YENİGÜN

YENİGÜN

  • Bugün 8 Mayıs...Mayıs ayların gülüdür...


    Bugün 8 Mayıs...
    Mayıs ayların gülüdür...
    1 Mayıs, 6 Mayıs, 8 Mayıs, 18, 26 Mayıs Genel Grevi, 31 Nurhak...Bir devlet organizasyonuyla, kontrgerilla taktiğiyle katlediler Sebahattin Ali boşuna dememiş
    “Mayıs ayların gülüdür” diye.

    Mayıs ayların gülüdür
    Taze bir çiçek dalıdır
    İçerim ateş doludur
    Mayıst’a gönlüm delidir...

    2. Dünya Savaşı’nı başlatan Hitler ordusunun yenildiği, zaferin 65. yılı.
    Başta demir-çelik tekelleri olmak üzere, Alman sermayesinin pazar paylaşımı ve sosyalizm düşmanlığı üzerinden Polonya’dan başlatarak harekete geçirildiği, Nazi ordusu insanlığa büyük acılar çektirdi. Yahudilerin soykırımdan geçirildiği, Ari Alman ırkının yaratılması hesabı içindeki Hitler sermayenin güçlü desteğiyle Eylül 1939’da Polonya’nın işgal ederek, büyük bir pazar kavgasının kapısını açtı.
    22 milyonu Sovyetler Birliği yurttaşı olmak üzere, 52 milyon insanın hayatını kaybettiği 2. Emperyalist savaşta. Savaş insanlığın en büyük felaketi olarak tarihe geçti.
    Sosyalist Sovyetler Birliği’nin yurt savunması aynı zamanda büyük bir halk dayanışması, halk cephesi, dünya halklarının demokrasi, barış ve sosyalizm savaşı olarak tarihe geçti.
    J. Stalin’in SSCB Başkanı ve Kızıl Ordu Başkomutanı olarak yönettiği mücadele ile emperyalist güçlerin açık ve gizli desteklediği savaş durduruldu. İnsanlığın geleceği, barış ve halkların kardeşliği güç ve moral kazandı.
    8 Mayıs 1945’de Nazi ordusu yenildi, zafer kazanıldı. Berlin’de Reichstag binasına kızıl bayrak çekildi. Faşizmin yenilgisinin, insanlığın, sosyalizmin zaferinin 65. yıldönümüdür bugün.
    6 Mayıs’ta faşizme karşı mücadelede yitirdiğimiz Denizler idamlarının 38. yılında anıldılar. Gençler, kadınlar, işçiler, aydınlar, emekçiler, yediden yetmişe tüm halkımız onlar için bir araya geldi, Ankara’da Denizlerin mezarı başında, İstanbul’da Nato askerlerinin denize döküldüğü Dolmabahçe önlerinde kitlesel etkinlikler gerçekleşti. Yeni kuşak gençler, işçi sınıfı davasına bağlanmış, emperyalizme ve kapitalizme karşı süren mücadelede daha kararlı bir tutumla hareket ediyorlar.
    Bu hafta boyunca ve önümüzdeki günlerde de bu tür etkinlikler devam edecek. Denizler, 18 Mayıs 1973’te işkencede katledilen Kaypakkaya, Nurhaklarda katledilen Sinanlar, Kızıldere’de katledilen Mahirler, bağımsızlık ve sosyalizm mücadelesinde yitirdiğimiz tüm devrimciler anılıyor. Mücadele her alanda büyüyerek ve yaygınlaşarak sürüyor. Yunanistan’da kapitalizmin krizini halkın sırtına yıkma planına karşı direnen işçiler, gençler ve emekçi halkın sürdürdüğü mücadele, Kürt halkının savaşa, şiddete ve inkara karşı sürdürdüğü mücadele, TEKEL işçilerinin özelleştirmeye, 4-C’ye karşı sürdürdükleri mücadele, Antep Çemen Tekstil işçilerinin sendikalaşma, Diyarbakır Tuğla işçilerinin hak mücadelesi, İstanbul’da, İzmir’de süren iş ekmek ve özgürlük mücadelelerinin tümü aynı kapıya çıkmaktadır.
    Sömürü ve baskıyı ortadan kaldırma mücadelesi. Eşitlik ve özgürlüğün egemen olduğu bir dünya, bağımsızlık ve sosyalizm mücadelesi. 1 Mayıs’tan yeni çıktığımız, 6 Mayıs’ta Denizlerin anıldığı, 8 Mayıs’ta faşizmi lanetlediğimiz, Mayıs ayı boyunca bağımsızlık ve sosyaliz diyerek yola çıkan ve hiçbir biçimde boyun eğmeyen 68 devrimci gençlik kuşağının anılmasıyla devam eden günler, bizi 26 Mayıs Genel Grevi’ne götürmektedir.
    Eğer anmalar, kutlamalar, haykırmalar doğru hedefe yöneltilecekse, bu hedef şimdilik 26 Mayıs Genel Grevi, Genel Direnişi ve Genel Boykotu olabilir. İşçi sınıfı ve emekçilerin taleplerine bağlanmış bir mücadelen ancak bizi zafere ulaştırabilir.
    Enerjimizi, fabrikalar, işyerleri, hastaneler, okullar, işçi ve emekçi semtlerinde yoğunlaştırmalı, işsizliğe, aşlığa, hak yoksunluğuna, baskıya ve sömürüye karşı ayağa kalkmalıyız.
    Köhne düzenin yerine işçilerin ve halkların düzenini kurmanın yolu buralardan geçecek...



    ENDER İMREK
    www.evrensel.net