Birleşik Krallık koalisyonla yönetilecek

Birleşik Krallık koalisyonla yönetilecek

İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’nın oluşturduğu Birleşik Krallık’ta geçtiğimiz perşembe günü yapılan seçimlerden sonra çoğunluk sağlayamayan...


İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’nın oluşturduğu Birleşik Krallık’ta geçtiğimiz perşembe günü yapılan seçimlerden sonra çoğunluk sağlayamayan partiler arasındaki görüşmelerin ardından, Muhafazakarlar ile Liberal Demokrat Parti anlaşarak koalisyon hükümeti kurmaya karar verdi. Kağıt üzerinde kalan yetkilerine rağmen, hükümeti kurma görevi veren kraliçe, Eski Başbakan Gordon Brown’ın istifasını kabul ettikten 25 dakika sonra Muhafazakarların Lideri David Cameron’u makamına çağırarak başbakanlık görevi verdi ve hükümeti kurmasını istedi.
Önceki gün yapılan olağanüstü görüşme ve tartışmalardan sonra, akşam saatlerinde yaklaşık bir saat içinde her şey oldu bitti. 24 saat önce Liberaller ile eski hükümet partisi İşçi Partisi arasında anlaşmaya varıldığı haberlerinin yayılmasına karşın, yoğun görüşme trafiği devam etti. Liberallerin isteklerine daha kapalı ve muğlak yaklaşan İşçi Partisi’ne, Liberaller sonunda sırt çevirerek Muhafazakarlar ile dört gün boyunca yaptıkları görüşmelere kaldıkları yerden devam ettiler. Çok geçmeden sonuç alan Liberaller’in, kabinede temsil edileceği belirtildi.
EKONOMİK KESİNTİLERDE ANLAŞTILAR
İki taraftan yapılan açıklamalara göre, kamu kesintileri ve ekonomi politikalarında anlaşmaya varıldığı görülüyor. Liberallerin bankalardan yüksek vergilerin alınması doğrultusundaki önerilerinin suya düştüğü ve Muhafazakarların istediği gibi olduğu belirtiliyor. Bir vergi yerine başka bir vergi. Yani halkın sırtına fazladan bir vergi yükleneceğe benziyor. Görevi aldıktan sonra Başbakanlık Konutu önünde yaptığı açıklamada David Cameron, Liberal Demokrat Parti ile anlaştıklarını ve parti farklılıklarını bir kenara bırakarak ülke için çalışacaklarını iddia etti.
Kamu harcamalarında kesinti konusunda da anlaşmaya varıldığı tahmin ediliyor. Liberaller seçim öncesi, kamu harcamalarında “Daha adaletli bir dağılım ve ona uygun kesintiler” isterken Muhafazakarların, hemen kesintilere başlayıp, yıl sonuna kadar 6 milyar sterlin tasarruf yapma planının hayata geçirileceği açıklandı.
SERMAYE BASTIRDI
İngiliz sermaye grupları, ABD’de George W. Bush’un başkan seçildiği seçimlerdeki gibi bir manzaranın ortaya çıkmamasını ve derhal bir hükümetin kurulmasını istiyordu. Ekonomideki gidişat ve Yunanistan’dan sonra “iflas” eşiğine geleceği riski olan ülkeler arasında olan Birleşik Krallık’ta bir an önce istikrarın sağlanmasını isteyen sermaye, başından beri Muhafazakarları destekledi ve her ne pahasına olursa olsun Muhafazakarların öncülüğünde bir hükümetin kurulmasını istediler. Ülkedeki 500 büyük firma, açıktan Muhafazakarları destekleyerek, İşçi Partisi’nin seçim öncesi önerdiği “işçi vergisi”ni vermekten kurtuldular.
PROTESTOLAR ARASINDA
Muhafazakarlar ile koalisyon yapılmasına karşı çıkan Liberal Parti tabanından yüzlerce kişi görüşmelerin yapıldığı Londra merkezinde protestolar düzenledi. Savaş karşıtlarının da olduğu protestoya bir ara binlerce kişi katılarak “Askerleri geri çekin” ve “Kesintilere hayır” sloganları attılar. Kraliçeden hükümet kurma görevi alarak başbakanlık konutuna gelen yeni Başbakan David Cameron, binlerce kişinin protestoları eşliğinde yeni mekanına girdi.
1997 yılında başlayarak 10 yıllık başbakanlık görevi boyunca Blair’in ciddi tecrübesi olmadığını eleştiren Muhafazakarlar’da, daha genç ve sadece 9 yıllık milletvekilliği tecrübesi olan David Cameron’un başbakan olması soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Bazı yorumcular, beş yıllık hükümetin kurulmasına rağmen, hükümetin beş yılı tamamlamadan erken seçime gideceği yönünde yorumlar yaptı.
İŞÇİ PARTİSİ LİDERİNİ ARIYOR
Eski Başbakan Gordon Brown, Başbakanlıktan ve İşçi Partisi liderliğinden istifa ettikten hemen sonra liderlik yarışı başladı. Marksist baba Miliband’ın oğlu David Miliband’ın lider olma olasılığı üzerinde durulurken, Brown’a yakınlığı ile bilinen Ad Balls’un da liderliğe aday olabileceği üzerinde duruluyor.
(Londra/EVRENSEL)

