Karın tokluğuna çıraklık!

Karın tokluğuna çıraklık!

Mesleki Eğitim Merkezleri, KOBİ’lerin, OSB’lerin ve küçük sanayi sitelerinin ucuz emek yetiştiren yan kolu gibi çalışıyor.


Mesleki Eğitim Merkezleri, KOBİ’lerin, OSB’lerin ve küçük sanayi sitelerinin ucuz emek yetiştiren yan kolu gibi çalışıyor. Kartal Oto Sanayii’de işyerleri bulunan patronlar da, eğitim merkezlerinden alabildiğine ‘yararlananlardan’.
Kartal Esentepe Mahallesi İnönü Caddesi üzerinde bulunan Oto Sanayi sitesi’nde 602 işyerinde toplam 2 bini aşkın işçi çalışmaktadır. Her işyerinde 3-4 işçiden 10-12 işçiye kadar işçi çalıştırılıyor. 13 yaşından 20 yaşına kadar her yaşta çocuk işçi var bu sitede. Yağ, kir ve pasın içinde sürekli çalıştırılan işçilerin yarısından çoğu Mesleki Eğitim Merkezlerinden çırak ve kalfa statüsü adı altında gelenler...
Kartal Oto Sanayi dışında Çavuşoğlu, Akçaoğlu ve Kastelli küçük sanayi sitelerine çırak ve kalfa yetiştiren Topselvi’de bulunan Kartal Mesleki Eğitim Merkezi, eğitim merkezinden çok ucuz emek deposu işlevi görüyor.
Çırakların sigorta primlerini devlet ödüyor. Patronlar sigorta primleri için tek kuruş ödemiyor. Ayrıca çırak çalıştıranlar vergi avantajlarından yararlanıyor. Çırakların işyeri açması belli kurallara bağlanmış. Adeta işyeri açma yolu kapatılmış. Çırakların ve kalfaların en büyük hayali olan ‘kendi işyerimi açarım’ düşüncesi bile engellenmiş.
KÖLELİK SÖZLEŞMESİ GİBİ...
Mesleki eğitim için başvuran tüm öğrencilere çıraklık sözleşmesi imzalatılıyor. Sözleşmeyle tüm ‘ipler’ patronun eline geçiyor.
Çırak ya da kalfanın işten atılabilmesi son derece kolay. İşten atılmaların çoğu tazminatsız olabiliyor. 8 saatlik iş günü uygulaması kesinlikle uygulanmıyor. Yıllık 15 günlük bir iznin dışında Çırak ve kalfaların doktordan aldıkları raporlar bile geçersiz sayılıyor. Çırakların büyük çoğunluğu haftanın 7 günü çalıştırılıyor, fazladan çalıştırma mesai olarak algılanmıyor ve herhangi bir ücret ödenmiyor.
Oto sanayide çalışan çırak ve kalfaların ücretleri oldukça düşük. Haftalık 70-75 TL’ye çalıştırılan çırakların yanında, kalfalarda en fazla 600 TL alıyor. Kalfaların haftalık ücretleri en fazla 100 ile 150 TL arasında. Yol ücretlerini bile kendi ceplerinde ödeyen işçilerin çoğunun sigortası yok. Haftada sadece bir gün izin yapabilen bu gencecik işçiler, her türlü insani koşullardan uzak bekar evlerinde kalıyorlar.
Yol ücreti ödememek için oto sanayi sitesinin yakınında bulunan bekar evlerinde kalan işçiler, oldukça sağlıksız koşullarda yaşıyor. Sık sık hastalanmak sıradan bir olay haline gelmiş.
‘ÇIRAK DEĞİL SANKİ KÖLEYİZ’
Kartal Oto Sanayii içinde tek tek işyerlerini dolaşıyoruz. Her cadde ve sokağına baktığımızda kir, yağ ve elleri yüzleri pas içinde öbek öbek gencecik işçileri görüyoruz. Sorduğumuz soruları yanıtsız bırakmadıkları gibi, bizi yönlendirerek başka işçilerle görüşmemizi sağlıyorlar.
İlk olarak görüştüğümüz Özgür Bayındır, haftalık 100 TL aldığını, fakat diğer arkadaşlarının çoğunun 70-75 TL aldığını, yol ücretlerini kendilerinin verdiğini, sigortalarının olmadığını, haftalık ve yıllık tatil haklarının bile gasp edildiğini belirtti. “Burada tamamen patronların insafına terk edilmişiz. Her şey onların iki dudağı arasında. Eti senin kemiği benim misali tam burada uygulanıyor. Bunun neresi doğru? Mecburen çalışıyoruz. Ailelerimiz bizden bir şeyler bekliyor. Burada hiçbir kural yok. Patronlar küçük esnafız deyip sesimizi kesiyorlar. Halbuki parayı bizim sırtımızdan kazanıyorlar” dedi.
Çıraklık yapan Burak Parlak da Mesleki Eğitim Merkezi aracılığı ile iş bulanlardan. Ama adeta isyan ediyor.
Berkay Er adlı çırak, aylık 400 TL’ye çalışmasına, izinlerinin olmamasına, yol parasını dahi cebinden ödemesine öfkeli.
Niğde’den İstanbul’a gelen 19 yaşındaki Ali Çay ise yol parası vermemek için oto sanayiye yakın bir bekar evinde 4 kişi ile birlikte kalıyor.

