25 Mart 2010 00:00

Bologna süreci=Köleleştirme süreci

SON dönemlerde katsayı ve YÖK’ün yaptıklarıyla tartışılan üniversiteler, bir taraftan da piyasanın kollarına atılmak isteniyor.

Paylaş

SON dönemlerde katsayı ve YÖK’ün yaptıklarıyla tartışılan üniversiteler, bir taraftan da piyasanın kollarına atılmak isteniyor. YÖK ve hükümet, Bologna süreci ile patron temsilcilerinin üniversitelerde söz sahibi olmasının önünü açıyor. Üniversitenin asıl sahibi olan akademisyenler, öğrenciler ve üniversite çalışanları, mevcut haklarından ediliyor. Eskişehir’de bulunan üniversitelerde okuyan öğrenciler ise duruma tepkililer.
Öğrencilerin müşteri yerine konulduğunu söyleyen İşletme Bölümü 1. sınıf öğrencisi Coşkun Çağlayan, “Artık bunu yasallaştırıyorlar. Üniversitelerin fabrika gibi çalıştırılması bize zarar verecek. Öğrencilerden alınan harçlarla, zaten ticarethaneden farksız olan üniversiteler bu kararla geriye gidecek. Biz öğrenciler, Türkiye’nin geleceğiyiz ve bizler bu köleleştirme hareketine karşı çıkmalıyız” dedi.
PATRONLAR ELEMAN İÇİN GELECEK
Osmangazi Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği Bölümü 2. sınıf öğrencisi Özlem Saraç, eğitimin yaşadığı sıkıntıların kimsenin işini yapmamasından kaynaklandığını düşünüyor. “Bologna süreciyle iş adamlarının ucuz ve kaliteli işgücüne sahip eleman ihtiyacını karşılamak için bizlerin hayatlarını hiçe sayan bir uygulamayı hayata geçirmeye çalışıyorlar. Öğretmenlik okumama rağmen nitelikli eğitim alamadığımı düşünüyorum” diyen Saraç, “Bu süreç birçok öğrenciyi okumaktan soğutacak. Her ne kadar öğrenci yararına bir sistem olarak gösterilmeye çalışılsa da, üniversiteleri özelleştirdiği anlamı taşımakta. 2. sınıf öğrencisi olarak, özelleştirilmiş değil öğrenci yararına, parasız ve özerk üniversite istiyorum” diye konuştu.
EKONOMİK BAĞIMSIZLIK GİDECEK
Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 1. sınıf öğrencisi Sultan Demir, Bologna sürecinin, üniversitelerin ekonomisini düzeltmek başlığı altında anlatıldığını dile getirdi. Asıl durumun böyle olmadığını söyleyen Demir, “Bologna sürecinin asıl amacının üstü kapatılmaktadır. Önce biz öğrencilere, sonra da Anadolu Üniversitesi’ne ambargo uygulanmaktadır” diye konuştu. Son rektörlerinin demokratik olmayan yollarla seçildiğini hatırlatan Demir, siyasi bağımsızlığını yitiren üniversitelerinin, Bologna süreciyle de ekonomik bağımsızlığını kaybedeceğine dikkat çekti.
Bağımsızlığını kaybedecek yerlerden birinin de öğrenci kulüpleri olduğunu vurgulayan Demir, “Kulüplere maddi yardım, bu sürecin bir getirisi olarak yapılacak olsa da, bunun sonucunda kulüpler öğrencilerin istekleri doğrultusunda değil parayı verenlerin, patronların doğrultusunda işleyecek. Bu durum bile, piyasada iş alanı olan bölümlerle olmayan bölümler arasında eşitsizliğe yol açacak” dedi.
(Eskişehir/EVRENSEL)

PİYASA YÖNELİMLİ ÜNİVERSİTE

Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yasemin Özgün, sermayenin esnek organizasyon biçimleri ve esnek işgücü talep ettiğini belirtti. “2008’de TÜSİAD’ın girişimiyle sunulan ve Bologna sürecinin ortaya koyduğu içerikle, özellikle üniversitelerin vakıf üniversitelerini örnek alarak mütevelli heyetleri oluşturmaları öneriliyor” diyen Özgün, “Ayrıca yaşam boyu öğrenimin mali ve toplumsal açıdan önemli getiriler sağlayan bir iş fırsatı olarak düşünülmesi ve bu nedenle de daha piyasa yönelimli olması gerektiği üzerinde duruluyor” dedi. Özgün, bütün bunlara ek olarak, bugün mevcut iktidarın, üniversite emekçilerinin yeni istihdam rejimi uyarınca esnek ve iş güvencesinden yoksun olarak çalışmalarına dönük her türlü düzenlemeyi Bologna sürecini uygulama adı altında meşrulaştırmak istediğini söyledi.
Hürrem Karaoğlu - Duygu Boynuince
ÖNCEKİ HABER

İ.Ü işçileri mücadeleci sendika istiyor

SONRAKİ HABER

İtalya'nın 12 yıl hapis cezası verdiği imam, Norveç'te gözaltına alındı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa