Dersim’e tanık bir albüm: Sad

Dersim’e tanık bir albüm: Sad

DERSİM coğrafyası taşıdığı doğal güzellikleriyle bilinir. Güzellikleri bağrında taşıyan bu coğrafyada aynı zamanda acılara tanıklık etti, ediyor...


DERSİM coğrafyası taşıdığı doğal güzellikleriyle bilinir. Güzellikleri bağrında taşıyan bu coğrafyada aynı zamanda acılara tanıklık etti, ediyor...
İnsanlık tarihinde ne insanın insana verdiği acıların en korkunçların biri Dersim’de yaşandı. Öncesi bir yana, ‘38 olarak hafızalara kazınılan tarih... Yarıda kalan hayatlar, yetim bırakılan çocuklar... Ardından ‘90’lı yılların ortalarına doğru, acılara yine tanıklık etti Dersim... Bu kez köyler zorla boşaltıldı. Ve yine göç başladı... Evler yakıldı. Yükselen dumanlar, ‘38’deki dumanlarla karıştı. Önce insanlar uslandırılmak (tedip) sonra bulundukları yerden uzaklaştırılıp, yok edilmek (tenkil) istendiler. Ve Dersim insanı pepuk kuşu misali acılarını kendisiyle taşıdı hep...
Ve sonra baraj tehlikesi çıktı ortaya...
Evet, bahsettiğimiz Dersim’e dair şimdiye kadar sayısız kez yazılıp çizildi... Acılar ağıtlara dönüştü ve insanlığa ulaştırıldı...
‘90’LI YILLARIN TANIĞI VE MAĞDURU
Dersim’e bağlı Hozat ilçesi Zımeq (Çığırlı) köyünde yaşama merhaba diyen Erdoğan Emir, ‘90’lı yıllarda Dersim’de yaşananların hem tanığı hem de mağduru...
Okuduğu okul kapatılınca, askeri kışlanın içindeki yatılı okulda okumak zorunda kalmış. Yaşadığı bölgedeki diğer yaşıtları gibi o da asimilasyon politikalarından nasibini almış.
Erdoğan Emir şöyle anlatıyor: “Kendi anadilimiz Zazacayı konuşamaz olduk, konuşmak utanç verici olmaya başladı... Babam gelirdi okuldan bizi almak için... Ya babamın anlamadığı bir dili konuşmak zorundaydım ya da konuşamadığım için susmak zorundaydım. Bu susma öyküsü bizi dillendirdi, o ana tanıklık etmiş bir insanın sessiz kalması imkansız bir durumdu.”
Erdoğan Emir şimdi de “sessizliğe karşı”, kendi anadilinde çıkardığı ilk solo albümle, tepkisini ortaya koydu. Birikmiş dilin sessizliğini tekrardan dillendirmek, yeni anlamlar yükleyerek, müziğe taşıyan Emir’in albümü “Sad (Tanık)” Kom Müzik’ten çıktı.
Erdoğan Emir, çeşitli müzik gruplarıyla başladığı müzik serüvenini bir süre de Grup Munzur’la devam ettirdi. Grupla yollarını ayıran Emir, Dersim başta olmak üzere, ulaşabildiği bütün kaynaklara ulaşmaya çalıştı.
Hem kendini hem de kendi kültürünü anlamak üzere çalışmalara koyuldu. Bir yılı geçen sürede yaptığı çalışmalardan elde ettiği birikimi müzik albümüyle müzikseverlerin karşısına çıktı.
VİCDANLARA SESLENEN ALBÜM
Zazaca’nın yok olma tehlikesi yaşadığını belirten Emir, “Böyle bir dönemde insanın kayıtsız kalması kabul edilemez. Akıl ve vicdan bütünlüğü içinde, katkılar sunmaya çalıştım” diyor. Emir, insan-ı kamille kendi coğrafyasının geçmişinde yaşanan acılara tanıklık ediyor. İnsan-ı kamillerden olan ve yaşı küçültülerek, idam edilen Seyid Rıza ve yol arkadaşlarını bir kez daha hatırlatıyor dinleyiciye...
Dersim’in farklı kültürlere beşiklik ettiğini hatırlatan Emir, kendi coğrafyasını kırmanciye bellek (alacalı kırmanci) ve derviş toprağı olarak adlandırıyor. Bu farklılığı da zenginlik olarak albümüne taşımaya çalıştığını anlatan Emir, ‘90’lı yıllarda yaşananların da ‘38’in devamı olduğunu söylüyor. Emir, barajların da bu politikaların devamı olduğunu belirtiyor.
Sanatçı yaptığı albümle, dinleyicinin vicdanlarına koyarak dinlemelerini istiyor. Emir, kendi kültür ve diline bir katkı sağlamak için albüm yaptığını belirterek, bunun böyle algılanmasını istiyor.
Kendi dili ve kültürüne yönelik yaptığı çalışmaları sürdüreceğini söyleyen Emir, yaptığı çalışmaların halkın değeri olduğunu belirterek, bunları herkesle paylaşmaya hazır olduğunu da ifade ediyor.
Sad albümünde 12 eser yer alıyor. 1 eser enstrümantal, iki tane de geleneksel ezgi var. Geriye kalan eserlerin söz ve müziği Erdoğan Emir’e ait. Albümde Alişan Önlü şiirleriyle yer alıyor.
Şerif Karataş
www.evrensel.net