İşçiler birlik <br>olmalı!

İşçiler birlik
olmalı!

İşçiler, çalışma koşullarından aldıkları ücrete, işten atmalardan yasalara kadar her alanda sorun yaşıyor.


İşçiler, çalışma koşullarından aldıkları ücrete, işten atmalardan yasalara kadar her alanda sorun yaşıyor. Birleşik Metal-İş Kocaeli Şube yöneticileri ve üyeleri, sorunları ve çözüm yollarını tartışmak üzere bir toplantı yaptı. Mimarlar Odası Kocaeli Şubesi Sosyal Tesisleri’nde yapılan toplantıda, bu sorunların yanı sıra TEKEL işçilerinin mücadelesi, MESS sözleşmeleri, Kürt açılımı ve yeni anayasa tartışmaları da ele alındı.
Birleşik Metal-İş Kocaeli Şube Yönetim Kurulu Üyesi, Cem Tencere İşyeri Temsilcisi Hakan Küçük, en büyük sorunun örgütlü işçi sayısının azlığı olduğunu belirtti. “Geçenlerde Başbakan, bir sendika başkanına ‘Senin üyen kaç’ diye sordu. Bu ülkede birçok işçi eylemi yaşandı. Eğer biz bu alanları hıncahınç doldurursak, o zaman Sayın Başbakanımız böyle konuşamaz” diyen Küçük, şöyle devam etti: “Ne yapmalı sorusunun cevabı; çoğunluğu sağlamak, meydanları doldurmak ve birlik olmaktır. Bunu başarabilirsek sorunlarımızın çözüleceğine inanıyorum.”
İŞÇİLERİN ÖNÜNDE HİÇBİR GÜÇ DURAMAZ!
İşçilerin birliğinin birçok sorunun çözümü olduğunu belirten Birleşik Metal-İş Kocaeli Şube Yönetim Kurulu Üyesi, AD Demirel İşyeri Temsilcisi Hakan Akyol, 26 Mayıs’ta yapılacak genel greve güçlü katılım sağlanması gerektiğine dikkat çekti. Ortaya çıkan değerleri işçilerin yarattığını ifade eden Akyol, örnek olarak Ford’u verdi: “İşveren yeni yatırımlar yapıyor, büyük kârlar elde ediyorsa, bunda asıl pay işçilerindir.” Akyol, işçi sınıfının el ele vermesi halinde hiçbir gücün önünde duramayacağını vurguladı.
ANAYASA İŞÇİLER İÇİN HAZIRLANMIYOR!
Kriz sürecinde ücret düşürme ve esnek çalışmanın dayatıldığını ifade eden Birleşik Metal-İş Kocaeli Şube Başkanı Hami Baltacı, işçilerin yaşam koşulları ağırlaşırken, patronların ise daha çok kâr elde ettiğini belirtti. Yeni anayasa tartışmalarına da değinen Baltacı, “İşçiler toplumun bir parçası. Öncelikle demokratik, özgürlükçü, paylaşımcı bir hukuk devleti istiyoruz. Maalesef bizim ülkemizde siyasetçiler, Cumhuriyetin kuruluşundan beri ‘Bu halk bir şeyden anlamaz, biz bu halk için her şeyin en iyisini yaparız’ dediler. Burada neden sivil toplum örgütlerine, sendikalara gidilmez, sorulmaz. Ortada bir kumaş var. Ama ne ceket oluyor, ne pantolon...” dedi. MESS grup toplu iş sözleşmelerine de değinen Baltacı, sözlerine şöyle devam etti: “MESS ile imzalanacak toplusözleşme çok önemli. Çünkü diğer sözleşmelere de örnek oluyor. Bu nedenle MESS dayatmalarının kabul edilmemesi ve enflasyon artışını öngören zam talebimiz var. Mart ayı sonunda yapacağımız toplantıyla Birleşik Metal-İş’in MESS’e bağlı işyerlerinde işçi arkadaşlarımızın görüşleri alınıp hazırlıklara başlanacaktır.”
İşçilerin borç içinde olduğunu ve patronların işçileri en zayıf yerinden yakaladığını kaydeden metal işçisi Öztürk İlgün, “Bütün bunlara karşı birlik olmalıyız” dedi. İlgün, genç işçilerin sendika safına katılmasının güç vereceğini söyledi. Hakan Çalık ise taşeronlaştırmanın örgütlenme önünde engel olduğunu ifade etti.
KIDEM TAZMİNATI GÜVENCEMİZ!
Kıdem tazminatı tartışmalarına değinen Ahmet Kart, “Kıdem tazminatı olmadığında işçiler bir hiç. Şu anda AD Demirel’de çalışmamız kıdem tazminatı sayesinde. Bu yüzden ne yaparlarsa yapsınlar kıdem tazminatımızı vermeyeceğiz” dedi.
Çalışanların sesini duyuramadığını kaydeden Sefa Ünal, “Birlik ve beraberlik içinde olursak bir işçi açılımı da yapılacaktır. Ancak sarı sendikalar bunu engelliyor” dedi.
Murat Yimal ise Kürt açılımına gerek olmadığını düşündüğünü belirtirken, “Kürt açılımına gerek yok. Türk, Kürt, hepimiz kardeşiz. Bize lazım olan işçi açılımı. Hükümetten işçi açılımı bekliyoruz, ancak pek umut yok” diye konuştu. Ahmet Kart ise cevap olarak, “Yıllardır insanlar çok acı çekti. 40 bin insan öldü. Açılımın devam etmesi gerekiyor” diye konuştu.
Sendikalar kanununa dair yapılan tartışmada söz alan Hakan Akyol ise “İşyeri barajı önümüzde büyük bir engel. Oysa bir referandumla iki saatte çözülebilecek bir meseleyken davalarla birlikte aylarca uzayabiliyor. Noter şartı ise tam bir çağdışılık. Çok büyük miktarlarda para masrafı işçilerin örgütlenmenin önünde engel” diye konuştu. Şube Başkanı Baltacı da “2821-22 sayılı sendikalar, grev ve lokavt kanunundaki bazı maddeler, işçilerin üzerinde çok büyük bir ağırlık. Sendikalar kanunu örgütlenmenin önündeki en büyük engel. Bir işyerinde örgütlenince 6 ay toplusözleşme hazırlıkları sürüyor. Yetkiye itiraz oldu mu iki yıl... Bu sorunlar bir an önce dünya normları çerçevesinde çözüme kavuşturulmalı” dedi. (Kocaeli/EVRENSEL)

GREV YERİNDE ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI

SENDİKALAŞTIKLARI için işten atılan Esenyurt Belediyesi işçileri, grevdeki Sabah-atv çalışanlarını ziyaret etti. Sorunlarının ortak olduğunu belirten belediye işçileri, ortak mücadele edilmesi gerektiğini söylediler. İşten atmalarla ilgili olarak Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu hakkında, Çağdaş Hukukçular Derneği ile birlikte Bakırköy Adliyesi’ne suç duyurusunda bulunan belediye işçileri, bunun öncesinde yaptıkları ziyaretle güç toplamak istediklerini söylediler.
Burada konuşan Belediye-İş 2 No’lu Şube Başkanı Hasan Gülüm, Esenyurt Belediyesi’nde işten atmaların sürdüğünü belirterek, işçilerin sendikadan istifa etmeleri için ikna ve sorgu odaları kurup baskı yaptıklarını dile getirdi. Tüm bu baskılara rağmen mücadelelerinin sürdüğünü aktaran Gülüm, Esenyurt Belediyesi’nde Anayasa’ya aykırı olarak işçilere kötü muamele de bulunanlar hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını ifade etti. 28 Mart’ta Esenyurt Belediyesi önünde birleşerek Esenyurt Meydanı’na yürüyeceklerini açıklayan Gülüm, “Marmaray işçileri, İSKİ işçileri, Sabah-atv grevindeki arkadaşlarımız yani yolu sendikalı emekten yana olan herkesi destek vermeye çağırıyoruz” dedi.
Ardından söz alan Sabah-atv Grevcisi Ender Ergün, derdi ortak olan insanların yolunun mutlaka bir yerde kesişeceğini söyledi. “Esenyurt Belediye işçileri de Sabah-atv çalışanları da, Anayasal haklarına saygı duyulmadığı için, gözlerini kâr hırsı bürümüş patronların, örgütlü işçilerin ne kadar güçlü olduklarını bildikleri için, arkadaşlarımız ve biz işten atıldık. Biz örgütlendiğimiz için işten atıldık” diyen Ergün, saldırıların ortak olduğunu, buna karşı ortak mücadelenin örgütlenmesi gerektiğini dile getirdi. (İstanbul/EVRENSEL)
Arif Koşar
www.evrensel.net