ÇOCUĞU KORUYACAK MEKANİZMA YOK

ÇOCUĞU KORUYACAK MEKANİZMA YOK

Ailesinden şiddet gören, küçük yaşına rağmen çalıştırıldığı işyerindeki patronunun tacizine uğrayan ve yaşadıklarını anlattığı...


Ailesinden şiddet gören, küçük yaşına rağmen çalıştırıldığı işyerindeki patronunun tacizine uğrayan ve yaşadıklarını anlattığı öğretmenin haber vermesi sonucu ailesinden alınarak bir çocuk evine yerleştirilen 12 yaşındaki D.B’nin yaşadıkları, Türkiye’de çocukları koruyan hiçbir koruyucu mekanizma olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Siirt’teki iki ayrı cinsel istismar olayından sonra İstanbul’da da 12 yaşındaki D.B’nin yaşadıkları, ülkedeki çocukların sadece yakınları ve toplum tarafından istismara maruz kalmadığını; korunmak amacıyla alıkonuldukları devlet kurumları tarafından da ayrı bir istismara maruz kaldıklarını ortaya çıkardı.
PATRON TACİZİ
Dersleri kötüye giden D.B, 14 Nisan’da şiddet gördüğünü ve küçük yaşına rağmen çalıştırıldığı işyerindeki patronu tarafından taciz edildiğini rehber öğretmenine anlattı. Ardından öğretmeni, durumu polise bildirdi. D.B, Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından koruma altına alınarak, Ali Rıza Çarmıklı Gençlik Evi’ne yerleştirildi. Olayla ilgili savcılık soruşturma başlattı ve çocuğun şikayeti üzerine gözaltına alınan baba ve patronu, ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.
Koruma altına alınan D.B, henüz savcılık soruşturması sürerken ailesine geri gönderildi. Ali Rıza Çarmıklı Gençlik Evi’nde 13 gün boyunca yaşadıklarını anlatan D.B, çocukların sigara içmesine göz yumulduğunu ve çocukların sürekli jilet ve cam gibi kesici aletlerle bedenlerine zarar verdiğini ileri sürdü. Çalıştığı tekstil fabrikasında işverenin tacizine maruz kaldığını ifade eden D.B, işverenin ifadesinin alındığını, mahkemenin de devam ettiğini söyledi.
Gittiği Ali Rıza Çarmıklı Gençlik Evi’nde kendi yaşlarındaki bütün çocukların sigara kullandığını ve jilet, cam parçası gibi kesici aletlerle kollarını kestiğini dile getiren D.B, “Kimse onlara müdahale etmiyordu. Elleri kolları hepsi jiletliydi. Damarlarına kadar kesiyorlardı. Çocukların sokağa çıkmasına izin veriyorlardı. Kaçanlar da oluyordu. ‘Bize ne, kaçsınlar, kötülüğü kendilerine’ diyorlardı. Yurtta çok korkuyordum. Orada her şey çok kötü” diye konuştu.
İddialarla ilgili görüşlerini almak istediğimiz Gençlik Evi’nin yetkilileri görüş belirtmediler.
(İstanbul/DİHA)
Pınar Ural - Abdurrahman Gök
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.