Kentsel dönüşüme karşı direnmekte kararlılar

BÜYÜK kentlerin en temel sorunlarından biri, hiç kuşkusuz barınma sorunudur. Konut kiralarının artışını ev sahiplerinin insafına bırakan serbest piyasacı ekonomik işleyişin mantığında, kent yoksullarını düşünmek yok.


BÜYÜK kentlerin en temel sorunlarından biri, hiç kuşkusuz barınma sorunudur. Konut kiralarının artışını ev sahiplerinin insafına bırakan serbest piyasacı ekonomik işleyişin mantığında, kent yoksullarını düşünmek yok. Aksine, şimdilerde kentsel dönüşüm adı altında emekçilerin evleri ellerinden alınmak isteniyor.
İstanbul Yakacık Hürriyet Mahallesi de kentsel dönüşümün hedeflerinden olan bir mahalle. Mahallenin tepe noktasından ve sırtlarından bakınca, Büyük Ada’yı, Heybeli Ada’yı, Burgaz Ada’yı; Pendik, Tuzla, Kartal sahilini görmek mümkündür.
Şimdilerde Hürriyet Mahallesi, kentsel dönüşüm politikalarının hedefi olmaları itibariyle önemli bir direnişe hazırlık yapıyor. Mahalleliler hep kaygı ve endişeyi yaşıyorlar. Biz bu kaygı, endişe, korkuyu yaşayan kentsel dönüşüm mağduru Hürriyet Mahallesi emekçilerinin evlerine konuk olduk.
‘KUŞ BİLE YUVASINI KORUR’
Hürriyet Mahallesi Muhtarlığı’nda birinci aza olan Olgun Kaya, söze hemen, mahallede yaşayan insanların nasıl etle tırnak gibi oldukları anlatarak başlıyor. Mahalleden asla gitmek istemediklerini belirten Olgun, “Tapularımız bilinçli verilmiyor. Belediyeler hangi partiden olursa olsun, olan bize oluyor. Biz buradan Kurtköy’e bile gitmek istemiyoruz. Sonuna kadar direneceğiz. Yuvamızı yıktırmayacağız” dedi.
Sivas’tan yıllar önce İstanbul’a gelen Hurşit Gökdemir, vergilerini ödediklerini vurgulayarak, “Madem yıkılacaksa, elimizden alacaklarsa neden bunca yıldır elektik, doğal gaz, telefon, su faturası ödettiler? Neden çöp, asfalt, yol yapımı, emlak vergilerini aldılar?” diye konuştu.
Evleri yıkılsa dahi buradan gitmeyeceklerini ifade eden Fidan Gökdemir, “Biz burada doğup büyümüşüz. Sırtımızla taş taşıdık, su taşıdık bu evleri yaptık. Yağma yok, kolay kolay buradan gitmeyeceğiz. Bizi endişe ve korku ile yaşatmak istiyorlar. Bu çok acı. Bu insanlıkla bağdaşmaz” şeklinde konuştu.
Çocuklarının, bu mahalleden gitmek istemediğini söyleyen İlyas Sarıçam, kentsel dönüşümle amaçlananın emekçileri dağıtmak olduğunu dile getirdi. Seçimlerde belediye başkan adaylarının tapu sözüne aldandıklarının altını çizen Sarıçam, “bundan böyle artık kolay lokma olmayacaklarını, evlerini yıkmaya gelenlere karşı ne gerekiyorsa öyle direneceklerini” belirtiyor.
‘VATANDAŞ MUAMELESİ GÖRMÜYORUZ’
Muş’un Malazgirt ilçesinden insanlık dışı bir hayatın dayatılmasından dolayı bu kente geldiklerini vurgulayan Mehmet Akkuş, , nüfuslarında TC vatandaşı yazmasına rağmen, vatandaşlık muamelesi görmediklerini, şimdide evlerinin ellerinden alınmak istendiğini dile getirdi. “Burası hem depreme dayanıklı bir bölge, hem de manzarası çok güzel. Zenginler burayı istiyor. Devlet ve büyükşehir belediyesi de onları koruyor” diyen Akkuş, çocuklarının endişe içinde olduğunu ve buradan gitmek istemediklerini ifade etti. Evlerinin yıkılması halinde başka bir ülkeye iltica edeceklerini ve bunda da çok kararlı olduklarını vurgulayan Akkuş’un, “Bize sunulan vaatler adil değil. Anayasal hak hiçe sayılıyor. Para babaları istiyor diye biz buradan sürülmek isteniyoruz. Yağma yok. Direneceğiz. Sonuna kadar” derken, gözleri doluyor.
Kamu emekçisi Cafer Yılmaz’ın eşi Nigar Yılmaz eşinin çok çabaladığını, kentsel dönüşüm mağdurları derneğinde, Eğitim Sen’de koşturduğunu söylüyor. İlköğretim 5. sınıf öğrencisi Özlem ise daha iyi bir yer hayal ettiğini, fakat evlerinin yıkılacağından bahsedince bunu istemediğini belirterek, “Babamın yanındayım. O bizim için mücadele ediyor” diyerek babasını destekledi.
20 yıldan buya burada oturduklarını söyleyen Cafer Yılmaz ise bütün vergilerini harfiyen ödediklerini, buna rağmen 30 yıldır tapularının verilmediğini dile getirerek, “Kentsel dönüşüm IMF ve Dünya Bankası’nın bir politikası. İnşaat tekelleri ve devletin TOKİ’si adına sokağa atılmak isteniyoruz” dedi. Ayrıca 150-200 milyar lira borçlandırılmak suretiyle TOKİ’den ev vaadi ile kandırılmak istendiklerini vurgulayan Yılmaz, “TOKİ’nin vaat ettiği evler 60 metrekaredir. 450 ile 650 milyon taksitle ev verecekler. Kim bunu verebilir? Buradaki insanların geliri ne ki? Biz dernek kurduk, çalışmalarımız sürüyor. Ne olacağını bilmiyor insanlarımız. Aynı kentten zorla göç dayatılıyor bize. Bunu kesinlikle kabul etmiyoruz ve direnme hakkımızı kullanacağız. 1246 konut, her biri ayrı bir direniş merkezi olacak. Bizi insan yerine koymayan devlet yetkililerine ve büyükşehir belediyesine dersini vereceğiz” şeklinde konuştu. (İstanbul/EVRENSEL)
Haşim Demir
www.evrensel.net