ÖRGÜTLÜ BASIN

ÖRGÜTLÜ BASIN

  • Biliyoruz ki, haksız uygulamalar karşısında kendisini ezilmiş, onuru incitilmiş hisseden topluluklar...


    Biliyoruz ki, haksız uygulamalar karşısında kendisini ezilmiş, onuru incitilmiş hisseden topluluklar, bir karşı atakla çeşitli tepkiler vermeye hazırdırlar. Kitlelerin bu hassas duygularını sömürmeyi iyi beceren, ağzı laf yapan hatipler ise bu kitlelerden demokratik yollarla aldıkları meşru destekleri kendilerine payanda yaparak; hukukuyla, eğitimiyle, kültürüyle, sporuyla, ekonomisiyle, dış politikasıyla, polis ve askeri gücüyle, istibdal (değişim) adı altında bir istibdat (despotluk) rejimi yaratabilirler. Nazi Almanya’sında olduğu gibi…
    ***
    Bir tür başka bir türe dönüşürken de hücre yapısında bir değişim olur. Bu değişim, bir terakki (ilerleme) olabilir, regresyon (gerileme) olabilir, dejenerasyon (yozlaşma) olabilir.
    Toplumların değişimi de tekamül (evrim) ve ihtilallerle (devrim) olabileceği gibi, bu değişim bir terakki (ilerleme) ya da irtica (gerileme) yönünde gerçekleşebilir.
    ***
    Anayasa’da değişim, örgütlerde değişim, sendikalarda değişim, devlet yönetiminde değişim, zihniyet değişimi, o topluluktaki güçler dengesine göre her yönde olabiliyor. Bu değişim münazaraları sırasında kullanılan dayanaklar, evrensel değerler olabileceği gibi ahlaki ve dini kurallar ya da gelenekler de olabilir. Ya da “Böyle gazetecilik olmaz” gibi duygusal açıklamalarla da kitleler coşturulup, yönlendirilebilir.
    ***
    Doğal afetler de dengeleri değiştiriyor, iklim eğilimleri değişiyor…
    İnsanlık değişiyor, değer yargıları değişiyor.
    İfrat ile tefrit arasında değişim demekle, hemen ilerlemeyi anlamak kolay değil. Geleceği öngörebilmek için geçmiş deneyimleri dikkate almak ve değişimi dile getirenlerin hangi sosyal sınıflarla iş birliği içinde olduklarını da genişçe tahlil etmek gerekiyor. Sermayenin değiştirmediği düzen, değiştirmediği insan kalmadı; ama sermayenin bozmadığı insani değer de kalmadı.
    ***
    Büyük sermayenin siyasal değişimi ile İslami sermayenin rejim değişimi arasında sıkışmak zorunda kalmaması gereken ezilmiş, onuru incitilmiş işçi sınıfı, homojen bir kitle olarak kendini ortaya koyabilse, vereceği tepkiyle yaratılacak düzen çok daha ileri ve güzel olacak ama bu değişimi sağlayacak güç dengeleri bir türlü oluşturulamıyor.
    ***
    Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin genel kurulu yapıldı dün… İstanbul’daki gazeteciler, derneklerinin yeni yönetimi için oy kullandılar.
    Gazeteciler, yarın da sendikalarının pankartı altında, işçi sınıfıyla bütünleşmiş olarak 1 Mayıs kutlamaları için Taksim’e yürüyecekler.
    İleriye doğru değişim adına!..
    ERCAN İPEKÇİ
    www.evrensel.net