3 KİŞİLİK MEKANDA 10 KİŞİ

Vanlı Ali Değirmenci aylık 280 TL’ye çalışıyor. Üç kişinin kalacağı bekar evinde 10 kişi ile birlikte kalıyor. Evlerin çok rutubetli. Sadece işyerinde değil kaldığı mekanda da çürüyor bedeni. “Ailem istedi ben de mesleki eğitim merkezine gittim. Gitmez olaydım. 19 yaşındayım asgari ücret bile alamıyorum. Hastalandım Yavuz Selim Devlet Hastanesi’nde sosyal güvencem gözükmedi. Demek ki devlet bizi kandırıyor. Patronlar, patronumuz da ‘işler kötü’ deyip ücretimizden kısıyor. Ben bu meslek eğitim merkezine ‘köle okulu’ diyorum. Sözleşme formumuzu bakıp branşımızı öğrenen patronlar, karpuz seçer gibi bizi seçerek işe alıyorlar. İstedikleri gibi de işten atıyorlar” diyor.
8 kişi ile aynı bekar evinde kalmaya mecbur olan Çırak Hasan Hanifi Keskin, “Çıraklık için keşke eğitim merkezine gitmeseydim. Benim durumumda olan birçok arkadaşım var. Kürt kökenli olduğumuz için bize ayrıca muamele yapılıyor. Biz insandan sayılmıyoruz. aylık 280 TL’ye dünyada çalışan var mı acaba? Bize veriyorlar bir çıraklık ya da kalfalık belgesi, diploması, hadi gidin ‘köle olun’ diyorlar” sözleriyle dile getiriyor öfkesini.


AYLIK 280 TL
Çırak Ahmet Çavuş 16 yaşında... Haftalık 70, aylık 280 TL’ye çalışıyor. Kartal Meslek Eğitim Merkezi’ne bir umutla gitmiş. Çıraklık eğitimi alırlarken bu kadar ağır sömürüye tabi tutulacağı aklının ucundan bile geçmemiş.
Kalfa olarak oto sanayide çalışan Kenan Eser, 70-80 TL’ye işçilerin haftalık çalışmaya mecbur bırakıldıklarını söylüyor. Bu ücretlerin de geç ödendiğini ya da ödenmediğini vurguluyor. Bu vurguyu doğrularcasına çırak olarak çalışan Barış Turna, haftalık olarak aldığı 70 liranın çoğu zaman iki üç ay geç verildiğini belirtiyor. Barış Turna, “Hiçbir iş güvencemiz yok. Eğitim merkezi sanayi siteleriyle anlaşıyor, bizim meslek olarak eğitildiğimiz branşlar da göz önüne alınarak oraya buraya gönderiliyoruz. Kurbanlık koyun gibiyiz. Köle gibi sadece alınıp satılıyoruz. Böyle hayata lanet olsun” diyor.
Haşim Demir
www.evrensel.net