43 milyon çözüm arıyor

Dünyada milyonlarca insan, yurttaşı olduğu ülkelerdeki savaşlar, doğal afetler ya da ırk, din...


Dünyada milyonlarca insan, yurttaşı olduğu ülkelerdeki savaşlar, doğal afetler ya da ırk, din, belli bir sosyal gruba mensup olması veya siyasi düşünceleri nedeniyle baskı ve işkence görmemek için ülkesini terk ederek yabancı ülkelerde yaşam savaşı veriyor. Mültecilerin sorunlarına dikkat çekmek, çözüm üretmek; mülteci ve sığınmacıların cesaretlerini, güçlerini ve hayatta kalma dirençlerini onurlandırmak için BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) 20 Haziran’ı, Dünya Mülteciler Günü olarak ilan etti.
BMMYK ve bu konuya ilişkin çalışan kitle örgütleri ve gönüllüler de 20 Haziran’da, evlerini yurtlarını bırakıp kaçmak zorunda kalmış milyonlarca insanın yaşadığı zorlukları, uluslararası topluluğa hatırlatmak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleyecek. Bu yılki etkinliklerinin temasının “Evimi alabilirsiniz ama geleceğimi asla” olduğunu ifade eden BMMYK Dış İlişkiler Sorumlusu Metin Çorabatır, 1951 Cenevre Sözleşmesi’ne göre mültecinin; “Kendi ülkesi dışında bulunan, ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi görüşü sebebiyle zulüm görmekten haklı nedenlerle korku duyan ve ülkesinin korumasından yararlanamayan ya da yararlanmak istemeyen veya zulüm korkusu nedeniyle oraya dönmek istemeyen kişi” olarak tanımlandığını bildirdi.
YERİNDEN EDİLMİŞ MİLYONLAR
Çorabatır, son verilere göre dünyada yerinden edilmiş 43 milyon insanın olduğunu tespit ettiklerini ancak bunlardan sadece 15 milyon insanın mülteci statüsünde olduğunu ifade etti. Mültecilerin sorununun çözümünde gönüllü geri dönüşleri esas aldıklarını ifade eden Çorabatır, “Ancak bu geri dönüşler oldukça azalmış durumda. Bu da bizim işimizi daha çok zorlaştırıyor” dedi. Türkiye’nin konumu itibariyle bir geçiş yolu özelliğini taşıdığını ifade eden Çorabatır, “Son yıllarda Türkiye’den geçişler oldukça fazlalaşmış durumda. 31 Mayıs 2010 itibariyle hazırlanan verilere göre bu yıl 15 bin insan başvuruda bulundu. Bunlardan 9 bin 150 kişiye mülteci statüsü verilirken, sığınmacı statüsünde bulunanların sayısı da 6 bin 105’tir” dedi. Çorabatır, bu sayının toplam olarak 15 bin 255 olduğunu belirterek, “Afganistan’dan 2 bin 897, İran’dan 4 bin 526, Irak’tan 5 bin 403, Somali’den 1172 kişi gelmiştir. Türkiye’de bulunanların yaş dağılımları ise çocuklar için 4 bin 257 iken, 18-59 yaş arası için bu sayı 10 bin 674, 60 ve üstü yaş için 324’tür” dedi. Son dönemlerde özellikle İran’dan gelişlerin çok arttığına dikkat çeken Çorabatır, bunların sosyal gruplar olduğunu yine siyasi görüşe sahip gazetecilerin yoğunlukta olduğunu ifade etti. Özellikle mevcut siyasi iktidara muhalefet edenlerin yoğunlukta olduğunu ifade eden Çorabatır, komşu ülkelerdeki çelişkilerin olduğu gibi kendilerine yansıdığını kaydetti. Çorabatır, cinsiyet dağılımı açısından da erkeklerin 9 bin 24, kadın sayısının da 6 bin 231 olduğunu belirtti.
TÜRKİYE’DE İLTİCA YASASI YOK
Türkiye’nin Cenevre Sözleşmesine taraf olduğunu ama bir iltica sığınma yasası ile bağımsız sivil kurumunun olmadığını belirten Çorabatır, “Türkiye’nin bir iltica sığınma yasası yok. 1994 yönetmeliği var ama bu meseleyi çözmüyor.
Türkiye’nin acilen bir yasa çıkarması gerekiyor. Şimdi hükümetin gündeminde bu var. Bakanlar Kurulu gündemine geldikten sonra artık Türkiye’deki mültecilerin de bir yasası olacak” dedi.
Bunun kurumsal anlamda da böyle olduğuna dikkat çeken Çorabatır, en kısa zamanda İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulacak bir genel müdürlük ile de kurumsal sorunlarını çözeceklerini belirtti. Mevcut durumda Türkiye’de sığınma talep eden insanların hem Türk makamlarına hem de emniyet müdürlüğüne başvurduğunu belirten Çorabatır, Türkiye’de mültecilerin 30 ilde mecburi ikamete tabii tutulduklarını belirtti.
Prosedürün oldukça yavaş ilerlediğine dikkat çeken Çorabatır, ikamet parası dahil olmak üzere çalışma hakları için izinler vb. işlemlerin mülteciler için oldukça zor olduğunu belirtti.
Çorabatır, mültecileri üçüncü bir ülkeye yerleştirmekte de çok zorlandıklarını bunların bir yasa çıkarılması ile sağlıklı bir işlerliğe kavuşacağını ifade etti. Çorabatır bu yıl yapılacak etkinliklerde aralarında Elif Şafak ve Ayşe Kulin’in de bulunduğu çok sayıda tanınmış yazarın mültecilerin hikayelerini kaleme alacaklarını ve bunların yayınlanacağını belirtti. Çorabatır ayrıca resim sergisi, TV programları gibi etkinliklerle mültecilerin sorunlarını daha fazla gündemleştirmeyi esas aldıklarını söyledi.

ORTAK ETKİNLİK DÜZENLENİYOR
Ayrıca Dünya Mülteciler Günü nedeniyle 19-20 Haziran tarihlerinde BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), Uluslararası Af Örgütü, Helsinki Yurttaşlar Derneği ve İnsan Hakları Derneği “Mültecilerin haklarını korumak için şemsiyelerimizi açıyoruz” adı altında ortak bir etkinlik programı hazırladı. “Türkiye’de 4 ilde, Avrupa’da 8 ülkede Mültecileri hukuksuzluk yağmurundan, sınır dışı etmelerden, idari gözaltılardan ve ayrımcılıktan korumak için beyaz şemsiyelerimizi açıyoruz” diyen ortak etkinlik programında, “Mülteciler için ses çıkarın, bize katılın. Şemsiyenizin altında onlara yer açın. Beyaz giysilerimiz ve şemsiyelerimizle mültecilere yalnız olmadıklarını hatırlatalım” denildi. Türkiye’de Ankara, İstanbul, İzmir ve Van’da gerçekleştirilecek olan Dünya Mülteciler Günü ortak etkinlik programında katılımcılar mültecilere destek amacıyla beyaz şemsiyeler açıp beyaz elbiseler giyecekler.
Nagihan Akarsel
www.evrensel.net