Sanayi işyerlerinin yüzde 98.3’ü güvencesiz

Sanayi işyerlerinin yüzde 98.3’ü güvencesiz

TMMOB’a bağlı Makine Mühendisleri Odası (MMO), 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası’nda, Türkiye’de sanayide işyerlerinin yüzde 98.3’ünün iş güvencesinden yoksun olduğuna dikkat çekti.


TMMOB’a bağlı Makine Mühendisleri Odası (MMO), 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası’nda, Türkiye’de sanayide işyerlerinin yüzde 98.3’ünün iş güvencesinden yoksun olduğuna dikkat çekti.
MMO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar imzasıyla dün yapılan yazılı açıklamada,“Ne yazık ki Türkiye’de bugüne gereken önemin verilmediğini ve mayıs ayındaki İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası ile konunun öneminin geçiştirildiğini söylemek mümkün” denildi.
YÜZDE 5’İ ANCAK DENETLENEBİLİYOR
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın serbestleştirmeci, piyasacı yaklaşımları nedeniyle yeterli sağlık ve güvenlik önlemlerinin alınmadığı; bu anlayışın İş Sağlığı ve Güvenliği Tasarısı’nda da korunduğu ifade edilen açıklamada, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin mevzuatın 50 ve üzeri işçi çalıştıran işyerleri için geçerli olduğu hatırlatıldı. Türkiye’deki sanayi işletmelerinin yüzde 1.6’sında bu önlemlerin geçerli olduğu, bunların da yüzde 5’inin denetlenebildiği kaydedilen açıklamada, bu yaklaşımın, “İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmelik”te de sürdürüldüğü kaydedildi.
4 MİLYON İŞÇİ DENETİM DIŞINDA
SSK’nın 2008 verilerine göre 50 ve üzeri işçi çalıştıran orta ve büyük ölçekli sanayi işyeri sayısının 18 bin 48, çalışan sayısının da 2 milyon 705 bin kişi olduğu kaydedilen açıklamada, 50’nin altında işçi çalıştıran küçük ölçekli sanayi işyeri sayısının ise 935 bin 563, çalışan sayısının da 3 milyon 821 bin kişi olduğunun altı çizildi. Açıklamada, “Kısaca, sanayi işyerlerinin yüzde 98.3’ü ve kayıt içi sanayi çalışanlarının yüzde 58’i iş güvenliği önlemlerinden yoksun bırakılmaktadır” denildi.
İş kazalarının yüzde 60.5’inin, 50’den daha az işçi çalıştıran; yani “İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi” kurulmasının zorunlu tutulmadığı mikro ve küçük ölçekli sanayi işyerlerinde yaşandığı gerçeğinin de uyarıcı olmadığına vurgu yapılan açıklamada, çalışma mevzuatının tüm çalışma alanlarını kapsamadığının altı çizildi.
Açıklamada, “mevzuatın ayrıca iş güvenliği mühendisliği ve hekimliğini dışlamaya yöneldiği; iş güvenliği mühendisliği ile tekniker/teknisyenliğin bir tutulduğu; işyeri hekimi, mühendis, teknik eleman, hemşire ve diğer sağlık personeline verilecek eğitim hizmetlerinin dışarıdan satın alınması yoluna gidilerek, bu hizmetlerin danışmanlık hüviyetine büründürüldüğü” de vurgulandı. Eğitim ve belgelendirmede özel eğitim kurumlarının devreye konulup, mühendislik ve meslek örgütlerinin zayıflatıldığı ifade edilen açıklamada, bakanlık kadrolarının meslek odalarına karşı kayırıldığının altı çizildi.
Açıklamada, söz konusu düzenlemelerle bir uzmanın birden çok işyerinde danışmanlık hizmeti vermesine olanak tanındığı, “tam zamanlı iş güvenliği mühendisliği”nin dışlanıp, uzmanın işverene bağımlı kılındığı kaydedildi.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Açıklamada “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısı Taslağı’nın TMMOB, TTB, Türkiye Barolar Birliği, sendikalar ve üniversitelerin görüşleri alınarak yeniden düzenlenmesi, başta KOBİ’ler olmak üzere 50’den az işçi çalıştırılan işyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Birimleri kurulmasının yasalarla güvence altına alınması, bu işyerlerinde de iş güvenliği mühendisinin istihdam edilmesi” talepleri yer aldı. “İş Güvenliği Mühendisliği” kavramının, yeni bir yönetmelikle tanımlanması istenen açıklamada, “50’den fazla işçi çalıştıran sanayi işletmelerinde tam zamanlı iş güvenliği mühendisi çalıştırılması zorunlu hale getirilmeli; TMMOB’a bağlı ilgili odalar, etkin bir denetim işlevi üstlenmeli” denildi. (Ankara/EVRENSEL)

Türkiye’nin sicili bozuk
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, iş sağlığı ve güvenliği konusunda piyasa koşullarına bağlı faydacı yaklaşımın terk edilmesini isteyerek, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın, sivil toplum kuruluşlarının katılımının sağlandığı ve görüşlerinin yansıtıldığı bir çerçevede düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. İş sağlığı ve güvenliği konusunda Türkiye’nin sicilinin oldukça bozuk olduğunu belirten Çelebi, yıllık ortalama 80 bin iş kazası yaşandığını, 1200 civarında insanın yaşamını yitirdiğini dile getirdi. Çelebi, mevzuatta yapılan değişikliklere bakıldığında mevcut tablonun daha da kötüleşeceğini söylemenin kehanet olmayacağına dikkat çekti. AB’ye uyum adı altında gerek 4857 sayılı İş Kanunu’nda gerekse bağlı yönetmeliklerde yapılan değişikliklerin, Türkiye’deki iş sağlığı ve güvenliğine dönük sorunların ortadan kaldırılmasına dönük olmadığını vurgulayan Çelebi, aksine; düzenlemelerin, bu alanı piyasaya açma çabası olduğunu vurguladı. (HABER MERKEZİ)
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.