PETKİM’den atılan işçiler AHİM yolunda

PETKİM’in özelleştirilmesinin ardından işten atılan ve açtıkları davaları kaybeden işçiler haklarını AİHM’de arıyor.


PETKİM’in özelleştirilmesinin ardından işten atılan ve açtıkları davaları kaybeden işçiler haklarını AİHM’de arıyor. Özelleştirme sonrası PETKİM’den çıkarılacağı açıklanan 800 işçinin 347’si zorla emekli edilmiş, 290’ı da 4-c’ye geçirilmişti. Geri kalanlar da işten atıldı ya da imzalatılan kağıtlarla kendi işten çıkmış gibi gösterildi. İşlerinden olan işçilerin eline ise sadece kıdem tazminatları geçti.
PETKİM yöneticileri “Tazminatlarını ve haklarını alarak ayrıldılar” açıklaması yapsa da işten çıkarılan işçilerin eline sadece kıdem tazminatı geçti. Lojman, ikramiye, iş güvencesi, ücret, psikolojik yıpranmanın karşılığının ise ellerinden alındığını dile getiren işçilerden 400’ü haksız yere işten atıldıkları, PETKİM’in iş yasalarına ve etik değerlere uymadığı gerekçeleriyle dava açarak haklarını aradılar. İşçiler davanın aleyhlerine sonuçlanması üzerine “Türkiye’de adil yargılanmadıkları için” haklarını AİHM’de arayacaklar. İşten atılmayla kurulu düzenlerinin bozulduğunu ve psikolojik olarak kötü duruma geldiklerini anlatan işçiler, yaşadıkları mağduriyetin giderilmesini istiyorlar.
4-C İLE İŞSİZLİK AYNI
Görüştüğümüz işçilerin her birinin hikayesi, birbirine çok benzer. PETKİM’de gördükleri muamele de 4-c’li olarak gittikleri işyerlerindeki muamele de aynı… “Ben 4-c’li olmadım çünkü alacağımız ücret 500-600 lira civarı. Çocuğumu bırakabileceğimiz hiçbir yer, hiç kimse yok. Mutlaka bakıcı ya da kreş tutmamız lazım. Zaten onun aylık ücreti 500-600 lira. Çalışmayıp çocuğuma bakmak daha iyi bir durumdu. 4-c dedikleri bu kadar kötü bir durum.” Bu sözler 4-c’yi kabul etmediği halde kendi isteğiyle işten çıktığına dair kağıt imzalamak zorunda kalan İşçilerden Nesrin Gencer’e ait.
‘EŞİMİ DE İŞTEN ATTILAR’
19 yıl Genel Müdürlük Sekreterliği yapan Gencer, bunun nedenini şöyle anlattı: “19 yıl sürekli çalıştım, bu süre içinde hiçbir uyarı ihtar almadan. Eşimde muhasebe bölümünde çalışıyordu, ikimizi de çıkartacaklarını, eğer herhangi birimiz kendi isteğiyle çıktığına dair kağıt imzalarsak diğerimizin kalacağını söylediler. Eşimle günlerce konuştuk, hesap yaptık, benim ayrılmam konusunda karar verdik. Eğer o ayrılsaydı, çocuğumuz için bakıcı tutacaktık, benim ayrılmamın daha hesaplı olduğunu düşündük ve öyle yaptık. Ben verdikleri kağıtları imzaladım. Bu kağıtta kendi isteğimle ayrıldığımı, hiçbir hak iddia etmeyeceğimiz yazıyordu. O zamanlar bütün çalışanların kafası karışıktı. Sendikacılar hiçbir şey açıklamıyor, biz ne yapacağımızı bilmiyorduk. Bu durumu kabullenemedik. Zorla işten çıkarılmıştık ama bize kendi isteğimizle işten çıkarılmış muamelesi yapıyorlardı. Sonra haksız işten çıkarıldığımız için dava açtık. Ondan sonra eşime baskı kurdular, benim davayı geri çekmem için. Eğer davadan vazgeçmezsem eşimi de işten çıkaracaklarını söylediler. Eşimle konuştuk, tartıştık, eşim ne yaparsan ben senin arkandayım dedi, ben davadan vazgeçmedim. En sonunda onu da işten çıkardılar, lojmandan da çıkarıldık, oysa bize garanti vermişlerdi ben kağıtları imzalarken. Tabi bu süreçte psikolojimiz de hiç normal değildi.”
Davaları AİHM’e götüreceklerini söyleyen Nesrin Gencer “Adil bir yargılama olduğunu düşünmediğimiz için AİHM’e gideceğiz” dedi. (İzmir/



İŞÇİLER BASKILARI ANLATTI

* Bize uzun süre psikolojik baskı uyguladılar işten ayrılın diyerek. Kendi isteğinizle ayrılın ki 4-c de işe başlayabilesiniz. Yoksa biz çıkartacağız onu da bulamayacaksınız diyorlardı. İşten çıkarıldığımı 2 ay çocuğuma söyleyemedim. Benim psikolojim zaten çok kötüydü ama oğlumun psikolojisini düşünecek kadar dirayetli olmalıydım…
* İşten çıkmamız için kötü davranıyor psikolojik baskı kuruyorlardı. İşten ayrılmak istemiyordum. İki çocuğum var üniversitede okuyan, onlara bakmak zorundayım, onların eğitimini tamamlamalarını sağlamalıydım. Hiçbir şey PETKİM yöneticilerinin umurunda değildi. Bizi mutlaka çıkaracaklarını söylüyorlar, kendimiz çıkmamız halinde 4-cnin bizim için daha iyi olacağını söylüyorlardı. İşten ayrıldım. Maaşımız yarı yarıya düştü. Sosyal haklarımız elimizden alındı. Çocuklarım etkilenmesin, eğitimlerini tamamlasınlar diye onlara belli etmemeye çalıştım. Ama maddi olarak çok fazla zorlandık…
* İntiharı düşünenler oldu, evlilikleri bozulanlar, boşanmanın eşiğine gelenler oldu. Maddi durumu o kadar kötüleşti ki, elektrikli tekerlekli sandalyesi olan bir arkadaşın tekerlekli sandalyesine haciz geldi. Kimse çıkarılacağını bilmiyordu, ev, araba alanlar, bankalardan kredi çeken arkadaşlar vardı.
Turan Kara
www.evrensel.net