KİRVEME MEKTUPLAR

KİRVEME MEKTUPLAR

  • Kirvem,Başka ülkelerin vatandaşları, kendi anayasaları hakkında ne düşünür ya da bu bapta anayasalarıyla başları “hoş” veya “nahoş” mudur bilemiyorum, ama özüme kalırsa eloğlunu ve onların anayasa kitapçıklarını bir tarafa dehleyip, sonra da dönüp kendimize baktığımızda görünen o ki, memleket sanki baştan sona turfanda anayasa tarlası!


    Kirvem,
    Başka ülkelerin vatandaşları, kendi anayasaları hakkında ne düşünür ya da bu bapta anayasalarıyla başları “hoş” veya “nahoş” mudur bilemiyorum, ama özüme kalırsa eloğlunu ve onların anayasa kitapçıklarını bir tarafa dehleyip, sonra da dönüp kendimize baktığımızda görünen o ki, memleket sanki baştan sona turfanda anayasa tarlası!
    Önce Osmanlı İmparatorluğu ve 1876 “Kanun-i Esasi”nin ardından gele gele nihayet Türküyle, Kürdüyle; Çerkez, Laz, Boşnak ve falan feşmekanların yanı sıra keza Rum, Musevi, Süryani, Keldani, hatta ve hatta affedersiniz Ermeni döllerinin de gerek Çanakkale gerekse diğer cephelerde “yedi düvel”e karşı birlikte verdikleri savaşın hitamında “Kanla irfanla kurulan Cumhuriyet”ten bu yana, bu ülkenin ister “dini bütün” Müslümanları, isterse “patates” dinine mensup gavurları veya Alevi bilumum “vatandaş”ları, hani deyim yerindeyse yememiş içmemiş her halükarda anayasamızı öylesine “baş tacı” edip, öylesine gölgesine sığınmışız ki; bu tablo karşısında içeride, yaniyakim Misak-ı Milli sınırları dahilinde el ele, yürek yüreğe gerçekleştirdiğimiz “milli birlik ve bütünlüğümüzle” övünürken, beri yandan da dışarıda düşmanlarımızı çatlatıp durmuşuz elhamdülillah!
    Cumhuriyetin ilk yıllarının ardından özellikle çok partili demokratik düzene geçtikten sonra, anayasamızın kadrini kıymetini, bir taraftan usul usul da olsa milletçe daha da iyi bellerken; öte taraftan, padişah efendimizin himayesindeki “kul”luktan sıyrılıp bunun yerine 1924’te anayasal “vatandaş”lığa terfi etmekle elde ettiğimiz “hak”larımızı giderek daha da fazla çakozlayıp, böylece “hukuk devleti”nde anayasaların ne denli önemli olduğunu sular seller gibi ezberlemişiz ama, nafile!..
    Nafile zira, kerameti kendilerinden menkul birileri, şu ya da bu gerekçelerle; daha da doğrusu “apoletlerinin gücü”yle ve de kendi işkembelerinin keyfine göre, durduk yere nedense “durumdan vazife çıkarıp”, bu minvalde “vatan kurtaran aslan” pozlarında gecenin bir vaktinde ansızın anayasaları rafa kaldırarak tezgahladıkları postallı, dipçikli “darbe”lerle, enkaz yığınına çevirdikleri anayasalarla ezberimizi bozmuşlar nitekim!
    Şimdilerde yüce Türk milletinin asil evlatları, yamalı bohçaya dönüşen, renkten renge bulaşan anayasamızı, bu kez de modaya uygun yeni yamalarla donatmak için milletin meclisinde sabahlara kadar süren kavga ve patırtılarla hesapça sil baştan değiştirmeye çalıştıklarına göre demek ki, toplum olarak aç yatmaya, yorgansız uyumaya eyvallah ederken, anayasasız olmamaya, onsuz kalmamaya yemin billah etmişiz!
    Nitekim biri 27 Mayıs 1961’de, diğeri 12 Eylül 1982’de, hesapça halkın iradesini yansıtan ve “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” deyu milletin yüce meclisinin duvarlarına kazılan laflara, hani mil pardon ama bilmem nereleriyle gülüp, sonra da bunların arasına, önüne-arkasına iliştirilen; arada bir devreye sokulan muhtıra, balans ayarı, e-mail yollu dalga dubaralarla kuşa çevrilen “demokrasi”mizin “temel direği”, şimdilerde kıyısından köşesinden hafif yollu da olsa “rektifiye” ediliyorsa, ehh buna da şükür!..
    Yerden göğe kadar şükür! Şükür zira, milletin meclisinde gece yarıları uykulu gözlerle de olsa havaya kalkan parmakların çoğunluğu, bundan kellim darbelerle anayasayı rafa kaldırmaya teşebbüs edip veya buna yeltenenlere bu kez “kızılcık sopası” göstermekten yana yeminli!
    Hadi hayırlısı Kirvem!..
    MIGIRDİÇ MARGOSYAN
    www.evrensel.net

    0 yorum yapılmış

      Yorum yapın

      Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.