Fotoğraf: AA

ÖZGÜRLÜKLER

  • Kürt sorununun bir de silahlı çatışma boyutu var.Bu konu nasıl çözülecek?


    Kürt sorununun bir de silahlı çatışma boyutu var.
    Bu konu nasıl çözülecek?
    Silahlı çatışmanın ortadan kalkması konusuna odaklanalım biraz. Burada sivil alandan hareketle çözüme dair fikirler üretelim.
    İki ana konu var görebildiğim kadarıyla. Demokratik kamuoyunun barış konusunda etkili olabilmesi için aşağıda açıklamaya çalışacağım iki konuda çaba göstermesi, başka bir anlatımla, emek harcaması gerekiyor.
    Bir: Savaş koşullarından çıkış ya da otoriter, totaliter militer sistemlerden çıkış dönemlerinde dünyanın farklı bölgelerinde yaşanmış deneyimler var. Oralarda üretilmiş fikirler, edinilmiş deneyim ve birikimler üzerinde çalışmak lazım. Sözgelimi, Güney Afrika ırkçı rejiminden demokrasiye evrilme süreci üzerinde durulması gereken bir süreç. İspanya, İngiltere, Arjantin, Peru, Şili, Doğu Timur, Guatemala gibi ülkelerde yaşanan süreçlere bakmak lazım. Buradan murat edilen şu olmalıdır:
    a) Hem bilgilenmek, hem tartışmak ve hem de bu bilgilenme-tartışma süreçlerinden bir strateji üretmek lazım.
    Ama bu da yetmeyebilir.
    b) Süreçler öngörmek ve süreçlerle ilgili mekanizma üretmek lazım.
    İki: Savaşın iki tarafı var ve taraflardan PKK, “İlkece silah bırakmayı reddetmiyorum” diyor. O zaman bu silah bırakmanın koşullarını, zamanını ve planlamasını düşünmek lazım.
    Peki bu konuda nereden başlamalı ve kimin ne düşündüğünü nasıl anlayacağız? O da büyük bir ihtimalle Öcalan’ın ağustos 2009 tarihinde Başbakan’a gönderdiği 160 sayfalık metinde yer alıyor. O halde PKK tarafının resmi görüşüne bakmak, bunu talep etmek ve üzerinde çalışmak lazım(dı). Barışa hizmet edecek yönleri talep haline getirmek ve yol haritasını devletin açıklanmış taahhütleri, programlarıyla birlikte değerlendirmek ve gerekirse yeniden oluşturmak gerekir. O nedenle “PKK ile görüşülmez, Kandil’le, Öcalan’la görüşülmez” ve benzeri argümanları bir tarafa bırakıp, silahsızlanma programı üzerinde ciddi ciddi çalışmak lazım. En son Öcalan eylemsizlik durumuna geçiş, Meclis hakikat komisyonu kurulması, silahlı grupların bir arada toplanması ve topluca silah bırakılması gibi yöntemleri önerdi. Demokratik kamuoyu ya da daha somutlaştıralım barışı temel çalışma alanı haline getirmiş yapılar, oluşumlar genel laflar etmek ya da güncel tutum ve değerlendirmelerde bulunmak yerine stratejiye dayalı çalışmalar yapmalıdır. Yani önce kendi yol haritasını çıkarmalıdır.
    Sözgelimi, popüler adların can alıcı konularda imza vermeleri ya da bir söz etmeleri çok önemlidir ve barış için buna gereksinme vardır. Birleşmiş Milletler de biliniyor, çevreyle ilgili, kültürle, eğitimle ilgili, barışla ilgili elçilik unvanları veriyor ünlü isimlere. Bunlar çok önemli. Ama öte yandan o konularda kurumsal, yapısal çalışmalar yürütülüyor. Yalnızca popüler isimlerin mesajları ya da tutum açıklamaları ile yetinilemez.
    Türkiye barışını yakalayacaksa, sürekli, sistemli, derinliği olan çalışmaların yürütülmesi gerekir. Popüler olanla kurumsal-yapısal olanı ayırt etmeliyiz. Bir usul, süreç belirlenmeli ve bu usule, sürece göre yapılar (mekanizmalar) oluşturulmalıdır. Hakikat komisyonları, adalet komisyonları, barış komisyonları, akil insanlar komisyonu ve benzeri adlar olabilir. Ama bunlar oluşturulmalıdır. Bu oluşumların önce kendileri doğru ve sağlam bilgiyle donanmalıdır. Strateji belirlemelidir; kendi yol haritalarını çıkarmalıdır. Komite ya da komisyonlarda görevli olanlar her gün radyo ve televizyonlarda konuşmamalıdır. Bu insanlar medya hastalığına karşı korunaklı olmalıdır. Milyonların hayatını ilgilendiren konularda iştigal edecekleri için, tabiri caizse “eline, beline, diline” hakim insanlar olmalıdır. Yavaş gelişebilir süreç, sabır lazım. Düşünmek ve öyle hareket etmek lazım. Demokratik kamuoyu, şu ana kadar geliştirdiği çalışmaların bazılarını sürdürmeli ama barış konusunda, silahsızlanma konusunda (Özellikle eylemsizlik olarak da ifade edilen süreçle ilgili etkili olmak istiyorsa) hem gerçekçi hem de objektif tutum almalıdır. Demek ki, demokratik kamuoyu, yalnızca devletçe açıklanmış ya da uygulanmakta olanlarla ilgili değil, silahı bırakma durumunda olanların da ne istediğini ve ne yapmak istediğini ve taleplerini bilmek ve değerlendirmek durumundadır.
    Meraklısı için okuma önerileri:
    1) Sancar Mithat, Prof.Dr. Geçmişle Hesaplaşma (Unutma Kültüründen Hatırlama Kültürüne, İletişim yayınları, İstanbul, 2007
    2) Geçmişin Yükünden Toplumsal Barış ve Demokrasiye (Geçmişle Hesaplaşma, Neden? Ne zaman? Nasıl? Heinrich Böll Stıftung Derneği yayını, İstanbul 2007
    3) Çatışmadan Uzlaşmaya, Kuramlar, Süreçler ve Uygulamalar, Derleyen Nimet Beriker, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 2009
    HÜSNÜ ÖNDÜL
    www.evrensel.net