25 Nisan 2010 00:00

Kargo devinin işçileri örgütleniyor

Amerikalı kargo devi UPS’de sendikalaşma konusunda önemli bir aşama kaydedildi. Taşeron firmaların da faaliyet gösterdiği firmanın Mahmutbey Aktarma Merkezi’nden TÜMTİS’e üye oldukları için işten atılan 25 işçiden 24’ü geçtiğimiz perşembe günü iş başı yaptı.

Paylaş

Amerikalı kargo devi UPS’de sendikalaşma konusunda önemli bir aşama kaydedildi. Taşeron firmaların da faaliyet gösterdiği firmanın Mahmutbey Aktarma Merkezi’nden TÜMTİS’e üye oldukları için işten atılan 25 işçiden 24’ü geçtiğimiz perşembe günü iş başı yaptı.
Kötü çalışma koşulları ve düşük ücret nedeniyle sendikalaşan işçiler, elde ettikleri kazanımın olumlu etkisiyle 1 Mayıs’a güçlü katılmaya hazırlanıyor.
FAZLA MESAİ ÜCRETİ ÖDENMİYOR
UPS’de sadece işe başlama saati belli. Paydos ise belirsiz. İşçiler verilen iş ne zaman biterse o zaman evlerine gönderiliyor. Beş vardiya çalışan UPS’de neredeyse her saat başı yeni bir vardiya işbaşı yapıyor. İlk vardiyanın işe başlama saati sabah 7. Daha sonra 8, 9, 11 ve akşam 7’de iş başı yapan vardiyalar var. Tüm vardiyalar günde en az 12 saat çalışıyor.
Buna karşılık 8 saat çalışmış sayılıyorlar. Fazla çalışılan 4 saatin karşılığı ise para olarak değil, işlerin zayıf olduğu cumartesi günü izin olarak ödeniyor. Ancak çoğu zaman bu iznin kullanılmasında da UPS işçileri sorun yaşıyor.
SENDİKALAŞMADAN SONRA
İşçilerin sendikalaşması, işten atmalar ve buna karşı verilen mücadelenin ardından günlük çalışma süresi 8 saate düşürülmeye çalışılıyor. Ancak bu yeni sistem henüz tam olarak oturtulmuş değil.
Bugüne kadar hiçbir resmi tatilin uygulanmadığını anlatan işçiler, ilk kez bu yıl 23 Nisan’da resmi tatile çıktıklarını dile getirdiler. Geçen yıl 1 Mayıs’ta belirlenen isimler mesaiye çağrılmış. Çalışanlara fazla mesai ödeneceği, çalışmayanların da izinli sayılacağı ve ücretinin kesilmeyeceği söylense de 1 Mayıs’tan sonra çalışanlara fazla mesai ödenmemiş, çalışmayanlardan da 1 günlük ücret kesintisi yapılmış.
ÜCRETLER DÜŞÜK
UPS’ye işe giren bir işçi 650 lira ücretle başlıyor. Her 10 işçinin başında bir şef var. Şeflerin ücretleri işçi ücretinden farklı değil. Kıdeme göre işçilerin ücretleri 750-800’e kadar çıkabiliyor. Vardiya ve peron şefleri ise 1000 lira ücret alıyor.
Taşeron işçilerin durumu ise daha da kötü. CİB’te işe giriş ücreti sadece 521 lira. En yüksek işçi ücreti ise 595 lira. Ve bunu ancak 14 CİB işçisi alabiliyor. 14 işçi de yalnızca bir ay çalışıp 550 lira ücret alabiliyorlar. ER-KA’da ise en yüksek ücret 550 lira.
PARA TAŞERONA GİDİYOR
Sendikalaşma nedeniyle işten atılan ve işe alınmayan Tuncay Palabıyık UPS bünyesindeki taşeron firmalardan CİB’in vardiya şefliğini yapıyordu. 3 yıldır CİB’te çalışan Palabıyık “Ben 800 lira ücret alıyordum. İşçi arkadaşlar çok daha düşük ücret alıyorlardı” dedi.
UPS’nin birlikte çalıştığı taşeron firmalara personel başı ödeme yaptığını belirten Tuncay Palabıyık şöyle devam etti: “UPS, CİB ve ER-KA’ya işçi başına aylık 1350 TL ödeme yapıyor. Ama taşeron işçisi en fazla 595 TL ücret alıyor.” UPS’nin taşeron firmalara ödemeleri gününde yaptığını belirten Tuncay Palabıyık, UPS ve CİB’e çalışan işçilere ayın 10’unda ödemenin yapıldığını, ER-KA’daki işçilere ise ancak ayın 20-25’i arasında ödeme yapıldığını dile getirdi.
Taşeron firmalardaki işçilerin bir yıllarını doldurmadan işten çıkartıldığını, böylece tazminat ve yıllık izin hakkından da mahrum bırakıldıklarını anlatan Tuncay Palabıyık, “UPS kolay kolay işçi çıkarmaz. Ancak çok büyük bir suçun olacak. Ama taşeronlarda olup biten her şeyden UPS’nin de haberi var. Zaten o yönetiyor” diye konuştu.
EKMEK KOTASI
Doktorsuz reviri olan, yemeklerde işçiye ekmek kotası koyan UPS, LC Waikiki, Teknosa, Arçelik, Muya, Zilan Grup, Flo Ayakkabıcılık gibi önemli markaların kargo işini yapıyor. Sabancı Holding’in otomotiv ve elektronik ürün nakliyatlarını da yaptıklarını belirten Tuncay Palabıyık “2008 yılından sonra zam alamamıştık. Bu yılbaşı 45 TL zam aldık. Yani üç yıl içerisinde 45 TL zam almış olduk. Yalnızca LC Waikiki ayda 1 milyon lira ödeme yapıyor, Arçelik günde 5 TIR televizyon ya da başka bir elektronik eşya taşıtıyor” diye konuştu. Palabıyık yaşadıkları sorunların çözülmesi için sendikalaşmaktan başka bir yol bulamadıklarını belirtti. (İstanbul/EVRENSEL)

