25 Mart 2010 00:00

Karanlıklar aydınlatılsın!

Kontrgerillaya karşı mücadele verirken katledilen savcı Doğan Öz’ün ölüm yıl dönümünde bir araya gelen aydınlar, siyasi cinayetlerin aydınlatılmasını istedi.

Paylaş

Kontrgerillaya karşı mücadele verirken 24 Mart 1978 yılında katledilen Savcı Doğan Öz’ün ölüm yıl dönümünde bir araya gelen aydınlar, siyasi cinayetlerin aydınlatılmasını istediler. Dün 11 ilde aynı anda basın açıklaması yapan 350’yi aşkın aydın, akademisyen, yazar ve gazetecinin oluşturduğu Demokrasi İçin Aydın Girişimi üyeleri, yaptıkları açıklamada, darbecilerle, katillerle, kontrgerilla ve diğer karanlık güçlerle mücadelenin, ancak devletin karanlık tarihiyle hesaplaşılarak mümkün olacağının altını çizdi.
SİYASİ CİNAYETLER AYDINLANSIN
AKP Hükümeti, “derin devlet, JİTEM” gibi devlet içi yapılanmaları Ergenekon davasının ortaya çıkartacağını iddia ediyor; ancak Ankara savcısı olduğu dönemlerde kontrgerillaya karşı mücadele veren, bu konuda dava açmaya hazırlanan Savcı Doğan Öz’ün katledilmesinin 32. yılında tek bir siyasi cinayet bile tam olarak aydınlatılmış değil. 24 Mart 1978’de öldürülen Öz’ün ölüm yıl dönümü nedeniyle 11 ilde bir araya gelen aydınlar, hükümeti bir kez daha uyardı. İstanbul’da Taksim Tramvay Durağı’nda yapılan basın açıklamasına, Sivas katliamında yaşamını yitiren Asım Bezirci’nin eşi Refika Bezirci, polislerce öldürülen gazetemiz muhabiri Metin Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe’nin yanı sıra faili meçhul cinayetlere kurban gidenlerin yakınları, gazeteciler, yazar ve şairler katıldı. “Karanlıklar Aydınlatılsın” pankartı açan aydınlar, siyasi cinayetlere kurban gidenlerin fotoğraflarını taşıdılar.
TARİH HÂLÂ KARANLIKTA
Basın açıklamasını ise Şair-Yazar Sennur Sezer ile Gazeteci-Yazar Adnan Özyalçıner yaptı.
“Türkiyeli aydınlar, akademisyenler, sanatçılar, yazarlar tarafından sürdürülen ‘Türkiye’nin karanlık tarihi aydınlatılmalı, gerçekler ortaya çıkarılmalı, demokratikleşmenin önündeki engeller temizlenmelidir’ çalışması, yaygınlaşarak ve güçlenerek sürüyor. Bugün Doğan Öz’ün ölüm yıl dönümü vesilesiyle bir aradayız” diyen Sennur Sezer, aradan 32 yıl geçtiğini hatırlatarak, “12 Eylül darbesi ve sonraki gelişmeleri büyük acılar görerek yaşadık. Bugün darbe teşebbüsçüleri hakkında çeşitli soruşturmalar yürütülmektedir. Ancak, Ergenekon davası Türkiye’nin karanlık tarihinin; darbelerin, darbecilerin, kontrgerillanın; JİTEM, Özel Harp Dairesi, MİT, Özel Kuvvetler, Koruculuk gibi devlet örgütlenmelerinin ve bunlar eliyle işlenmiş katliam ve tertiplerin ele alındığı ve yargılandığı bir dava olmaktan uzaktır” diye konuştu.
AYDINLAR VE EMEKÇİLER MÜCADELEDE KARARLI
Sezer, “Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasını engelleyen Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Ergenekon davası üzerinden çete organizasyonlarıyla hesaplaşmanın koşulları hepten ortadan kalkmıştır” diyerek, aydınlar ve emekçilerin ise bu mücadeleyi sürdürmekte kararlı olduğuna vurgu yaptı.
KURUCU MECLİS VE YENİ ANAYASA
Yazar Adnan Özyalçıner ise aydınların taleplerini sıraladı. Yalçıner, “Türkiye tarihindeki tüm provokasyonlar, tertipler, katliam ve cinayetler, 12 Eylül askeri darbesi başta olmak üzere bütün darbeler, plan ve girişimler soruşturulmalı; darbeciler, sorumlu kurum ve kişiler açığa çıkarılmalı, cezalandırılmalıdır” diyerek, antidemokratik tüm yasaların kaldırılması; darbe anayasası yerine, demokratik yöntemle belirlenmiş halk temsilcilerinin oluşturduğu, kurucu meclis eliyle demokratik bir anayasa hazırlanması gerektiğine dikkat çekti.
(İstanbul/EVRENSEL)

DOĞAN ÖZ KİMDİR?
1934 yılında doğan Doğan Öz, Ankara’da Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı sıralarda devletin içindeki kontrgerilla yapılanmasını araştırmaya başladı. 24 Mart 1978’de Ankara’da kontrgerilla tarafından taşeron olarak kullanılan ülkücü İbrahim Çiftçi’ye öldürtüldü. Ölümünden önce kontrgerillayla ilgili bir dava açma hazırlığına girişen Öz, başlatacağı büyük soruşturmanın bir ön çalışması olarak hazırladığı kısa raporda, kontrgerilla hakkında şunları ifade etmiştir: “Şiddet olayları, anarşik eylemler olarak nitelendirilebilecek kadar basit değildir. Amaç, demokrasi umudunu yok etmek; onun yerine, faşist düzeni gündeme getirmek ve bütün unsurlarıyla yürürlüğe koymaktır. Böylece ABD ve çokuluslu ortaklıklar, Ortadoğu sorununu büyük ölçüde çözmek amacını gütmektedirler. Bize göre bu sonuca ulaşmada CIA, kontrgerilla gibi gizli örgütlerin yönlendirmesi vardır. Bu örgütler, devlet aygıtını geniş ölçüde kendi amaçlarına uygun şekle dönüştürerek, demokrasi düşmanı akımları iktidar yapmayı öngörmüşlerdir.”

11 İLDEN AYDINLIK ÇAĞRISI

Demokrasi İçin Aydın Girişimi’nin imzaya açtığı metin birçok kentte yapılan açıklamalarla kamuoyuna ilan edildi. Açıklamalarda kontrgerilla, JİTEM ve benzeri tüm karanlık güçlerle hesaplaşılması gerektiği belirtildi. Birçok aydın, sanatçı, siyasetçi, akademisyen, yazar ve sendikacının katıldığı açıklamalara sendikacı, siyasi parti temsilcisi ve demokratik kitle örgütü temsilcileri de destek verdi.
İzmirli aydın, akademisyen, sanatçı ve yazarlar da, karanlıkta kalmış gazeteci, yazar, aydın cinayetlerinin açıklığa kavuşturulmasını talep etti. Büro Emekçileri Sendikası İzmir Şubesi’nde bir araya gelen akademisyen, aydın ve yazarlar adına açıklamayı, Asım Gönen ve Nevzat Süer Sezgin birlikte yaptı. Adana’da yapılan açıklamada bir araya gelen aydınlar, yazarlar, sanatçılar, akademisyenler, sendika ve meslek odası yöneticilerinin imzaladığı metin Eğitim Sen Adana Şube binasında yapılan basın açıklaması ile duyuruldu. Adana imzacıları adına açıklamayı Yazar Zafer Doruk okudu. Eskişehir’de Adalar Porsuk Bulvarı’nda buluşan aydınlar adına açıklamayı okuyan Prof. Dr. Demet Özbabalık, aynı zamanda dayısı olan Doğan Öz’ün katledilmesinin üzerinden 32 yıl geçtiğini hatırlatarak, “Bizler bu mücadeleyi kararlıca sürdüreceğiz” dedi. Antalya’da da Kışlahan Meydanı’nda bir araya gelen aydınlar adına açıklamayı, Türkiye Barış Meclisi Üyesi Feyzi Ceylan yaptı. Açıklama sırasında sık sık “Faili meçhul cinayetler aydınlatılsın, Kahrolsun MİT-CIA-Kontrgerilla” sloganları atıldı. Mersin’de Eğitim Sen Şubesi Konferans Salonu’nda yapılan açıklamayı Şair Adil Okay okudu. Dersim’deki açıklama ise Sanat Sokağı’nda gerçekleşti. Açıklamayı okuyan İHD İl Temsilcisi Avukat Barış Yıldırım, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasını istedi. Kocaeli’nde Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu okudu. Bolu’da ise Eğitim Sen şubesinde yapılan açıklamayı, Abant İzzet baysal Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Somel okudu. (HABER MERKEZİ)



MECLİS’E, ‘CİNAYETLERİ AYDINLATIN’ ÇAĞRISI

Kontrgerilla yapılanmasını araştırırken öldürülen Savcı Doğan Öz’ün katledilişinin yıl dönümünde, aydın, sanatçı, akademisyen, sendikacı ve ‘faili meçhul’ cinayetlerde yakınlarını kaybedenler, “Karanlıklar aydınlatılsın” talebini Meclis Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na ilettiler.
Geçtiğimiz günlerde “Karanlıklar Aydınlatılsın Girişimi”, İstanbul’da 73 aydın ve sanatçının imzasıyla “Türkiye’nin karanlık tarihi aydınlatılmalı, gerçekler ortaya çıkarılmalı, demokratikleşmenin önündeki engeller temizlenmeli” başlıklı bir bildirge açıklamıştı. Geçen sürede imzacıların sayısı 322’ye ulaştı. İmzalar, Savcı Öz’ün katledildiği 24 Mart günü (dün) Meclis Dikmen Kapısı önünde yapılan basın açıklamasının ardından Meclis’e sunuldu. Açıklamaya çok sayıda akademisyen, sanatçı, sendikacı, BDP milletvekilleri ve Emek Partisi üyeleri katıldı. Açıklamaya, polisler tarafından Ankara’da işkencede öldürülen İmran Aydın’ın annesi Nuriye Aydın, katledilen Gerçek Dergisi Diyarbakır Temsilcisi Namık Tarancı’nın eşi Derman Tarancı, 1980 yılında öldürülen CHP Nevşehir İl Başkanı Zeki Tekiner’in eşi Birsen Tekiner ve kızı Aylin Tekiner de katılarak, kaybettikleri yakınlarının resimlerini taşıdı. Grup adına açıklamayı yapan Şair Ahmet Telli, Doğan Öz’ün katledilmesinin üzerinden 32 yıl geçmesine rağmen karanlıkların hâlâ aydınlatılmadığına dikkat çekti. Telli, “Darbe, tertip, linç, ırkçılık, provokasyon değil demokrasi, barış ve kardeşlik kazansın” dedi.
‘GERÇEK SORUMLULAR YARGILANMADI’
Eşi Savaş Buldan’ı faili meçhul cinayette kaybeden BDP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan da, faili meçhul cinayet ve kayıpların Türkiye’nin kanayan bir yarası olduğunu söyledi. Kayıp yakınları ve demokratik kitle örgütlerinin, faili meçhul cinayetlerin açığa çıkarılması ve faillerinin yargılanması için yıllardır mücadele sürdürdüğünü hatırlatan Buldan, “Bu cinayetlerin kimler tarafından, nasıl işlendiği bizler tarafından çok iyi biliniyor. Bugün Ergenekon davası ile birkaç göstermelik insan yargılansa bile, Türkiye’de hâlâ faili meçhul cinayetleri işleyenler maalesef aramızda dolaşıyor” dedi.
Susurluk kazasının ardından Tansu Çiller, Mehmet Ağar ve Süleyman Demirel’in yargılanmadıklarına dikkat çeken Buldan, Mehmet Ağar başta olmak üzere dönemin başbakanı Çiller’in, cumhurbaşkanı Demirel’in, OHAL valilerinin ve dönemin bölgedeki mülki amirlerinin bir an önce yargı karşısında hesap vermesi gerektiğini söyledi. Meclis bünyesinde “Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu” kurulmasını talep ettiklerini belirten Buldan, “Bu talebimiz dikkate alınırsa, inanıyorum ki faili meçhul olarak bilinen bütün cinayetler açığa çıkacaktır” dedi. Açıklamanın ardından, toplanan imzalar bir heyet tarafından Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na iletildi.
(Ankara/EVRENSEL)
ÖNCEKİ HABER

Grevi kırıyorlar, çocukları dövüyorlar

SONRAKİ HABER

Tiyatro Oyuncusu Orhan Aydın, Urla’da gözaltına alındı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa