YOLCULAR İÇİN EL AYNASI

YOLCULAR İÇİN EL AYNASI

  • Bir yolcu gördüm,


    Bir yolcu gördüm,
    Onu gördüğüm yerde ne geçmişe dair bir iz, ne de geleceğe dair bir belirti vardı. Nasıl seçmişti burayı, hangi yollardan geçerek gelmişti bilmiyorum. Varmak istediği yer burası mıydı, ona dair de bir fikrim yok. Hayal meyal hatırladığım kadarıyla boşlukta öylece süzülür gibiydi.
    Çok geçmeden ona kapıldım, anlattıklarını dinlerken aynı dalgaların üstünde gezinmeye başladık. Sesi, rüzgara tutunmuş bronz bir çanağın uğultusuna benziyordu
    Peki ben ne arıyordum burada? O tuhaf yolcunun sözlerinden başka tek bir uyarıcının bile bulunmadığı bu yerde, bütün algılarım körelmişken, tam olarak bir hissizlik halini yaşamak dışında beni etkileyen neydi? Hangi vaadin cazibesine kapılmıştım? Hangi söz beni burada kilitleyip bırakmıştı bilmiyorum.
    Beklediğim bir şey vardı sanki, ondan işitmeyi beklediğim bir söz.
    Birlikte uzun zaman geçirdik, sonra ne olduysa birden bire ayrıldık. Herkes kendi yoluna gitti.
    Ben başladığım yere geri döndüm. Geri döndüğüm yer arkamda bıraktığım o boşluktan hiç de farklı değildi doğrusu.
    Üstelik bu kez boşluk sadece çevremi kuşatmakla kalmamış, içimde gittikçe büyümeye başlamıştı.
    Önce hafızamda gelişigüzel, iri, koyu lekeler belirmişti, sonra birbirlerine yaklaşmaya, birleşip büyümeye başlamışlardı. Çok geçmeden yaşadığım her şey karanlığın içinde kayboldu.
    İşte bu nedenle, o yolcuyla karşılaştığım ve onca zaman geçirdiğim yerin neye benzediğine dair bir fikrim bulunmadığı gibi size sunabileceğim bir tasvir de yok aklımda.
    Beraber kaldığımız yer nasıl bir yerdi, birlikte ne kadar zaman geçirmiştik hatırlamıyorum. Unutmaktan başka ne vardı orada bilmiyorum. Tek bildiğim, tamamen silinmiş bir mekanın orta yerinde o ve ben vardık sadece, bir de son sözleri kalmıştı aklımda, hepsi bu. Yaprak kıpırdamıyordu.
    O gün şunları söylemişti:
    “Bütün yazdıklarımı, bütün fotoğraflarımı yak, bütün anılarımı sil ve beni unut. Benimle birlikte benden kalan her şey yok olmazsa eğer, bu kısacık hayat içinde yaptıklarımın, işittiklerimin, söylediklerimin, gördüklerimin ne bir anlamı kalır, ne de kıymeti.”
    Dediği gibi yaptım, ondan kalan bütün izleri yok ettim. Geriye sadece bir uğultu kaldı. Ne kadar çabaladıysam da seslere hükmüm geçmedi.
    ÖZCAN YURDALAN
    www.evrensel.net