farklılıklarını değil ortak yanlarını öne çıkardıklarını aktardı. “Gebze sanayi bölgesi’nde sorunlar çok. Ateş hepimizi yakıyor. Bunun bilinciyle o günden bugüne birlikteliğimizi koruduk. Bundan sonraki sürece bu bilinçle devam edeceğiz” diyen Özer, konfederasyonları, Gebze Sendikalar Birliği’ni örnek almaya çağırdı.
Özer, son olarak şu duyuruyu yaptı: “Sendikalar Birliği olarak Hayat Televizyonu ile 7 Nisan’da Gebze Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi’nde ortak toplantı yapacağız. Bu toplantıyla işçilerin örgütlenmesine dönük çalışmaların hızlandırılmasını, MESS’e dönük çalışmaların hazırlanmasını, birliğin bilincinin Gebze’ye ulusal düzeyde duyurulmasını amaçlıyoruz.”


SALDIRILAR ARTACAK
Ali Gündüz (Yücel Boru İşyeri Baştemsilcisi, Birleşik Metal-İş Gebze Şube denetleme Kurulu Üyesi): 264 sendikalı işçi çalışıyor, 45 taşeron işçisi yüklemede çalışıyor. Kriz döneminde hak kaybı yaşamadık. Kazanılmış haklarımızla ilgili bazı eksiklikler yaşandı ama bu sorunları aştık.
2010-2012 döneminde haklarımızı örgütsel ve fikirsel birliğimiz üzerinden almalıyız. Çünkü ekonomik olarak kötüyüz. MESS önümüzdeki dönemde ikramiyelere ve sosyal haklara ve fazla mesailere saldıracak. Ücrete takılmadan bu saldırıları önlemeliyiz. Bunun için de konfederasyon gözetmeksizin birliği kurmak lazım, çünkü süreç zor. Bu birlikteliği kuramazsak bu dönemleri çok ararız. Şu açık ki, Birleşik Metal-İş MESS sürecindeki sendikalar içinde itici gücü temsil ediyor. Sendikalar bazında buluşulmalı, bunun yanı sıra sendikalı işçilere broşür dağıtımı, mahalle gezileri, kahve toplantıları ile örgütlü işçilerle buluşacağız. Örgütsüz işçileri örgütleyeceğiz. Örgütlenmek evet çok zor, ama imkansız değil. Ne kadar çok örgütlü işçi varsa o kadar çok hak ve özgürlük vardır. Gebze Sendikalar Birliği, bu açıdan önemli ama eksik tarafları var.
GÜVEN YENİLENMELİ
Murat Buzdere (Akardan İşyeri Temsilcisi): Akardan’da 1 yıl kısa çalışma uygulandı. Kısa çalışma bittikten sonra 96 işçi işten atıldı. Atılan arkadaşlar kapı önünde geri dönmek için direniyorlar. İçeride üretim devam ediyor. Gebze Sendikalar Birliği’nden, çevre işyerlerinden desteğe gelenler var. Biz temsilciler olarak bu durumu kabullenemiyoruz. Çalışan arkadaşların moralleri bozuk, güven zayıfladı. Sendika bu süreci iyi götüremedi. Tabanın sendikaya güvensizliği arttı.
MESS dönemi böyle bir ortamda önümüze geldi. MESS bu durumdan faydalanacak, kriz gerekçe gösterilecek, kazanılmış sosyal haklarımıza saldırılacak.
TİS sürecine giderken bu koşulları değiştirmek için mücadeleye atılmamız ve güven yenilememiz gerekiyor. TİS’ten başarıyla çıkmamız için metal işkolunda MESS’e karşı işçilerin birliğini sağlamamız lazım. Bölgemizde TİS süreci Türk Metal sendromu öne çıkıyor, bu terk edilmeli; mahallerde, kahvelerde, derneklerde topyekün mücadeleye atılıp kamuoyunu ve işçileri mücadeleye katmak lazım. Sendikalar Birliği bu süreci ileriye taşıyacak konumda olmalı. sorunların çözümü için süreç yüzeysellikten kurtulmalı.


