Sen misin kantini
eleştiren!

Gazetemizde 24 Mayıs 2010 tarihinde çıkan İzmir’in en köklü liselerinden Atatürk Lisesi’nin kantiniyle ilgili haber, okul yönetiminde büyük rahatsızlık yarattı.


Gazetemizde 24 Mayıs 2010 tarihinde çıkan İzmir’in en köklü liselerinden Atatürk Lisesi’nin kantiniyle ilgili haber, okul yönetiminde büyük rahatsızlık yarattı. “Sandviçte metal kapak salatada tırtıl” başlıklı haberde, özel bir şirket tarafından işletilen okul kantinindeki hijyen şartları ve yüksek fiyatlar eleştiriliyordu.
Haberin gazetemizde çıkmasının ardından kantinle ilgili eleştirileri görmezden gelen okul yönetimi, haberde adı geçen öğrenciler ve velileri üzerinde baskı kurmayı tercih etti. Haberin çıkmasının hemen ardından velileri okula çağıran, haberde adı geçen öğrencileri disiplin yönetmeliğiyle tehdit eden okul yönetiminin, gazetemiz hakkında da asılsız iddialarda bulunduğu öğrenildi.
Müdür Yardımcısı Erdoğan Kanal tarafından tasdikname ile tehdit edilen ve sert bir şekilde azarlanan öğrencilerin okula çağırılan aileleri de, haberle ilgili baskı altına alındı. Haberin içeriğindeki kantin şartlarıyla ilgili herhangi bir yorum yapmayan idarecilerin, haberin gazetemizde çıkması konusundaki rahatsızlıklarını “Neden diğer gazeteler değil de Evrensel?” diyerek ortaya koydukları öğrenildi. Geçtiğimiz cuma günü haberde adı geçen öğrencileri kahvaltıya çağıran ve hijyen koşullarına uymadığı için haber konusu edilen kantinden yiyecek ısmarlayan okul yönetiminin, öğrencilere nasihat vermenin yanı sıra gazetemiz hakkında asılsız iddialarda da bulunduğu öğrenildi. Gazetemizi “PKK yanlısı, bölücü” diye niteleyen okul idarecilerinin, öğrencileri gazetemizi okumamaları konusunda uyardıkları belirtiliyor.
OKULDA SİVİL POLİS GÖZETİMİNDE İFADE
Uzun süredir okulda öğrenci, öğretmen, hatta okul idarecileri açısından sıkıntı yaratan, öğrencilerin zehirlenmelerine dahi yol açan kantindeki sorunları dile getiren öğrencilerin karşılaştıkları uygulamalar, en demokratik haklarına sahip çıkan öğrencilerin nelerle karşılaşabileceğini göstermesi açısından ibret verici oldu. Pahalı olduğu ve hijyenik bulunmadığı için okulda birçok öğrenci ve öğretmen yiyeceklerini evden getiriyor.
Çocuğuna ceza verilmesinden çekindiği için adını vermek istemeyen bir veli, haberin gazetede çıktığı gün okula çağrıldığını, müdürün odasında bir sivil polisin yanında öğrencilerden ve velilerden ifade alındığını anlattı. İtiraz etmesi üzerine polisin odadan çıktığını anlatan veli, sınıflarda öğrenciler arasında “Tasdikname verilecekmiş” sözlerinin dolaştığını, öğrenci ve öğretmenlerin tedirgin olduğunu söyledi. Öğrenci ve velilere, “Okulun adı ve fotoğrafı gazetede çıktı, sizin yüzünüzden adı karalandı” denilerek baskı kurulduğunu belirten veli, müdürün kantin sorununa ilişkin ihaleyi kendilerinin değil İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yaptığına ilişkin bir açıklaması olduğunu belirtti. Veli, uzun zamandan beri gündemde olan kantin sorununun bir türlü çözülemediğini belirtti.
BEĞENMEYEN ALIŞVERİŞ YAPMASIN
Konuyla ilgili olarak görüştüğümüz Müdür Hasan Basri Karaoğlu ve Müdür Başyardımcısı Erdoğan Kanal, haberle ilgili olarak gazetemizle ilgili söylenenleri kabul etmezken, alınan ifadelerin bilgi amaçlı olduğunu savundular. Okul Müdürü Karaoğlu’nun, kantin sorununa ilişkin önerisi, “Beğenmeyen kantinden alışveriş yapmasın. Alışveriş özgürlüğü var” şeklinde oldu.
Yaptığımız görüşmede okul müdürü, “Onların henüz bir kişilikleri yok, birey değiller” derken, haberin çıktığı gün haberde adı geçen çocuklar çağrılarak, “Okula ait bilgileri dışarı sızdırdım” içerikli yazılara imza attırıldı.
Sivil polisin yanında öğrenci ve velilerle görüşüldüğüne ilişkin olarak ise Müdür Karaoğlu, polisin KPSS başvurusu için geldiğini ve şifre almak için odasında bulunduğunu ileri sürdü. Karaoğlu, sivil polisin olayla ilgili çağrılan velilerin yanında telsizinin sesi açık bir şekilde okul içerisinde dolaşmasını ise polisin 24 saat görev yapması ile açıkladı.
Konuyla ilgili olarak görüştüğümüz hukukçular, satın alınan hizmetin kalitesinin iyi olmasını istemenin en doğal hak olduğuna vurgu yaparak, bunu talep eden öğrencilerin, okula ait bilgileri dışarıya sızdırmış kabul edilemeyeceğini belirttiler. Böyle bir durumda tasdikname verilmesinin ise asla söz konusu olamayacağını vurguladılar. (İzmir/EVRENSEL)

‘BÖYLE BİR BEYANDA BULUNULMADI’
İzmir Atatürk Lisesi öğrencisi Elif Çağlayan’ın vekili Avukat Serdar Amuş, gönderdiği yazı ile gazetemizin 24.05.2010 tarihli sayısındaki “Sandviçte metal kapak, salatada tırtıl” başlıklı haberde, Elif Çağlayan’ın “İyileştirilmesi için ne gerekiyorsa yapılsın” şeklinde bir açıklama yapmadığını belirtti. Avukat, gazetedeki ifadelerin öğrenciler arasındaki konuşmalardan esinlenerek yazıldığını savunarak, “Okulda son derece başaralı, öğretmenleri ve okul arkadaşları tarafından çok sevilen, tamamen derslerine konsantre olmuş, 2 yıl sonra sınavlara girecek olan, okul yönetimiyle diyalogları da son derece iyi olan 16 yaşında lise ikinci sınıf öğrencisi genç bir insanın, İzmir’in en köklü eğitim kurumunu adeta şikayet edermişçesine bir beyanda bulunması mümkün değildir” dedi.
Emine Uyar
www.evrensel.net