İşsizlik korkusunun diktası

İşsizlik korkusunun diktası

Anayasa değişikliği, demokrasi tartışmaları tam gaz gidiyor.


Anayasa değişikliği, demokrasi tartışmaları tam gaz gidiyor. Peki binlerce işçinin işsiz kaldığı, iş kazalarının arttığı, ücretlerin ödenmediği, sosyal hakların tamamen ortadan kalktığı, taşeronluk sisteminin fazlalaştığı Tuzla Tersaneler Bölgesi’nde nasıl tartışılır demokrasi?..
‘Kriz gerekçesiyle’ 2 yıldan fazla bir süredir ücretlerine zam görmeyen ama tüketim maddelerinde yüzde 35 bir enflasyonla karşı karşıya kalan işçilerin, nedir demokrasiden beklentileri?
KONUŞURSAM...
Öğlen saatlerinde işçilerin çay molası verdiği tersane önlerindeki çay ocaklarında, işçilerin yorgunluklarını bir kısım attıkları çay sohbetlerine katıldık. Aynı zamanda muhalefet ve hükümet milletvekillerinin, tersane sahiplerinin yanında çalışan işçilere denk gelmemiz, biraz da işçilerin işten çıkarılma kaygısıyla konuşmalarını sınırlı tutuklarını söyleyebiliriz. Kayıt cihazımızı uzattığımız ilk işçi Âdem Gürsek, “Tersanelerde çalışma koşullarınız nasıl” diye sorduğumuzda “Hiçbir sorun yok, bir sorun var desem hemen işime son verirler, 8 aydır işsizim, bir ay oldu iş bulalı. Şimdi tersane sorunlarını anlatırsam bir yerden duyarlaraysa beni işten atarlar. Bu ülkede demokrasi var, sadece işçilerin konuşması sakıncalı bulunuyor” sözleriyle, demokrasi tartışmalarına nükteli bir gönderme yaptı.
Krizle birlikte patronların yaptığı ilk şeyin az adamla çok iş yapmak olduğunu söyleyen Dursun Söğüt, “Daha fazla taşeron devreye girdi. Her şey ateş pahası oldu, aldığımızla harcadığımız arasında dünyalar var” diyor. Söğüt, ülkede bu adaletsizliği kaldıracak bir demokrasi olmadığını düşünmesine rağmen hükümete güveniyor. Başbakan’ın enflasyonu korumak için çok çaba harcadığını, daha da iyi olacağı konusunda hükümete inandığını söylüyor.
İŞÇİ HİÇ SEVİNEMEDİ
Sendikanın tam olarak nasıl bir faaliyet göstermesi gerektiğini bilmediğini, burada var olup olmadığını bilmediğini ya da herhangi bir çalışmalarına rastlamadığını söyleyen Mustafa Öztürk, işsizliğin ve yoksulluğun tek sebebinin, ülkeyi yönetenler olduğunu söylüyor. Tersanede birçok milletvekili patron olmasının işçilerin haklarının daha fazla sömürülmesi anlamına geldiğini, çünkü Meclis’in şu ana kadar işçiyi sevindiren bir çalışması olmadığını ifade ediyor.
Türkiye’nin yoksulluğa alıştığını ve şu an normal bir hayat yaşadıklarını söyleyen Hakkı Dursun, tersanelerin yarısından fazlasının işsiz kaldığını, ülke gündemini takip etmediğini, fatura çok geldiği için televizyon bile izlemediğini söyledi. Kendisi için en güzel yasanın ‘her gün iş olsun’ yasası olacağını, başka bir şey istemediğini belirten Dursun, şu an işi olduğu için hayatından memnun olduğunu söyledi.
TAŞERONLUK BELASI!
AKP iktidar olduğundan beri işçilerin daha da kemer sıkmak zorunda kaldıklarını, yaptığı tüm politikaların işçilerin bölünmesine ya da aç kalmasına neden olduğunu söyleyen Burhan Bakır, tersane işçileri olarak işsiz kalmaktan korktukları için hak aramadıklarına, zaten taşeronluk sisteminden kaynaklı olarak örgütlenmelerinin de çok zor olduğuna dikkat çekti.
TEKEL işçilerinin mücadelesinden bir tersane işçisi olarak çok gururlandığını, ama tersanede böyle örgütlenmenin şimdilik çok zor olduğunu, buna rağmen işçiler isterlerse ve kendilerine inanırlarsa başarabileceklerine inandığını ifade eden Mustafa Erdoğan, “Erdoğan hükümeti hangi politikayı uygularsa uygulasın, asıl sorun işçilerin ne yaptığıyla ilgili. 1 Mayıs ve 26 Mayıs’taki eylem için tersane işçileri de bir şeyler yapmak için yan yana gelmenin yolarını aramalı” dedi.
‘DEMOKRASİ VAR’
İşçilerden Türkiye’nin demokratik bir ülke olduğunu savunanlar da var... Alaattin Demir gibi... Demir, herkesin rahatlıkla hükümeti, Başbakan’ı, Cumhurbaşkanı’nı eleştirdiğini; demokrasi olmasa bunlara izin verilmeyeceğini düşünüyor. Uygulamada zaman zaman aksaklıklar olmasının da normal olduğunu düşündüğünü söylüyor. Anayasa değişikliği tartışmalarına seçim barajı açısından baktığını, baraj sisteminin değişmemesi gerektiğini belirtiyor.
AKP’nin samimiyetine inanan işçiler, muhalefet partilerine daha fazla tepki gösteriyorlar. Eğer bir şey değişecekse bunu hükümetin yapacağına tam inançları olduğunu ifade ediyorlar. (İstanbul/EVRENSEL)
Erdem Geyik - Serkan Tan
www.evrensel.net