HAKLARIMIZI ALMALIYIZ

Birleşik Metal-İş’in örgütlü olduğu Kromon Çelik’teyiz. İşyeri Baştemsilcisi Mustafa Benek ve Birleşik Metal-İş Gebze Şube Eğitim Sekreteri ve Kroman Çelik İşyeri Temsilcisi Engin Kulu, işyerinde yaşanan sorunları ve taleplerini anlattılar:
“Fabrikada çalışan 930 işçinin 650’si sendikalı. İşyeri olarak krizi hissetmedik. Hatta geçen yıla göre üretim rekoru kırdık. Ama yine de sözleşmede karşımıza kriz çıkarılıyor. 2002 yılında kâr çok yüksekti ama o zaman haklar alınmadı. Bu dönem de krizin bahanesi var.
12 Eylül’den beri bütün haklarımızı kaybettik. 2002 yılından beri iyi sözleşmeler yapmadık. sermaye kârlarını açıklıyor, Türkiye’de zenginler çoğalmış ama bizler yoksullaştık. Patronlar bu dönem kazanılmış haklarımıza yönelik çalışma içinde. MESS’e karşı işçilerin birliğini sağlamalıyız, Türk metal üyesi işçilerle birliğimizi sağlamalıyız. Gerekirse üretimden gelen gücümüzü kullanmalıyız. Bu sözleşmede haklarımızı geri almalıyız. Mesela Petrol-İş üyesi 5 işçi atılıyor ve üretim durduruluyor, bizden 96 işçi atılıyor, sendikamızda ses yok. Sendikamızı bu konuda eleştiriyoruz. Bizim çalışma koşulları çok zor, ölüm ve iş kazaları çok oluyor. Bunların da gündeme alınması gerekir. Sözleşme döneminde görevler sendikalara düşüyor. Sendikalar da yumurta kabuğa dayandığı zaman harekete geçiyor. O zaman da her şey oldubittiye geliyor. Sendikanın taban bağları kopmuş, bunlar giderilmeli. Sendikalar koltuk kavgası içinde olmamalı, sendikacılar özüne dönmeli, o zaman bütün sorunlar çözülür. Gebze Sendikalar Birliği ise bir karar alıyor ama bunun arkasında durmuyor.


BİRLİKTE MÜCADELE EDİLMELİ

Dostel Fabrikası’nda, İşyeri Baştemsilcisi Selçuk Balcı ile işyeri temsilcileri Murat Kapucu ve İsmail Görgü ile görüştük.
Selçuk Balcı: Fabrikamızda 178 çalışan var. Bizler ilk defa MESS’le TİS sürecini yaşayacağız. Daha önce işyeri ile TİS yapıyorduk. İşveren MESS’e üye oldu ve bu sürece dahil olmamız için ara protokol yapıp, TİS imzalayacağız.
Kriz işçilere işsizlik, işverenlere yeni olanaklar sundu. İşverenler süreçten daha kârlı çıktı. İşçiler açısından bir dizi kayıplar yaşandı. Bazı işçiler 15 gün çalışıp ailelerini geçindiriyorlar, her şey zamlandı. İşçilere fedakarlık yapın diyorlar, artık neyin fedakarlığını yapsınlar?..
Sendikamız TİS sürecinde işçileri birleştirebilmelidir. Birimiz hepimiz için harekete geçmeliyiz. 2010 yılı örgütlenme seferberliği olmalıdır.
İsmail Görgü: Örgütlenme çalışmalarına hız verilmeli, çevremizde birçok işyeri örgütsüz. Sendika ileri işçilerle komiteler kurup çalışmalara başlamalıdır. Gebze Sendikalar Birliği, temsilciler kurulunu toplamalı; işçileri birleştirerek harekete geçirmelidir. Toplumsal güveni işçiler sağlayabilmeli, TEKEL bunun örneğidir.
Murat Kapucu: Örgütsüz işçi arkadaşların ailelerine baktığımız zaman, daha önceleri mücadele içinde olan, sendikal örgütlülük içinde olan kişilerdir. Yeni gelen arkadaşlarımız ise korkuyor, özgüveni zayıf, buna bir de işsizlik eklenince daha da zorlanıyoruz. Yeni işçi kuşak mücadele ve sendikal hareketi bilmiyor.
Sendikalar Birliği, ortak 1 Mayıslar, paneller, eylemler yapıyor. Bu ortaklık, MESS’e karşı örgütsüz işçilerin örgütlenmesinin güvenini sağlayabilir ve buna ihtiyaç da vardır.


ORTAK HAREKET EDİLMELİ

Sarkuysan krizden etkilenen fabrikalardan. Birleşik Metal-İş Gebze Şube Örgütlenme Sekreteri ve Sarkuysan İşyeri Baştemsilcisi Hasan Gencer’le, işyeri temsilcileri Mustafa Tozkoporan ve Ömer Kara, yaşananları gazetemize değerlendirdiler:
“Fabrikada 750 işçi çalışıyor, 450’si sendikalı. Krizden ciddi olarak etkilendik. İşyerlerinden işten atmalar oldu. Bizde 2 dönem kısa çalışma programı uygulandı. İşverenler krizi iyi kullandılar, biz bedel ödedik onlar bedel ödemedi. 2010-2012 TİS süreci içerisinde işverenler daha güçlü saldıracaklardır. Nedeni, bugüne kadar karşı duruşu, örgütlü gücümüzü koyamadık. Sendikaların, sınıfın birliğini sağlayarak sorunların üstesinden gelmesi gerekiyor. MESS önümüzdeki dönemlerde mesailer, ikramiyeler ve diğer sosyal haklarımıza saldıracak. Buna karşı biz işyerlerinde hazırlıklar yapıyoruz, komite ve komisyonları hazırlıyoruz. Ama mutlaka işkolunda 3 sendika ortak hareket etmeli. Saldırılara topyekün karşı koymalıyız. Türk Metal üyesi işçilere yönelik tabanda çalışma yürütmemiz lazım. Eş-dost çevresinde çalışmamız lazım. Bu da yeterli değil, daha organize çalışmamız gerekir. Bu sözleşme sürecinde sendikaları en çok zorlayacak dönemi yaşıyoruz. Zaten bu güne kadar TİS görüşmeleri zor yapıldı. Kriz döneminde sendikalar sınıfta kaldı. Dönemi iyi değerlendirirsek karşı saldırıyı örgütleriz. Önümüzdeki dönemlerde yeni mücadele hattı geliştirmeliyiz. Yoksa MESS’in baskılarını geri püskürtemeyiz. Birleşik Metal-İş olarak bu bilinç ve hareketle devam edersek, Türk Metal tabanına ve diğer işçilere ulaşma imkanını buluruz.”

BİZ KOVALAMAK ZORUNDAYIZ

Metin Sönmez (Makina Takımı Baştemsilcisi): Sözleşmelerle ilgili sendikamız çalışmalara başladı. Yakında baştemsilcileri toplayacak ve görüş alışverişinde bulunacak. Kriz döneminde MESS tüm faturayı işçilere çıkarmak isteyecektir. Örneğin esnek çalışma yine karşımıza çıkacak, tazminatlar ve ikramiyeler de konu olacak.
İşçilerin menfaatlerinin ortak olduğu bu noktada bizim Türk Metal veya Birleşik Metal-İş üyesi işçiler olarak ayrışmak gibi bir lüksümüz olamaz. Çıkarlarımız aynıysa, biz aynı ezilen insanlarsak, bu noktada birleşme rolümüzü üstlenmek zorundayız. Karşı taraf kaçsa da yapmak zorundayız. Biz kovalamak zorundayız. Birleştirmezsek, zaten bu kriz döneminde bizim bu sözleşmeyi doğru safhaya taşımamız mümkün değil. Birileri yukarıdan koparacaktır. Bizim aşağıdan birleşmemiz lazım. Bunu nasıl yapacağız? Belki de o insanların gittikleri yerlerde bunu anlatarak yapacağız.
Krizle birlikte sendikalı olmak isteyen işçilerin gözü korkmuş durumda. Ama örgütlenmenin peşi bırakılmamalı. Belki de fırsata çevirme zamanıdır. Çünkü insanlar gerçekten eziliyor ve bunun karşılığında ücretlerini alamıyorlar. Bu insanlara kendimizi iyi anlatmalıyız. Türkiye’de sendikacılığın ne olduğunu bilmeyen çok insan var.
Sendikalar Birliği’nin güçlü olmasının tek tek sendikalara güç katacağını düşünüyorum. Bu çalışmalar diğer il ve ilçelerde de yapılmalı ve bu konuda Gebze örnek olabilir. Gebze, önemli işçi merkezlerinden biri. Burada yakılacak bir kıvılcım yayılacaktır.
Muhammet Uludağ
ÖNCEKİ HABER

Yetimin hakkı TEKEL’e değil Hiddink’e gidiyor

SONRAKİ HABER

Cumhurbaşkanlığı seçimleri krizi çözmedi: Cezayir'de halk tekrar sokaklarda

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa