GERÇEK

GERÇEK

  • Bugün gazetemizde Avcılar eski İGS binasında üretim yapan ÇGS (Çınar Giyim Sanayii) işçilerinin yaşadığı koşulların haberi var.


    Bugün gazetemizde Avcılar eski İGS binasında üretim yapan ÇGS (Çınar Giyim Sanayii) işçilerinin yaşadığı koşulların haberi var. Belki haberin içinde işçilerin yaşadığı tüm sorun ve sıkıntıları dile getirmemiş olabiliriz. Belki başka zaman daha geniş bir haber çıkabilir. Ancak şunu belirtmek istiyorum; Çınar Giyim Sanayii veya başka işyerleri, hepsinde farklı olmakla beraber yaşanan sorunlar benzerlik taşıyor. Ama patronların giderek farklı çalışma biçimleri, farklı yöntemler aradıkları kesin. İşçinin köle olarak sahibi tarafından her yol ve yöntemle sömürüleceği, onun günlük ihtiyaçlarının hiçbir öneminin olmadığı; her şeyin kâr ve daha fazla kâr, sömürü olarak devam ettiği, bu işyerinde daha kalın ve belirli çizgilerle çizilmiş durumda. Günde sadece altı dakika tuvalete gitme hakkı veriliyor. Altı dakikanın dışında gidilen her dakika, işçinin emeğinden kesilecek. Tuvalet kapılarında işçiler, olası hilelere karşı bir de kamerayla gözetleniyorlar. Hani bir zamanlar eski genelkurmay başkanı şöyle demişti: ‘Kuzey Irak artık bizim için BBG evi gibi...’ Patronlar için fabrika içi, tuvaletler BBG evi gibi. İşte kâr, işte sömürü ve kapitalist düzenin kokuşmuş ve çürümüş yanları! Verilen para zarflarının içinde WC için kesilen ücretler yazılı. Hastalanmak yasak. Kadın işçi ve erkek işçi ayrımı yapılmadan... İşte kapitalist düzenin ahlakı böyle tezahür ediyor. İşe bir gün gitmeyenden iki gün kesiliyor. Cumartesi mesaileri hafta içi gibi ödeniyor. Sigortalar asgari ücretten gösteriliyor. Dört aylık mesai alacakları rehin kalıyor. Hastalandın sevk yok, hastalanmayacaksın. Hastalanıp rapor alan, patrona göre hain, bozguncu. Bayram yok, seyran yok. İşyerinde mola var, çay yok. Kendin getireceksin çayı şekeri, sıcak su şirketten. İçme suyu parayla... İçeride kantin var pahalı, dışarıdan almak ise yasak. İşçilerin tabiriyle kapalı cezaevi. Bize, ‘Cezaevine ayak uyduramayan buradan gider’ diyorlar. Buranın sadece bir farkı var, akşam iş bitince herkes evine gidiyor, sabah tekrar cezaevine dönüyor. Günde 700 takım elbise dikeceksin, bitmeden çıkmak yok, mesai yok. İşte ÇGS işçilerinin yaşadığı sorunlar!.. Belki daha ağırını yaşayanlar vardır. Çorum MAK Tekstil gibi onlarcası var. Sendikalar ve sendikal hareket buna nasıl bir çözüm bulacak, bu baskıyı ve sömürüyü ortadan nasıl kaldıracak; işçileri nasıl örgütleyecek?.. Bunları tartışma ve hayata geçirme zamanı geldi de geçiyor. Özellikle tekstil işkolundaki sendikaların tutumu ne olacak, bekleyip göreceğiz.
    (*)DİSK/Gıda-İŞ Genel Sekreteri
    Seyit Aslan*
    www.evrensel.net