23 Mart 2010 00:00

GÜNCEL

AKP bu kez hiç dolambaçlı yollara gitmeden doğrudan kendisi için bir anayasa değişikliği girişimi başlattı.

Paylaş

AKP bu kez hiç dolambaçlı yollara gitmeden doğrudan kendisi için bir anayasa değişikliği girişimi başlattı.
Muhalefet partilerine taslağı götürmesi uygulaması gereken bir protokol adeta. AKP de, hepimiz de biliyoruz ki, muhalefet partileri bu değişiklik taslağını desteklemeyecektir. Gazeteler BDP’nin destekleyeceğini yazıyor ama onların da yetkili ağızlarından kesin destek sözü duymadık. Tam tersine Eşbaşkan Demirtaş, TMK Mağduru çocukların durumu düzelmeden, seçim barajı indirilmeden değişikliğe onay vermeyeceklerini söylemişti.
YAŞ ve HSYK kararlarının yargı denetimine tabi olması, Geçici 15. maddenin kaldırılması, memurlara grev ve toplusözleşme hakkı gibi maddeler elbette olumlu ama 1982 Anayasa’sının en belirleyici maddeleri değil de HSYK ve Anayasa Mahkemesi’nin üye sayısını arttırarak bu kurumları demokratikleştirmiş olmuyorsunuz. Sadece AKP’nin güncel ihtiyaçlarını karşılıyorsunuz. Bu güncel ihtiyaçlardan biri de parti kapatmanın zorlaştırılması için getirilen düzenleme.
Anlaşılıyor ki, AKP yargının hükümeti devirmesi için deneyeceği yolları tıkamaya çalışıyor.
Oysa, Anayasanın girişinde tarif edilen, Atatürk milliyetçiliğinden başka hiçbir düşünce (düşünce kısmı bir süre önce çıkarıldı) ve eyleme izin vermeyen, korumayan bir anayasa var yürürlükte. Herkesi Türk kabul eden, Türk olmaya zorlayan bir anayasa.
AKP, önceki taslağında gündeme getirdiği anayasal vatandaşlık meselesinden çark etmiş. Laiklik gibi temel bir meseleye hiç dokunmuyor. Devletin din işlerinden elini eteğini tamamen çekmesi, zorunlu din dersinin kaldırılması, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılması, bütün dinlere ve dinsizlere eşit mesafede bir devlet vb. konuları Alevi açılımı vs. ile geçiştirilmeye çalışılıyor.
YÖK üniversitenin tepesine lök gibi çökmüş.
İşçi, emekçi hakları, sosyal devlet AKP’nin aklının ucundan dahi geçmiyor.
AKP, YAŞ kararlarını yargı denetimine açıyor. Böylece Başbakan ve Milli Savunma Bakanı her YAŞ toplantısında muhalefet şerhi koyma garabetinden kurtulacak ama Genelkurmay Başkanlığı milli Savunma Bakanlığı’na hâlâ bağlanamıyor. Askeri yargıya dokunulamıyor. Askeriyenin gelir-gider hesapları Sayıştay tarafından denetlenemiyor.
Anayasa parça pürçük değil, tamamıyla değiştirilmelidir. Demokratik seçimlerle kurulmuş bir kurucu meclis tarafından bütün demokratik kurumların katılımıyla, özellikle işçi sınıfı ve emekçilerin yani ülkenin ezici çoğunluğunun örgütlerinin aktif olarak yapımına katıldığı bir anayasa mevcut cunta anayasasının yerine geçirilmelidir.
Demokratik ülkelerde bırakın her hükümetin kendine göre anayasa yapmasını, kendine göre bir yönetmelik dahi yapamazlar. AKP kendine göre yaptığı değişikliklerle mevcut anayasayı da diğer icraatları gibi içinden çıkılmaz, karmaşık ve garip bir hale dönüştürmeyi başardı.
KAMİL TEKİN SÜREK
ÖNCEKİ HABER

İşsizlik korkusunun diktası

SONRAKİ HABER

TÜSAD: KOAH ülkemizde ciddi bir tehditken termik santrallare ek süre verilmemeli

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa