OSTiM’DE TATiL YOK!

OSTiM’DE TATiL YOK!

RESMİ tatil günlerinde bile tezgahlarda çalışma sesinin hiç durmadığı OSTİM’de işçiler, yaklaşan 1 Mayıs ve 26 Mayıs genel grevine umutla bakıyor.


RESMİ tatil günlerinde bile tezgahlarda çalışma sesinin hiç durmadığı OSTİM’de işçiler, yaklaşan 1 Mayıs ve 26 Mayıs genel grevine umutla bakıyor. Pek çok işçi, her iki gün de çalışmak zorunda olmaktan şikayetçi. Sendikasız, iş güvencesiz çalışma koşulları, işçileri ‘bayramları’na katılmaktan bile mahrum ediyor.
Ankara’da irili ufaklı pek çok atölyeye ve on binlerce işçiye ev sahipliği yapan OSTİM’de 8 senedir tornacı olarak çalışan Azmi, 1 Mayıs’ta büyük ihtimalle çalışmak zorunda olacağını söylüyor. Kendi çalıştığı firmanın ekonomik krizden pek fazla etkilenmediğini, ama çevre atölyelerde kriz nedeniyle iş olmadığı için aylarca işsiz kalan arkadaşları olduğunu anlatıyor. Bir işinin olmasıyla olmamasının pamuk ipliğine bağlı olduğu koşullarda “işten atılma” korkusuyla pek çok işçinin haklarına sahip çıkamadığını dile getiriyor Azmi. 26 Mayıs’ta gerçekleşecek genel greve de katılma şanslarının pek olmadığını belirten Azmi, kapıda bekleyen pek çok işsiz olduğu kozuyla patronların kendilerini sindirdiğini düşünüyor.
‘1 MAYIS’I KUTLAMAK BÜTÜN İŞÇİLERİN HAKKI’
Azmi’yle aynı atölyede staj yapmakta olan meslek lisesi öğrencisi Yener de, 1 Mayıs’a katılmak istediğini ama olanaksızlık nedeniyle katılamayacağını söylüyor. OSTİM’de yaptığı stajın kendisi için bu anlamda öğretici olduğunu belirten Yener, “Liseden mezun olduktan sonra nasıl şartlarla çalışacağımı öğrendim ben burada” diyor. Yener, OSTİM’de çalışmaya başladıktan sonra üniversiteye hazırlanmaya karar vermiş.
26 Mayıs’ta gerçekleşecek grevi bizden duyduğunu kaydeden Yener, konfederasyonların kararlarını daha iyi duyurması gerektiğini ve OSTİM’de de örgütlenme çalışması yapmaları gerektiğini ifade ediyor. Azmi de, Yener de 1 Mayıs’ı kutlamanın bütün işçilerin hakkı olması gerektiğini, her yerde kutlanması gerektiğini dile getiriyorlar.
‘BİZLER DE SENDİKALI OLABİLMELİYİZ’
Tel örgü imalatında çalışan Mehmet ve Davut da resmi tatillerde bile çalışmaktan şikayetçiler. 23 Nisan günü işbaşı yapan pek çok işçinin moral bozukluğu ve gönülsüzlükle işe geldiğini söylüyorlar. Özellikle çocuk sahibi olan işçilerin, kutlamalarda görev alan çocuklarını izlemeye bile gidemediğini, bundan büyük üzüntü duyduklarını anlatıyorlar. Mehmet, “Evden çıkarken kapıda ağlayan çocuklarını bırakmak zorunda kalan işçi nasıl doğru düzgün çalışacak?” diyor. İşçilerin örgütlenmesi önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyleyen Mehmet, “Bizler de sendikalara üye olabilmeliyiz” diyor.
‘HÜKÜMET EŞİTSİZLİĞİ DERİNLEŞTİRİYOR’
OSTİM’de işyeri sahibi olan esnaflar da, geleceklerinin belirsizliğinden ve büyük şirketlerin faydasına işleyen düzenlemelerden şikayetçi. Birkaç işçiyle beraber atölyesinde kendi oğlu da çalışan Ayhan Bozatemur, “OSTİM’de esnaf da kan ağlıyor” diyor. 29 yıldır treyler-karoser imalatıyla uğraştığını, 2002 krizinde alacaklarını temin edemediği için işyerini kapatmak zorunda kaldığını söyleyen Ayhan Bazatemur, treyler imalatında dingil başına alınan harç ücretinin çok yüksek olduğunu ve bunun küçük üreticiyi çaresiz bıraktığını belirtiyor. Piyasa kanunlarının her zaman daha zengin olandan yana işlediğini söyleyen Bozatemur, hükümetlerin eşitsizliği derinleştiren uygulamalarına karşı halkın birlik olması gerektiğine dikkat çekiyor. (Ankara/EVRENSEL)
Hüseyin Arslan
www.evrensel.net