İşsizlik mücadeleden uzaklaştırdı

İşsizlik mücadeleden uzaklaştırdı

TUZLA Tersaneler Bölgesi’nde krizden bu yana işçilerin yaşamı da çalışma koşulları da çekilmez hale geldi.


TUZLA Tersaneler Bölgesi’nde krizden bu yana işçilerin yaşamı da çalışma koşulları da çekilmez hale geldi. Bir zamanlar hakları için mücadele eden işçiler bile, işsizlik tehdidi nedeniyle sesini çıkaramaz durumda. “Birbirimize selam veremez olduk” diyen işçiler, bu durumun hakların gasbedilmesini de beraberinde getirdiğini söylediler. 1 Mayıs yaklaşırken bu durumun değişmesini isteyen işçilere göre kötü gidişin tersine dönmesinin tek yolu, dayanışmanın artırılması.
10 yıldır tersanelerde çalışan Recai Çakır, taşeronluk sistemi de kullanılarak ücretlerin sürekli düşürüldüğünü söyledi. Sağlığın ve eğitimin dahi özelleştirildiğini ve bunun yaşam koşullarını kötüleştirdiğini anlatan Çakır, hükümetin, bilerek ve isteyerek halkın sorunlarını çözmediğini ifade etti.
6 AYLIK SÖZLEŞMELİ İŞÇİ
Patronların şimdilerde 6 aylık sözleşmelerle işçi çalıştırmaya başladığını ifade eden Çakır, bu nedenle TEKEL işçilerinin güvencesiz çalışmaya karşı verdikleri mücadelenin önemli olduğunu söyledi. Tersanelerde işçilerin hakları için önemli mücadeleler verdiğini, ancak krizle birlikte neredeyse hiçbir hakkın kalmadığını dile getiren Çakır, “İşçiler, işlerinden olmamak için birçok şeye boyun eğmek zorunda kalıyor. 1 Mayıs’ta gönlümüz alana çıkmaktan yana ama bugünkü koşullarda çok mümkün görünmüyor” diye konuştu. İşyerlerinde dayanışma olmadıkça işçilerin yan yana gelemeyeceğini kaydeden Çakır, dayanışmanın sağlanması halinde işçilerin mücadeleye katılacağını belirtti.
MÜCADELE ETMELİYİZ
18 yıllık tersane işçisi Bayram Büyükişler, “Tersanelerde ne tatil ne sosyal hak, ne izin ne ücret, hiçbir şey kalmadı. Bunun asıl nedeni, taşeronluk sistemi ve hükümetin hiçbir yaptırım ve denetiminin olmamasıdır” dedi. İşçilerin kendi hallerinde ve birlikten uzak olduğunu söyleyen Büyükişler, yıllarca tersanelerde mücadele verdiğini ve geriye sadece vücudundaki cop izlerinin kaldığını belirtti. Krizle birlikte tersanelerde örgütlenmenin zora girdiğini vurgulayan Büyükişler, şöyle devam etti: “İşsizlik, işçilerin mücadele etmesini engelliyor. Eskiden buradan çıkar başka işe girerdik, şimdi bunu yapamıyoruz. Ama bir yolunu bulup işçileri bilinçlendirmeliyiz.” Büyükişler, tersanelerdeki sendikaları işçilere uzak olmakla ve mücadeleye katamamakla eleştirdi. Durumun her gün daha da kötüye gittiğini ifade eden Büyükişler, taşeronluğun kaldırılması, iş güvenliğinin sağlanması ve tersane işçilerinin ağır sanayi işçileri olarak kabul edilmesi için mücadele etmek zorunda olduklarını kaydetti.
İŞÇİ ÖNLEMİNİ KENDİ ALIYOR
Patronlar gerekli önlemleri almadığı için tersane işçilerinin iş güvenliği tedbirlerini kendilerinin aldığını anlatan Yener Altunkaya, bu yapılmasa ölümlerin daha fazla olacağını vurguladı. Krizin işçileri çok etkilediğini belirten Altunkaya, şunları söyledi: “Birbirimize selam vermez olduk. Komşularımızın kapısını çalmaz olduk. Dertleşmeyi unuttuk. Sadece eve ekmek götürebilir miyiz derdine düştük.” 2 yıl kadar işsiz kaldığını ve bu sürede ailesinin ve kendi yaşamının felç olduğunu kaydeden Altunkaya, bu sürede neyi varsa sattığını aktardı. Altunkaya şöyle devam etti: “İşçilerin birleşeceğine ve mücadele edeceğine inansaydım, 1 Mayıs’ta alana çıkmak için iş bırakırdım ama değişme durumu yok. Yaşadığımız işsizlik, işçileri mücadele etmekten uzaklaştırdı.”
İşçilerden yana bir değişim olması için taşeronluğun yasaklanmasını isteyen Ayvaz Aktaş, bunun için işçilerin hakları için mücadele eden ve işçileri birleştirmek için çalışan bir sendika olması gerektiğini vurguladı. İşçilerin 1 Mayıs’a katılmasını isteyen Aktaş, “İşçiler mücadele etmedikçe her şeyi kabul eden bir hale bürünüyor. İşçilerin, üzerlerinden bu ölü toprağını atmaları için 1 Mayıs iyi değerlendirilmeli” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)
Erdem Geyik - Yusuf Ertuğrul
www.evrensel.net