Boykot kampanyası somut bir zemindir

Filistin İçin İsrail’e Boykot Girişimi’nin Muammer Karaca Tiyatrosu’nda düzenlediği panelde, “Fillistin-Türkiye-İsrail’de devletler ve halklar arası ilişki” konuşuldu.


Filistin İçin İsrail’e Boykot Girişimi’nin Muammer Karaca Tiyatrosu’nda düzenlediği panelde, “Fillistin-Türkiye-İsrail’de devletler ve halklar arası ilişki” konuşuldu.
Ayşe Düzkan moderatörlüğündeki panel öncesi, Türkiyeli sol örgütlerin “Filistin davası davamızdır” başlıklı ortak metni okundu.
Açıklamada, “İsrail ile Türkiye egemenlerinin çıkarları bütünleştirilirken Türkiye ve Filistin halklarının çıkarları da ortaklaşmaktadır...Enternasyonal bir mücadeleyle bu kanlı ve ikiyüzlü siyaset teşhir edilmeli. Boykot kampanyası somut bir zemindir” denildi.
TÜRKİYE-İSRAİL İŞ BİRLİĞİ
‘70’lerde Türkiye’den Filistin’e giden birçok solcuyla işgale karşı savaştığını söyleyen Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Politbüro Üyesi Abu Ahmet Fuad, “Türkiye ile İsrail arasında stratejik ve geniş çaplı bir iş birliği olduğu Arap uluslarının zihninde. Filistin’de tüm örgütler de bu iş birliğinin zayıflatılması gerektiğini biliyor, toprağımızı işgalden korumak ve siyonist yapıya direnmek için mücadele veriyor” dedi.
Fuad, “Yalnızca ürün boykotu değil askeri ve politik düzeyde de boykot kararı alınması” çağrısında bulundu.
TÜRKİYE SOLUNUN DAYANIŞMASI
Türkiye solunun Filistin meselesinde harekete geçmesi gerektiğini belirten Filistin Boykot Ulusal Komitesi’nden Jaradat, işgal kalkana kadar, tüm Arap topraklarında utanç duvarı kalkana kadar, ırkçı yasalar ortadan kaldırılana kadar, Filistin mülteci hakları kabul edilene kadar ve yurtlarına geri dönene kadar, tazminat hakkı tanınana kadar boykota devam edeceklerini açıkladı. “Oturup ağlamamaya ve kurban olmamaya karar verdik. İsrail suçlu bir devlettir. İsrail’e karşı verilecek en iyi yanıt, boykotu dayatmak ve ambargo ve yaptırımlar uygulayarak silah anlaşmalarından vazgeçmektir” diyen Jaradat, şöyle devam etti: “Dinciler, Filistin halkının hiçbir zaman yanında olmadılar. 30 yıl boyunca yanımızda hep devrimciler yer aldı. Neden Türkiye’de dinciler kadar bizi desteklediklerini bildiğimiz devrimciler de seslerini duyurmuyor? AKP’nin Filistin’deki yankılarında büyük bir yanılsama var. Bu ikiyüzlülük ortadan kaldırılmalı.”
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel de Türkiye-İsrail arasında en fazla anlaşmanın AKP döneminde yapıldığını aktardı
İsrail yasağı nedeniyle sempozyuma katılamayan Abnaa el-Balad Hareketi Genel Sekreteri Muhammed Kanaane, video bağlantısıyla yer verilen canlı mesajında, “İsrail mücadelemizi engelleyemeyecek. Kurtuluş gemisindeki yolumuza devam edeceğiz. Bütün mazlum halkları yanımıza alarak rotamıza devam edeceğiz.” diye konuştu.
ERDOĞAN’A ALDANMAYIN!
Araştırmacı-Yazar Hüseyin Aykol, İsrail’in Gazze’ye yardım götüren gemilere saldırmasına da değinerek, “Öldürülen dokuz aktivistin kanında Türkiye devletinin de parmağı var. Son dönemde artış gösteren bu iş birliği anlaşmalarıyla hükümet İsrail’i destekliyordu” şeklinde konuştu.
Aykol, Adnan Menderes döneminde İsrail’le gizli geliştirilen ilişkilerin Süleyman Demirel ve Tansu Çiller döneminde ivme kazandığını, Erodoğan’ın başbakanlığında ise tavan yaptığını söyledi. Türkiye ve Arap halklarını bu ikiyüzlü siyasete dikkat etmeye çağıran Aykol, “Erdoğan, karşıt söylem geliştirdi ama alttan alta ilişkiler sürüyor. Bu ikiyüzlülüğe karşı hem biz hem Arap dünyası uyanık olmalı. Erdoğan’ın sıcak mesajlarına kanıyorlar, onlar da zamanla aldatıldıklarını göreceklerdir” dedi.
İSRAİL İLERİ KARAKOL
Boykot Atölye Grubu Sözcüsü Elif Berk de, 11 Eylül saldırılarının ardından ABD’nin İsrail ile olan ilişkilerinin güçlendirildiğini, Süveyş Kanalı’nda Mısır’a karşı “önleyici savaş” doktriniyle hareket eden İsrail’in, ‘80’lerden sonra emperyalist güçlerin ilerici bir karakolu olarak işlev görmeye başladığını söyledi. (İstanbul/BİA)
Erol Önderoğlu - Berivan Tapan
www.evrensel.net