24 Mart 2010 00:00

Kolu bükülene 30 yıl, bükene takipsizlik

Hakkari’de 2008 yılı Newroz’unda yaşanan olaylar sırasında polislerin kameralar önünde kolunu bükerek...

Paylaş

Hakkari’de 2008 yılı Newroz’unda yaşanan olaylar sırasında polislerin kameralar önünde kolunu bükerek işkence yaptığı C.E. (17) hakkında açılan 4 ayrı davada, toplam 30 yıl hapis cezası istenirken, polisler hakkında yapılan suç duyurusu takipsizlikle sonuçlandı.
Anayasa değişikliği tartışmaları sürerken Bölge illerinde yargı alanında yaşananlar, savcılık ve mahkemelerin verdiği kararlar, ‘böyle adalet olur mu’ sorusunu her gün yeniden gündeme getiriyor.
BU NASIL ADALET?
Hakkari’de 22 Mart 2008’de kapatılan DTP tarafından yapılmak istenen Newroz kutlamasına izin verilmemesi üzerine çıkan olaylar sırasında, polisin kameralar önünde kolunu bükerek işkence yaptığı ve uzun zaman kamuoyunun gündeminde kalan C.E’ye işkence yapanlar hakkında, aradan geçen 3 yıla rağmen hiçbir işlem yapılmadı. Olayın mağduruyken bir anda sanık sandalyesine oturtulan C.E. hakkında, olaylardan sonra polisin hazırladığı tutanaklara dayandırılarak 4 ayrı dava açıldı. C.E. hakkında, ‘örgüt üyesi olmak’ ve ‘örgüt propagandası yapmak’ iddiasıyla Van Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan dava devam ederken, Hakkari Sulh Ceza Mahkemesi’nde ‘2911 sayılı Gösteri ve Yürüyüş Kanunu’na muhalefet etmek’, ‘Atatürk’ün manevi şahsiyetine hakaret’ ve ‘Atatürk heykeline zarar vermek’ suçlamasıyla açılan üç ayrı dava da birleştirildi. Toplam 30 yıl hapsi istenen C.E, birleştirilen dosyalarda 25 Mart’ta Hakkari Sulh Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak.
TEK İSTEĞİ ADALET
Sorumlular yerine kendisinin cezalandırıldığını söyleyen C.E, “O gün yaşadıklarımı hiçbir zaman unutmadım. Ben sorumluların cezalandırılmasını beklerken, hakkımda 4 dava açıldı. Tek beklentim, adaletin yerini bulması, sorumluların adalet önüne çıkarılmasıdır” dedi.
AİHM’E GİDİYORLAR
C.E’nin avukatı Fahri Timur, olayın sorumlularının cezalandırılmasını beklerken, müvekkilinin sanık sandalyesine oturtulduğunu belirtti. Timur, “Müvekkilimin, sanık değil mağdur olması gerekiyordu. Önümüzdeki dönemde AİHM’e başvuruda bulunacağız” dedi.
(HAKKARİ)

ÖNCEKİ HABER

Kürt siyasetçiler yargı kıskacında

SONRAKİ HABER

İrfan Kaplan: Saadet Harmancı'nın yaşadıklarına maruz kalan yüz bin öğretmen daha var

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa