YEDİ İKLİM DÖRT BUCAK

YEDİ İKLİM DÖRT BUCAK

  • Kırgızistan’daki iktidar değişikliğinin etkileri, bütün Kuzey Asya ülkelerini etkileyecek sonuçlar doğurabilir.


    Kırgızistan’daki iktidar değişikliğinin etkileri, bütün Kuzey Asya ülkelerini etkileyecek sonuçlar doğurabilir. Bundan yaklaşık beş yıl önce, birbiri ardınca Lale Devrimi, Gül Devrimi, Turuncu Devrim, Sedir Devrimi gibi adlarla propaganda edilen ve hemen hepsinin arkasında Amerikancı finans çevrelerinin bulunduğu bilinen siyasal hareketler, küreselleşme ve yeni dünya düzeni adına kutsanmış, benzer ülkelerin tümüne örnek olarak gösterilmişti. Demokrasinin hakim olduğu bir dünyanın habercileri olarak gösterilen bütün sahte devrimlerin yerlerinde, şimdi yeller esiyor.
    Her şeyden öce bu siyasal hareketlere temel teşkil eden komplolar, ülkelerin içinde bulunduğu siyasal ve ekonomik krizi yok etmek bir yana, daha da ağırlaştırmış; parlak vaatlerle sokaklara döktüğü kitlelerin umutlarını kırmış ve derin bir aldatılmışlık duygusu yaratmıştı. Başlangıçta iktidarı değiştirmek gibi önemli bir güç gösterisinde bulunmuş olan halk yığınları, bunu neden ve kim adına yaptıkları sorusuna, kendi umutlarına uygun bir cevap alamamışlardı.
    En son geçtiğimiz günlerde, Kırgızistan’daki “lale Devrimi”, büyük bir gürültüyle geldiği yere postalandı. Halk ve sarayı koruyan askerler arasındaki çatışmada yüze yakın can kaybedildi ve tam bir sefahat ve soygun düzeni kurmuş bulunan Bakiyev, şimdi kaçacak delik aramaya başladı. Kırgızistan’da olup bitenleri doğrudan doğruya Rusya’nın etkisine bağlayanlar, yoksulluk ve yolsuzluk batağında çırpınan ve 6-7 dolar asgari ücretle geçinmeye çalışan halkın tepkisini söz konusu bile etmiyorlar. Bir doktor maaşının 60-100 dolar arasında olduğu ülkede, elektrik tekelini kendi şirketinin elinde tutan oğul Bakiyev’in, en son yüzde 100’lük bir zamla halkın cebindeki son kuruşları da çalmaya yeltendiğinden söz etmiyorlar.
    Afganistan’la sınır komşusu olan Kırızistan’da Amerikan Manas Üssü’nün kiralanmasından gelen parayla bütçesini doğrultmaya çalışan yönetimin, uluslararası üçkağıtçılıktan sabıkalı olması da işin cabası. Kuşkusuz ABD, bu iş birlikçi soyguncuların iktidarda kalmasından yanaydı, ama bunu sağlayabilecek maddi ve manevi güçlerin tümünü tüketmişti. Bu durumda, Rusya’nın iktidar değişikliğini desteklemesi, beklenmeyen bir şey değildi.
    Uluslararası ilişkilerin olaylara etkisi bir yana, burada dikkatimizi yoğunlaştırmamız gereken iki özellik vardır.
    Birincisi; Kırgız halkı, kitlesel siyasal gösteriler yoluyla siyasal iktidarın zorla değiştirilebileceğini, geçmiş “Lale Devrimi” sırasında öğrenmişti. Her ne kadar bu ABD’nin teşvik ve desteğiyle olmuş da olsa, yığınların kendi güçlerinin sınırları ve olanakları hakkında son derece eğitici bir deneydi.
    İkincisi; demokrasinin dış kışkırtmalarla iktidar değiştirmekle gelmeyeceği, doğrudan doğruya kendilerinin nasıl yönetileceğine karar vermek isteyen halk yığınlarının eylemiyle gerçekleşebileceği de bu süreçte açıkça görülmüştü. Bu yüzden Kırgız halkı, tepelerine paraşütle indirilmiş Bakiyev ailesini alaşağı ederken, bir bakıma köklerini kazımak istercesine şiddet yöntemleri kullanmaktan çekinmemiştir.
    Muhakkak olan şu ki, halk bu hareketten de umduğu sonuçları elde edemeyecektir. Rusya’nın maddi, siyasal ve askeri desteğiyle kurulan bir iktidarın, sorunlarını çözemeyeceğini de kısa sürede görecektir.
    Bununla birlikte bölgede dengeleri değiştiren, ABD’nin Afganistan üzerinden geliştirmeye çalıştığı hegemonyayı önemli ölçüde zaafa uğratan ve Çin’i sınırlayan sonuçlarıyla, Kırgız halk hareketi, Orta Asya’da yeni biri sayfa açacaktır.
    AYDIN ÇUBUKÇU
    www.evrensel.net