Ölümün değil, diyaloğun yolunu açın!

Ölümün değil, diyaloğun yolunu açın!

Son bir ayda Bölge illerinde yoğunlaşan askeri sevkiyat ve operasyonlara tepki gösteren insan hakları örgütleri...


Son bir ayda Bölge illerinde yoğunlaşan askeri sevkiyat ve operasyonlara tepki gösteren insan hakları örgütleri, operasyonların Kürt sorununda çözümsüzlüğü derinleştireceğine dikkat çekerek, operasyonların durdurulup diyalog yolunun açılmasını istediler.
Sınıra askeri yığınak ve bölgede başlayan operasyonlar genişleyerek devam ediyor. Hemen her gün sınır bölgesinde bulunan dağlara topçu atışları yapılırken, Dersim, Batman, Şırnak, Hakkari başta olmak üzere bir çok il kırsalında yoğunlaşan geniş çaplı operasyonlar nedeniyle hem ölüm haberleri gelmeye devam ediyor, hem de bölge halkı için yaşam her geçen gün biraz daha zorlaşıyor. Operasyonlara tepki gösteren insan hakları örgütleri yıllardır uygulanan ve sorunu derinleştiren askeri yöntemlere bir an önce son verilmesini istediler.
DEMOKRATİK HAYATIN ÖNÜ AÇILSIN
İHD ile ortaklaşa hazırladıkları 2009 yılı insan hakları raporunda sadece çatışmalarda ölen insan sayısında bir azalma olduğunu bunun dışındaki hak ihlallerinde artış yaşandığını hatırlatan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, “Ne yazık ki 2010 yılının ilk aylarında başlayan operasyonlarla birlikte çatışmalarda yaşamını yitiren veya etkilenenlerde bir artış görüyoruz” dedi. Bakkalcı, AKP iktidarının açılım sürecini başlattığı günlerde İçişleri Bakanı Beşir Atalay ile yaptıkları görüşmede açılım sürecinde hayal kırıklığının yaşanması durumunda sonuçlarının 30 yıldır yaşananlarla kıyaslanamayacak boyutlara ulaşabileceğini ilettiklerini belirterek, “Fakat bunlar dikkate alınmadı. Bir yandan gündelik ve özgürlükleri daraltan operasyonlar yapılırken bir yandan da doğrudan bölgede silahlı operasyonlar yapıldı. Eğer bu çatışmaları önleyemezsek ‘90’lı yıllardan farklı bir süreç yaşanacak. Bu da bütün insan hakları alanının tahrip edilmesi demektir. Derhal operasyonlar son bulmalı herkesin kendini özgürce ifade edebileceği demokratik hayatın önü açılmalıdır. Yoksa bu gidiş çok tehlikeli” şeklinde konuştu.
SİLAHLA ÇÖZÜM ARAYIŞININ BEDELİNİ ÖDÜYORUZ
Türkiye’de kalıcı ve sürdürülebilir bir barışın 2 ayağı olduğunu kaydeden Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH) Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Alataş, “Bunlardan birincisi çatışma ortamının ortadan kaldırılması, ikincisi ise Kürtlerin kültürel, sosyal ve siyasal taleplerinin karşılanmasıdır. Bu ikisi birbiriyle bağlantılıdır” dedi. Devletin Kürtçe televizyon kanalı açarak çok şey yaptığını zannettiğini kaydeden Alataş, “Kürtçe televizyon açtılar ve sorunu çözdüklerini zannedip beklediler. Çatışmaları sonlandıracak hiçbir somut adım atmadılar. Bu da tabii ki barış sürecini tıkadı ve geriye sadece çatışmalar kaldı. Bu çatışmalar devletin ortaya koyduğu iradenin sonucudur. Gönüllü bir silah bırakma olmadığı sürece sorun çözülmez. Açılım söylemlerini sonuç vermeyeceğini gören devlet yeniden silaha sarıldı. Kaldı ki devlet bu ateşkes sürecinde de operasyonları durdurmamıştır. Ne yazık ki devletin silaha dayalı çözüm arayışlarının bedellerini ödüyoruz” dedi.
ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜN FATURASI AĞIR OLUR
Türkiye Barış Meclisi Sekreterya Üyesi Seydi Fırat ise “Devlet çözüm olanaklarını ve zeminini zora sokan bir politika yürütüyor. 2010 yılında Türk ve Kürt halkının beklentisi çözüm yönündeydi ama ne yazık ki bunun yolu kapatılmıştır” dedi. “2010 yılında Kürt sorununda çözümsüzlüğün faturası hepimiz için ağır olacaktır. Hükümet çözüm üreten olmaktansa çözümsüzlüğü derinleştiren bir pozisyondadır” dedi. Bir an evvel operasyonların durdurulması gerektiğini kaydeden Fırat, “Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümüne imkan sunan, buna duyarlılık gösteren bir yaklaşımın ortaya çıkması herkesin yararınadır” dedi.
OPERASYONLAR SORUNU BÜYÜTÜYOR
MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, Kürt sorununda şiddetin dozunun artmasının sorunu çözümsüzlüğe ittiğini belirterek, “Diyaloğa fırsat verecek bir sükunetin yaratılması lazım. Hükümetin açılım dediği ama içini henüz bilmediğimiz bir projesi var. Bunun içini dolduracak zeminin oluşturulması gerekli tabii ki bu operasyonlar bunu engelliyor” dedi. Özgür Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya ise TSK’nin operasyonlarının çözümsüzlüğü getirdiğini PKK’nin eylemlerinin artmasının ise çatışma sürecini derinleştirdiğini belirterek, “Operasyonların durdurulması, gerillanın da eylemsizlik kararına devam etmesi gerekmektedir. Bu şekilde sorunun çözümünün yaratılacağı bir ortam oluşturulabilir” dedi. İnsan hakları savunucuları olarak çatışmalı ortamdan üzüntü duyduklarını belirten İnsan Hakları Gündemi Derneği Genel Sekreteri Günal Kurşun ise “Ülkenin bir an evvel bu atmosferden çıkmasını umuyoruz. Bu operasyonlar sorunu çözümsüzlüğe doğru itiyor. Sorun diyalog ile çözülebilir. Her iki tarafın da silahlarla bu sorunu çözemeyeceğini anlaması gerekiyor” dedi.
(HABER MERKEZİ)
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.