08 Temmuz 2010 00:00

Yalan ‘bombaları’ yargıya taşınıyor

Son dönemlerde medyanın peş peşe patlattığı ‘bombalardan’ biri olan Halkalı’daki askeri minibüse saldırının öncesinde ve sonrasında gözaltına alınan herkes, medya tarafından “Halkalı bombacısı” ilan edildi.

Paylaş

Son dönemlerde medyanın peş peşe patlattığı ‘bombalardan’ biri olan Halkalı’daki askeri minibüse saldırının öncesinde ve sonrasında gözaltına alınan herkes, medya tarafından “Halkalı bombacısı” ilan edildi.
Avukat Gönül Erdem, müvekkillerinin daha sorgu aşamasındayken medyada vicdansız bir şekilde saldırıya uğradığını belirterek, “O haberleri yayınlayan bütün kuruluşlar hakkında yasal işlem başlatacağız” dedi.
Yaşanan gelişmeler hakkında DİHA’ya açıklamalarda bulunan Av. Gönül Erdem, müvekkillerinin suçluluğunu kanıtlayacak hiçbir somut delil olmadığı halde medya tarafından ‘Halkalı bombacıları’ olarak teşhir edildiklerini belirterek, hem müvekkillerinin hem de yakınlarının can güvenliğini tehlikeye atan medya hakkında yargıya başvuracaklarını söyledi.
‘HALKALI İLE İLGİLİ SORU SORULMADI’
Erdem, asıl hedef olarak BDP’nin gösterilmek istendiğini belirterek, “Gözaltına alınanlarının birçoğu BDP yöneticisiydi. Dolayısıyla operasyon BDP üzerinden yürütülmüş gibi lanse edildi. Medya ise savaş kışkırtılığını hâlâ sürdürmektedir. Medyanın haberi bu biçimde servis edeceği kadar ellerinde delil yoktur” dedi. Gözaltında ve savcılıkta müvekkillerine gerçekleştirilen yasal etkinliklerin hesabının sorulduğunu ifade eden Erdem, “Daha çok telefon kayıtları ve katıldıkları basın açıklamaları üzerinden sorgulandılar. Tek bir illegal delil ve emareye rastlanılmadı” dedi. Erdem, bir iki müvekkilli dışında kimseye Halkalı’daki bombalamaya ilişkin hiçbir soru sorulmadığını da söyledi.
Erdem, müvekkillerinin BDP’li olmalarından dolayı yargılandığını söyleyerek, şunları kaydetti: “Sanki BDP’li olmak suçmuş gibi bir yaklaşım vardı” dedi.
‘ŞEY YAPTIN MI?’ SORGUSU
Gerçekleştirilen operasyonun bir baskı ve sindirme operasyonu olduğunu söyleyen Erdem, gözaltında müvekkillerine her türlü baskı yapıldığını, kimi zaman vaatlerde bulunulduğunu kimi zaman ise tehdit edildiklerini ve pişmanlık yasasının dayatıldığını belirtti. Erdem, savcılık sorgusunda müvekkillerinden birine telefonda kullandıkları “Şey yaptın mı” sorusu nedeniyle 2 saat şeyi açıklamaya çalıştıklarını belirterek, “Tam bu konuda ifade verirken, şeyimiz nedir diye sorgulanırken, yan tarafta bulunan bir başka savcı bir yere telefon açtı. Ve ‘Geçen hafta getirdiğin şeyden getirir misin?’ dedi. Orada ben de savcıya, ‘Diğer savcıyı da sorgulayın, bakın o da şey dedi’ dedim. Bir topluma bu kadar önyargılı bakılabilir” diye konuştu.
Erdem, gizlilik kararı olan bir dosyada kendilerine dahi bilgi verilmezken, medyanın bu dosyadaki bilgilere nasıl, kimler aracılığıyla ulaşıp nasıl servis ettiğini sordu. Erdem, “Daha müvekkillerim soruşturma aşamasındayken, yargıya intikal etmeden hiçbir şey belli değildi. Medyada yapılan açıklamalar hakkında suç duyurusunda bulunacağız” dedi. (İstanbul/DİHA)

İSTANBUL VALİSİ AÇIKLAMA YAPMAK ZORUNDA KALMIŞTI

İstanbul’da 21 Haziran’da İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polisler tarafından 70 eve eş zamanlı olarak yapılan baskınlarda, aralarında BDP Küçükçekmece ilçe başkanının da bulunduğu 19 işi gözaltına alınmıştı.
Ertesi gün ise Halkalı’da askeri servis aracı geçişi sırasında meydana gelen patlamada 6 kişi yaşamını yitirmişti.
Bu olayın ardından bir gün önceden gözaltına alınan 19 kişi, yazılı ve görsel medya tarafından ‘Halkalı bombacıları’ olarak yansıtıldı.
Adliyeye çıkarılanlardan 4’ü tutuklanırken 15’i savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı. İstanbul’da gözaltına alınan herkesin medya tarafından “Halkalı bombacısı” olarak yansıtılması üzerine Vali Hüseyin Avni Mutlu, “Henüz bombacıyı yakalamadık” açıklaması yapmak zorunda kalmıştı.
Pınar Ural
ÖNCEKİ HABER

‘ÇOCUKLARA ÖZGÜRLÜK’

SONRAKİ HABER

Bursa’da KESK üyeleri, İstanbul bölge mitingine çağrı yaptı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa