AVRUPA GERÇEĞİ

AVRUPA GERÇEĞİ

  • Polonya Devlet Başkanı Leh Kaçinski ve diğer üst düzey devlet yöneticilerini taşıyan uçağın düşmesinin üzerinden neredeyse bir hafta geçti.


    Polonya Devlet Başkanı Leh Kaçinski ve diğer üst düzey devlet yöneticilerini taşıyan uçağın düşmesinin üzerinden neredeyse bir hafta geçti.
    Bu feci kaza elbette Polonya halkı için bir trajediyi ifade ediyor. Devletin en üst yönetici takımının bir anda yok olup gitmesinin yarattığı travma, bir süre daha devam edecek. Polonya’da bu trajediden yararlanarak gericiliği, milliyetçi Katolikliği güçlendirmek isteyenler ortalıkta cirit atıyor. Ve öyle görünüyor ki bu travma bir süreliğine bu kesimlerin daha fazla politik rant elde etmesine olanak sağlayacak.
    Burada, günlerdir dünya basınında hakkında binlerce yazı yazılan Leh Kaçinski ve ikizi Jaroslav Kaçinski’nin başını çektiği ekibin ne kadar dinci, milliyetçi, emekçi düşmanı anti-sosyalistler olduğuna değinmeye gerek bile yok.
    Ama kaza dolayısıyla dünya kamuoyunca adından sıkça söz edilen “Katin Katliamı”ndan bahsetmemiz gerekiyor.
    Polonya’nın yeni elit sınıfının bu denli önem verdiği, bu yüzden anma törenine topluca katılmak için yola çıktığı Katin Katliam hakkında bir haftadır tam bir tarih çarpıtıcılığı yaşanıyor ve karşı görüş zerre kadar dikkate alınmıyor.
    O zaman gelin hep birlikte önce bir haftadır kendisinden sıkça söz ettiren Katin Katliamı’nın neyin nesi olduğuna bir bakalım...
    İddialara göre SSCB ile Hitler Almanyası arasında İkinci Dünya Savaşı sırasında, 1940’ın bahar aylarında (SSCB uzmanları katliamın bahar 1941’de yapıldığını tespit etti) 20 bin kadar Polonyalı subay ve sivil, Sovyet ordusu tarafından Katin Ormanı’nda kurşuna dizildikten sonra, toplu mezara atılmış. Buna dayanak olarak da Stalin’in başkanlığını yaptığı Komünist Parti’nin Politbürosu’nun “Milliyetçilere ve devrim karşıtlarına karşı aldığı karar” gösteriliyor.
    Toplu mezarı ilk olarak 1943 yılında Hitler ordusu bulmuş ve suçu hemen Kızıl Ordu’nun üzerine atmış.
    Geçmişten günümüze katliamın Stalin’in emriyle SSCB/Kızıl Ordu tarafından işlendiğini ileri sürenlerin asıl referansını, Hitler ordusu emrinde çalışan adli tıp doktoru Gerhard Buhtz’nun başını çektiği komisyonun hazırladığı raporlar oluşturuyor. Bu tarihe kadar Hitler faşizminin kitlesel kıyımlar ve katliamlar yaptığını ortaya çıkaran SSCB, bu kez Katin Katliamı ile “köşeye sıkıştırılmak” istendi.
    Hitler’in Propaganda Bakanı Gobbels, Batılı emperyalistlere Stalin ve Kızıl Ordu’nun nasıl “insanlık düşmanı” olduğunu kanıtlamak için Katin Katliamı’nı elinden geldiğince kullanmaya çalıştı.
    Ancak o zaman Stalin’in 12 bin Polonyalı subayı kurşuna dizdiğinden söz ediliyordu. Sayı sonradan, nasıl oldu ise, “12 bin subay ve 10 bin aydın, yazar, sivil” şeklini aldı.
    Hitler faşizminin suçu Stalin ve Kızıl Ordu’ya yüklemedeki asıl amacı, Stalingrad önlerinden alınan büyük yenilgiden sonra bozguna uğrayacağını anladığı için SSCB’yi “insanlık suçu” işlemekle suçlayıp, faşist Almanya’ya karşı oluşan ittifakı bozmak, Polonyalıları Sovyetlere karşı kışkırtmaktı.
    Ama hesapları tutmadı. Çünkü eldeki bütün veriler katliamın Nazi ordusu tarafından işlendiğini ortaya koyuyordu. Sadece SSCB değil, İngiltere, Fransa, ABD gibi batılı güçler de katliamdan Nazi ordusunu sorumlu tutuyordu. Nihayetinde, 30 Aralık 1945’te 10 Alman savaş esiri Sovyet adaleti tarafından Katin Katliamı’nı işlediği için cezalandırıldı. Bunlardan 7’si ömür boyu hapse, üçü de 20 yıl mecburi çalışmaya mahkum edildi.
    Sovyetler, Katin Katliamı’ndan asıl olarak Hitler faşizmi döneminde yöneticilik yapanları sorumlu tutarak, konuyu Nürnberg Mahkemeleri’ne taşıdı. Ancak başta ABD’li yargıç Francis A. Biddle olmak üzere, sosyalizm karşıtı emperyalist güçler, Katin Katliamı’nın SSCB tarafından yapılmadığını kabul ederken, açık bir şekilde aydınlanmasını ve asıl sorumlularının bulunup yargılanmasını da engellediler. Bu yüzden Nürnberg Mahkemeleri’nde Katin Katliamı hakkında somut bir mahkumiyet kararı çıkarılamadı. Halbuki katliam emrinin doğrudan Hitler ve Gobbels tarafından verildiği belgeleriyle mahkemeye sunulmuştu. Nürnberg Mahkemeleri’nde katliam konusunda net bir kararın çıkmasını engelleyen Batılı emperyalistler, Soğuk Savaş yıllarında dönem dönem konuyu gündeme getirdilerse de başarılı olamadılar. Ta ki, 1989’da Berlin Duvarı’nın ve Doğu Bloku’nun yıkılışına kadar.
    SSCB’nin dağıtılması konusunda Batılı güçler önünde diz çöken Michael Gorbaçov, ilk olarak 13 Nisan 1990’da resmi olarak Katin Katliamı’nın SSCB tarafından işlendiğini söyledi. Ardından, katliamın Kızıl Ordu tarafından nasıl işlendiği Rus basınında tefrika edilmeye başlandı. Batı uşaklığı konusunda Gorbaçov’dan daha hızlı olan Boris Yeltsin ise Ekim 1992’de Stalin ve arkadaşlarını sorumlu tutan ve bugün de asıl dayanak diye sunulan 4 Mart 1940 tarihli Politbüro kararını bir dosyayla Polonya’ya iletti.
    Böylece SSCB’nin dağıtmasından sonra göreve gelen Batı işbirlikçisi Rus yöneticiler Katin Katliamı’nın sorumluluğunu Alman faşistlerinden alarak, Stalin’e ve Kızıl Orduya yüklediler. Dolayısıyla, Rusya Federasyonu’nun yöneticileri, SSCB’nin devamı olmadıklarını, “Stalin’in işlemiş olduğu katliamlar” ile yüzleşmeye, Batı ile uyumlu bir şekilde çalışmaya hazır birer anti-sosyalist olduklarını kanıtlamış oldular.
    Katin Katliamı bu yönüyle, yeni kurulan anti-sosyalist Rusya’nın Batı emperyalizmine, Polonya’ya, Hitler faşizmine bir hediyesi oldu. Evet, Katin bugün ikinci kez Polonya için bir trajediye dönüşmüş bulunuyor. Ancak bu trajedi vesilesiyle sosyalizm ve Stalin düşmanlığı yeniden tazeleniyor. Tarihsel gerçekler tersyüz edilerek, Alman faşizmi aklanıyor, sosyalizm karalanıyor.
    Ve pek çok kesim de son 20 yıl içinde Stalin ve SSCB’ye mal edilen Katin Katliamı konusunda bir haftadır ortaya atılanları “kesin doğru” şeklinde algılıyor. Bu ise “tarihin trajedisi”nden başka bir şey değildir. İnsanlığı faşizm belasından kurtaran sosyalistleri, komünistleri karalan; Hitler’i ve faşistleri aklayanlar bugün feci bir beyin ve tarih travması geçiriyor. Bizden söylemesi.
    YÜCEL ÖZDEMİR
    www.evrensel.net