UPS DÜNYA DEVİ
Kargo taşımacılıkta dünya devi olan UPS, Türkiye’deki faaliyetlerini bu yılbaşına kadar Haluk Ündeğer aracılığıyla gerçekleştiriyordu. UPS’nin isim hakkına sahip olan Ündeğer, 2009 Aralık ayında bu hakkını Amerikalılara geri devretti.
UPS’nin Türkiye’deki bütün aktarma merkezlerinin mülküne sahip olan Ündeğer, 20 yılı aşkın süredir nakliyat işletmeciliği yapıyor. UPS’nin lojistik firması Ulusped’in de sahibi olan Haluk Ündeğer, bugün tüm aktarma merkezlerini UPS’ye kiraya vermiş durumda.
İki yıl önce Haluk Ündeğer’in yönetiminde olan UPS, devletten faizsiz ve 5 yıl vadeli 5 milyon dolar kredi almıştı.
UPS’nin Türkiye’de bulunan tüm aktarma merkezlerinde 4 bin 700 işçi çalışıyor. Yine bütün ülkeye yayılan CİB ve ER-KA firmaları UPS bünyesinde faaliyet gösteriyor. CİB ülke genelinde 500, ER-KA ise 1000 işçi çalıştırıyor. İstanbul’da Haramidere, Mahmutbey, Zeytinburnu ve Kurtköy’deki aktarma merkezleri ve şubelerinde 2 bine yakın işçi var.
UPS’nin taşeron firmaları CİB ve ER-KA ise İstanbul genelinde 200’er işçi çalıştırıyor. İstanbul’da ki en kalabalık işyeri olan Mahmutbey aktarma merkezinde ise 600 civarı işçi bulunuyor. Mahmutbey’de CİB bünyesinde 100, ER-KA da ise 70 işçi çalışıyor.

‘KRİZ’DE BİLE TÜRKİYE’YE GELDİ!
Dünyanın en büyük kargo şirketi olan UPS, 20 yıldır Türkiye’deki faaliyetlerini yürüten acentesi Ünsped Paket’i satın alarak, 2009 yılındaki en büyük satın alma işlemine imza atmıştı. UPS, aralarında Dubai’nin de bulunduğu 20 ülkeyi Türkiye’ye bağlamıştı.
Krize rağmen Türkiye’ye gelerek UPS’nin 2009 yılı içinde yaptığı en büyük satın alma işlemini gerçekleştirdiklerini belirten UPS Uluslararası Başkanı Dan Brutto, geçen ay Slovenya’da küçük çaplı bir satın alma işlemi gerçekleştirdiklerini ancak Türkiye operasyonuyla birlikte bölgeyi de kapsayan anlaşmanın 2009 yılı içinde attıkları en büyük adım olduğunu söylemişti.
Brutto, “Müşterilerimiz yatırım için bu bölgeyi gösterdi; biz de burayı merkez seçtik” demişti.
Türkiye genelinde 81 ilde, toplam 290 şube ve servis sağlayıcısı bulunuyor.
Can Denizci
ÖNCEKİ HABER

24 Nisan tahammülsüzlüğü

SONRAKİ HABER

Twitter’da her 30 saniyede bir 'kadın tacizi vakası' görülüyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa