Emek’siz sinema izlenmez!

Emek’siz sinema izlenmez!

İstanbul Film Festivali’nin bütün salonları dolu olduğu halde izleyici sayısının düşmesinin nedeni belli oldu. Emek Sineması festivale dahil ..


İstanbul Film Festivali’nin bütün salonları dolu olduğu halde izleyici sayısının düşmesinin nedeni belli oldu. Emek Sineması festivale dahil olmayınca, salonlar dolup taşsa da toplam seyirci sayısı daha düşük kaldı.
3-18 Nisan tarihleri arasında yapılan İstanbul Film Festivali’nin seyirci sayıları açıklandı. Buna göre, iki hafta boyunca 7 sinemada, 495 seansta, 57 ülkeden 243 yönetmenin 218 filmini yaklaşık 150 bin kişi izledi. Bu rakam, seyirci sayısında bir düşüş anlamına geliyordu. Çünkü bir yıl önce, 2009’da, festivali 162 bin kişi izlemişti.
Daha ilginci, geçen yılın rakamları şöyleydi: 7 sinemada, 455 seansta, 200 film gösterilmişti. Yani 2010’da sinema sayısı geçen yılla aynıydı, bilet fiyatları aynıydı. Seans sayısı ve film sayısı ise 2009’a göre artmıştı. Üstelik, salonlara gidenler, bu yıl bilet bulmanın özellikle zor olduğunu, neredeyse bütün salonların dolduğunu gördüler. Peki bütün bu olanaklara rağmen seyirci sayısı neden düşmüştü?
Bir kez daha, umulmadık bir yerden, bu karşılaştırma Emek Sineması’nın İstanbullu sinema seyircisi için önemini ortaya çıkardı.
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’ndan aldığımız bilgiye göre, “doluluk oranı” hesaplandığında, bu yılın festival seyircisi, önceki yılları geçiyor. Çünkü ayrıntılı rakamlar şöyle: 2010’da, 29. İstanbul Film Festivali’nde 7 salondaki 495 seans, 186 bin 137 kişilik kapasiteye denk geliyordu. Bunları 150 bin kişi izleyince, festival yüzde 80 doluluk oranıyla tamamlanmış oldu. Geçen yıl ise, kapasite 231 bindi, izleyici sayısı ise 162 bin. Yani doluluk oranı, yüzde 70’i ancak buluyordu.
Bu rakamlar arasındaki farkın başlıca sebebi 875 kişilik salonuyla Emek Sineması. 16 gün boyunca beş seanstan tek başına Emek Sineması 70 bin kişilik bir kapasite yaratabiliyor. Yani, bu yılki yedi sinema, iki buçuk Emek ancak etti. Sonunda, epey yüksek bir doluluk oranı yakalansa da, seyirci sayısının yine de düşmesinin önüne geçilemedi.
Festival rakamları da, Emek Sineması’nın kapalı tutulmasının İstanbullu sinema seyircisine faturasını gösteriyor. Emek’sizlik, yeni alışveriş merkezi sinemalarının açılmasıyla, küçük sinema salonlarından oluşan “movieplex”lerle doldurulamayacak bir boşluk yaratıyor. Bir alışveriş kompleksinin içine taşınmak istenen Emek Sineması’nın yine bir festival sineması olup olmayacağı, izleyicinin onu böyle kabullenip kabullenmeyeceği epey belirsiz. Ama isterse koltuk sayısı aynı olsun, işlemeleri korunsun, yedi sinema salonunun yapamadığını dördüncü kattaki “çakma Emek” nasıl yapabilir?
İstanbul Film Festivali, ülkede en çok sinema izlenen iki haftayı temsil ettiği için, bu rakamlar, önemli bir veri sunuyor. Seans sayısını, sinema sayısını artırmakla aşılamayan tek gerçek var. Seyircinin severek gittiği, büyük ve nitelikli bir salon bu yıl yoktu. Bu da seyirci sayısının düşmesiyle sonuçlandı.
Emek Sineması’nın yıkılmasını istemeyenleri yenilenmeye karşı çıkmakla, “arkeoloji müzesi” istemekle suçlayanlar, “kirli, yağlı koltuklar”la korkutanlar bu gerçekten daha fazla kaçmaya çalışmasın. Emek Sineması yoksa, sinema izlenmiyor.
(İstanbul/EVRENSEL)
Çağdaş Günerbüyük
www.evrensel.net