HAYAT YAZILARI

HAYAT YAZILARI

  • Anayasa tartışmalarında nerede durmalı? İktidar partisinin paketini yeterli görmeyen ama ...


    Anayasa tartışmalarında nerede durmalı? İktidar partisinin paketini yeterli görmeyen ama mevcut anayasanın korunmasını da asla doğru bulmayanlar, bu süreçte nasıl tavır almalıdır?
    Hak savunucuları, taleplerini şekillendirirken karşılarındakinin pozisyonu üzerinden hareket etmezler. İnandıkları doğruyu hayata geçirmenin platformlarını kurar, mücadelesini örgütlerler. Bu tutumun kime yarayacağı üzerinden kendilerini tercihe zorlamazlar. Kendi beklentilerini tarafların önüne yeni bir alternatif olarak koymanın planlamasını yaparlar.
    Aydınlar, sivil toplum örgütleri, emek hareketi, inanç grupları, insan hakları savunucuları, 10 Nisan 2010 tarihinde İstanbul Kadıköy Meydanı’nda yeni anayasa talebi ile buluşacaklar. Özgürlükçü, eşitlikçi, çoğulcu, katılımcı, sivil, demokratik bir anayasa için... Mevcut paketi desteklemekle karşı çıkmanın ötesinde bir çıkışı ortaya koymak, aslında inisiyatif almanın bir adımı.
    Toplumun farklı kesimlerinin kendi ideal anayasa formatlarını dayatmak yerine, ortaklaşabildikleri asgari talepler üzerinden bir tutum geliştirebildiklerinde sürece müdahil olmanın bir kanalını açacaklar. Mevcut anayasanın ruhunu, üzerine oturduğu ana felsefeyi masaya yatırmadan gerçek bir değişim söz konusu olmayacaktır. Bu nedenle, ayrıntıyı tartışmadan önce temel çerçevenin değişmesi için toplumsal talebi güçlü kılmaya yoğunlaşmak gerekir.
    Bu toplumsal iradenin, özellikle yine toplum dinamiklerinden gelişen hamlelerle şekillenmesi anlamlıdır. Yani nasıl bir anayasa istediğimizi biz belirleyip, parlamentonun önüne koymalıyız. Önümüze konulana razı olmayacağımız gibi mevcuda da daha fazla katlanmayacağımızı, açıkça ve mümkün olduğunca yüksek sesle dile getirmeliyiz.
    Öncelikle bu anayasa kökten değişmeli talebinin somutlaşabileceğini, yeni bir yürüyüşe zemin olabileceğini göstermek, yeni bir inanç ve kararlılığın doğmasına imkan oluşturacaktır. Bu iradenin kalıcı ve uzun soluklu bir mücadele platformuna dönüşmesi, birçok küçük kazanımdan daha önemlidir.
    Siyasette varlığını uzun süredir hissettiren toplumsal muhalefet boşluğu, tam da böylesine pratik eylemlerle doldurulabilir. Masa başında yapılan planlamalardan daha öğretici olan, alanlardaki buluşmalardır. Birlikte ses yükseltme becerisi hepimiz için sınav niteliğindedir. Bu sınavda küçük hesaplardan kaçınıp özveride bulunmanın tarihi bir anlam ifade edeceğini hep birlikte göreceğiz.
    Ayhan Bilgen
    www.evrensel.net