GERÇEK

GERÇEK

  • Altı konfederasyonun pazar günü bir araya gelip yaptıkları 1 Mayıs değerlendirmesinde; “26 Mayıs genel eylemi” konusunda her kafadan bir ...


    Altı konfederasyonun pazar günü bir araya gelip yaptıkları 1 Mayıs değerlendirmesinde; “26 Mayıs genel eylemi” konusunda her kafadan bir ses çıkması, arkasından salı günü “26 Mayıs” gündemli yapılan toplantıdan; her konfederasyonun kendi “başkanlar kurulunu” toplayarak karar çıkarması biçimindeki bir karar alması, konfederasyon yöneticilerinde bir fikir açıklığı olmadığının işaretidir.
    Dün Türk-İş, Başkanlar Kurulu’nu topladı. (Bu yazı yazıldığında Türk-İş Başkanlar Kurulu’nun ne karar aldığı henüz bilinmiyordu.) Bugün KESK, yarın da DİSK Başkanlar Kurulu toplanacak. Ama asıl karar herhalde; dört konfederasyonun başkanlar kurullarının toplantısından sonra, konfederasyon başkanlarının yapacağı toplantıda alınacaktır. Yani en azından girilen süreç böyle yorumlanabilir.
    Eğer konfederasyonların başkanlar kurullarını toplamalarının nedeni; sendikaların genel merkezlerini ve tüm sendikaları karara ortak ederek, sendikaların katılımını daha etkin bir biçimde yapmayı amaçlıyorsa, elbette ki böyle bir girişim “iyidir”, “mücadelenin hayrına”dır! Ama bunu konfederasyonlar, aldıkları kararı hayata geçirmekte tereddüde düştükleri (ya da karardan vazgeçtikleri) ve ne yapacaklarını bilmedikleri için topu başkanlar kuruluna atmak için yapıyorlarsa, bilinmelidir ki sendikal hareketi bir handikap beklemektedir!
    Çünkü birincisi, bu karar; TEKEL işçilerinin eylemi sonlandırılırken, bu mücadelenin gündeme getirdiği emek talepleri üstünden ve bin kadar sendikacı ve işyeri temsilcisinin de önersi dikkate alınarak alınmıştır. İkincisi, bu karar; “bir günlük bir uyarı eylemi” için alınmıştır. Dolayısıyla, eylem için emekçilerin desteği dışında özel bir sıcak gerekçe gerekmez. Burada olsa olsa emekçilerin genel bir desteğinin olması gözetilir. Zaten bu yüzden de 26 Mayıs diye bir tarih, daha 26 Mayıs’a yaklaşık üç ay varken belirlenebilmiştir.
    Bu yüzden de:
    1) Konfederasyonlara bağlı sendikaların, öne sürülen talepleri hükümetin dikkate aldığı ya da alacağı konusunda hiçbir belirti yokken eylemi ertelemesi, işçi mücadelesine, sendikaların itibarına ağır bir darbe vurur ve hiçbir gerekçe böyle bir kararı anlaşılır yapamaz. Emekçilerin genel desteği açısından ise ortada bu karardan iki ay sonra yapılan 1 Mayıs gösterilerinde tartışılmaz biçimde görülmüştür ki, emekçilerin taleplerini ifade etmek için yapılacak çağrılara katılım istekleri, kararın alındığı günlerden bile daha yüksektir. Ve yine 1 Mayıs’ta görülmüştür ki (daha önceki pek çok işçi eyleminde de görüldü); sendikalar isterlerse, işçileri özel olarak örgütlenmeden de bir günlük ya da daha fazla süreli eylemlere çekebilirler.
    2) “26 Mayıs Genel Eylem” kararını konfederasyon başkanları aldı. Ama bin sendikacının da bu doğrultuda önerisi vardı. Şimdi kararı değiştirmek için konfederasyon başkanlarını toplamak yetmeyecektir. Bu bin sendikacının da karara katılması işin ahlakı bakımından önemlidir. Dahası; şimdi pek çok il ve sanayi bölgesinde işçiler, kamu emekçileri, 26 Mayıs’ın ertelenmemesi gerektiği konusunda çağrılar yapıyorlar. Az çok 26 Mayıs’ta ne yapılacağından haberi olanlar, “Evet, mutlaka yapılmalı; emek düşmanları uyarılmalı!” diyorlar.
    Kaldı ki; sendikaların işi, işçiler emekçiler sokağa çıkınca onların önüne düşmek değil mücadelenin ihtiyacı neyse o tutumun alınması, o eylemin hayata geçirilmesi için işçiyi, emekçiyi yeniden yeniden örgütlemektir. Burada da belirleyici olan, “26 Mayıs’ta genel eylem” kararını aldıran koşulların ortadan kalkmamış olmasıdır. Sendikalara, her kademeden sendikacılara düşen ise bu kararın en radikal biçimde uygulanması için gerekenleri yapmaktır. Yoksa tepeden bakıp; “Evet, böyle bir eylem gerekli ama işçi, kamu emekçisi buna hazır değil” demek; “Peki, sen ne iş yapmak için oradasın” sorusunu gündeme getirir ki, böyle bir sorunun bugün gündemin önüne çıkması, elbette en başta mevcut sendika yönetimleri için son derece yaralayıcı tartışmaların gündeme gelmesi demektir.
    Bu yüzden 26 Mayıs, sendikalar ve sendikacılar için de bir “test”tir!
    İ. Sabri Durmaz
    www.evrensel.net

    0 yorum yapılmış

      Yorum yapın

      Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.