KABİNE ŞEKİLLENİYOR

Yapılan ilk açıklamalarda, Muhafazakar Parti Lideri David Cameron Başbakan olacak. Liberallerin Lideri Nick Clegg ise Başbakan Yardımcısı olacak. İngiltere’de öngörüleri ve ekonomi alanındaki uzmanlığı ile bilinen Vince Cable, sadece Muhafazakarların Maliye Bakanı olacak olan George Osborne’a danışmanlık yapacak. Geleneksel Muhafazakarlardan olan Eski Lider William Hague Dış İşleri Bakanlığı görevini alırken, daha önce liderlik koltuğuna oturmak için yarışan Liam Fox’un Savunma Bakanlığı’na getirileceği tahmin ediliyor. Kabinede dört Liberal Demokrat Partili bakanın yer alması bekleniyor.


YENİ HÜKÜMETİ GREVLE KARŞILAYACAKLAR

İngiltere’de hükümetin tasarruf tedbirlerine karşı çıkan British Airways kabin ekibi, Mart ayındaki grevin ardından 18 Mayıs’tan itibaren toplam 20 günlük yeni bir greve hazırlanıyor. Kabin ekibi beşer günlük dört grev planlıyor.
İlk grevin 18 Mayıs’ta, diğerlerinin ise 24 Mayıs, 30 Mayıs ve 5 Haziran’da başlaması öngörülüyor. Ancak çalışanları temsil eden sendika, British Airways yönetimine çağrı yaparak müzakere masasına dönmesi durumunda grevin engellenebileceğini belirtti.
Grevin okulların tatile girdiği döneme gelmesi nedeniyle etkili olacağı belirtiliyor.
Mart ayındaki grevde British Airways’in yüzlerce uçuşu iptal olmuş, havayolu yaklaşık 45 milyon sterlin zarar etmişti. Şirket yönetimi, başka çalışanlarını kabin görevlisi olarak çalışarak ya da başka havayollarından ekipleriyle birlikte uçak kiralayarak grevi kırmaya çalışmıştı.
İRLANDA’DA PROTESTO
İrlanda’da, hükümetin ekonomik krizle mücadele yöntemini protesto eden bir grup, meclis binasına girmeye çalıştı.
Polis, Unite sendikasının desteklediği gösteriye katılan 500 kadar kişinin önceki akşam saatlerinde meclise yürüdüğünü, gruptan ayrılan 100 civarında göstericinin ise içeri girmek için ana kapıyı zorladığını bildirdi. Meclise girmek isteyenlere polisin müdahale etmesi nedeniyle, bazı sendikalıların ve bir polis memurunun hafif yaralandığı, gözaltına alınan olmadığı belirtildi.
Hükümetin bankacılık krizine odaklanarak kamu hizmetlerini ihmal ettiğini söyleyen sendikalar, son dönemde işsizliğin artmasından da hükümeti sorumlu tutuyor.
Arif Bektaş
www.evrensel.net