23 Mart 2010 00:00

RAMP IŞIKLARI

Genco Erkal, sahnede devleşen bir aktör O.

Paylaş

Genco Erkal, sahnede devleşen bir aktör O.
Bir insan olarak duyarlı, aydın kimliği ile tutarlı ve sanatçı olarak anlayışından ödün vermeden tek başına politik tiyatro pratiğini inat ve ısrarla yürüten ve bu tavrı ile övünmeyen ya da yaptığı işten utanç duymayan sanat ve sahne aşığı, tüm yaşamı sanat kültürü ve sanat sorumluluğu ile donanmış , sanatı yaşayan bir aktör Genco Erkal.
Dostlar Tiyatrosu önceki sezondan devam eden oyunları “Marks’ın Dönüşü” ve “Sivas ‘93”ün yanı sıra Nâzım Hikmet’in şiirlerinden Genco Erkal’ın oyunlaştırarak sahnelediği ve oyuncu olarak da görev aldığı “ Kerem Gibi, Nâzım Hikmet’le 35 Yıl” adlı oyunla seyircisine sıcak bir merhaba dedi. Dostlar Tiyatrosu’nun ilk olarak 1975 yılında seyirci ile buluşturduğu ‘Kerem Gibi’ bu defa farklı bir kurgu ile güncellenerek çıkarılıyor karşımıza.
Genco Erkal Nâzım Hikmet’in şiirlerinden tarihsel bir kronoloji yaparak hem şairin yaşamından kesitler sunuyor hem de buna paralel olarak Türkiye’nin 1940’lı ve 1960’lı yıllarına politik ve şiirsel bir prizma tutuyor. Oyunun kurgusunda tematik bir tutarlılık ve mantıksal bir dizge izleyerek şairin yaşamını nesnel bir bakışla ramp ışıklarına taşıyor.
Oyunda Nazım’la özdeşleşen kavga , tutsaklık, özgürlük, kaçış, aşk, toprak, ülke ,hasret ve ölüm gibi temalar oyunun temel sorunsalını oluşturuyor. Erkal, bu kavramlarla aslında bu ülkenin idari yapısının sanat ve sanatçı aleyhine trajik işleyişini imlerken aynı zamanda bir ozanın kendi toprağından uzakta hasret çekerek ölümü içselleştirmesinin dayanılmaz acısını da vurguluyor. Şiir-tiyatro tarzında kurgulanan “Kerem Gibi”, baştan sona büyük ustanın şiirlerinden düzenlenmiş. Fazıl Say’ın Nâzım Oratoryosu için bestelediği müzikleri ile hüzünlü bir atmosferle başlayan oyun, Nurdan Arca’nın Balaban’ın “Mapushane Kapısı” ve “Bursa Cezaevinde Koğuş” adlı tabloları ve Gündüz Gölönü’nün gravüründen ve Nâzım’ın fotoğraflarından kurguladığı video filmi ile özel bir görsel şölene dönüşüyor. Kerem Gibi şiir- tiyatro tarzında farklı bir sahne uygulaması, oyunda Nâzım’ın şiirleri ile Genco Erkal özel olarak geçmiş ve güncel gerçekliğe dair politik vurgu yapıyor.
Oyunda Genco Erkal Kurtuluş Savaşı Destanı’ndan Küba Devrimine, Hiroşima’dan Nagazaki’ye, 1977 yılındaki 1 Mayıs işçi yürüyüşünden ve tekel direnişine kadar tarihsel ve güncel gerçekliği yeniden anımsatıyor. Erkal, bir oyuncu olarak okuduğu şiirlerle şaire esin kaynağı olan olay, olgu ve kişileri adeta yaşıyor ve canlı olarak ‘yaşamdan gerçekler’ olarak seyircinin karşısına çıkarıyor. Genco Erkal 35 yıl sonra yeniden ve bir kez daha Nâzım’ın kavgasını, hasretini, özlemini, ideallerini ve hüzünlü olarak aramızdan ayrılışını sevenleri ile buluşturdu emeği geçen herkese teşekkürler.
Oyun her hafta cuma , cumartesi ve pazar günleri Beyoğlu Muammer Karaca Tiyatrosu’nda izlenebilir.
Yazıyı oyundan bir şiirle bitirelim. İktidarların yalanına karşı insanlarını uyaran büyük komünist şairin “Elleriniz ve Yalana Dair adlı şiiri...
“İnsanlarım, ah benim insanlarım,
Antenler yalan söylüyorsa,
yalan söylüyorsa rotatifler, kitaplar yalan söylüyorsa ,
duvarda afiş, sütunda ilan yalan söylüyorsa ,
beyaz perdede yalan söylüyorsa çıplak baldırları kızların,
dua yalan söylüyorsa, ninni yalan söylüyorsa, rüya yalan söylüyorsa,
meyhanede keman çalan yalan söylüyorsa, yalan söylüyorsa umutsuz günlerin gecelerinde ay ışığı,
ses yalan söylüyorsa ,ellerinizden başka her şey,
herkes yalan söylüyorsa , elleriniz balçık gibi itaatli elleriniz karanlık gibi kor, elleriniz çoban köpekleri gibi aptal olsun, elleriniz isyan etmesin diyedir...”
METİN BORAN
ÖNCEKİ HABER

SUYU ‘HASTA’ ETTiK

SONRAKİ HABER

Emniyet Genel Müdürü değiştirildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa