5 kiracıdan biri icralık

Hürriyet Mahallesi’nde oturan 25 bin kiracı aile, işsizlik ve kiralarla boğuşuyor. Yakacık Hürriyet Mahallesi’nde en kötü bir ev ya da üçüncü sınıf bir dairenin kirası, ağırlıklı olarak...


Hürriyet Mahallesi’nde oturan 25 bin kiracı aile, işsizlik ve kiralarla boğuşuyor. Yakacık Hürriyet Mahallesi’nde en kötü bir ev ya da üçüncü sınıf bir dairenin kirası, ağırlıklı olarak, 550 TL ile 750 TL arasında değişiyor. 1 milyar liraya verilen evler bile mevcut. Kiracıların haklarını koruyacak ciddi bir yasal düzenleme yok gibi... “Her yıl yüzde 10 zam yapılabilir” yasal mevzuatının hiçbir hükmü yok. Hele de Yakacık ve özellikle Hürriyet Mahallesi’nde...
Hürriyet Mahallesi’nde Karadeniz, İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya bağlı kentlerden gelenler yaşıyor. Tümünün en büyük sorunu işsizlik... Kiralar yüksek ve ödemek büyük sorun. Binlerce kadın İstanbul’un Anadolu yakasında ev temizliğine gidiyor, çocuk bakıyor, zengin evlerinde hizmetçilik yapıyor.
İcralık evlerin sayısı arttıkça, kirasını ödeyebilmek için fuhuş tezgahına düşen ailelerin sayısının arttığı söyleniyor. Mahallede yuvası dağılan ailelerin sayısı yüzlerlerle ifade ediliyor. Hürriyet Mahallesi Muhtarı Ferhat Arslan’ın verdiği bilgiler bunu doğrular nitelikte. Arslan, temiz bir çok ailenin kirasını ödemek ve çoluk çocuğunu geçindirmek için fuhuşa sürüklendiği tespitinin yerden göğe kadar haklı bir tespit olduğunu belirtiyor.
Kurfalı merkez başta olmak üzere Hürriyet Mahallesi’nin genelinde görüştüğümüz kiracılar ve ev sahipleri çok ‘çarpıcı’ bir tablo ortaya koydular.
‘BAŞIMIZ ÖNE EĞİK’
Kurfalı merkez minübüs son durak yakınlarında oturan Remzi Şafak, 25 yıldan bu yana çeşitli işlerde çalışmasına rağmen ev sahibi olmadığını, yıllardır ağa maraba ilişkisi gibi bir çok ev sahibi ile ciddi sorunlar yaşadığını, 5 ay kira ödeyemediği için 3 ay hapis yattığını söylüyor.
25 yıl önce Doğubeyazıt’tan göç etmek zorunda kaldığını, Kürt olduğu için çok horlandığını anlatıyor: Ev vermediler. ‘Senin çok çocuğun’ var dediler. Kızlarım temizliğe gitti. Sırf biz aç kalmayalım diye. Evlerde tacize maruz kaldılar. Hatta kızım Beykoz’da bir zenginin evini temizlerken adamlarının saldırısına maruz kaldı. 500 lira kiramı ödeyebilmek için E-5’te su satıyoruz. Kiracıları koruyan yok. Bize insan gibi bakan yok. 10 ev değiştim. 50 lira daha ucuz diye ev taşıdım. Başım eğik dolaşıyorum. Ölsem daha iyi...”
Yaşam Kalitesini Yükseltme Merkezi’nin arka kısmında 2 odalı bir evde oturan Erzincanlı Aydın Keser, 18 yıldan bu yana kiracı olduğunu, her ay sonunda ev sahibi ile köşe kapmaca oynadığını, son 1 yıldır işsiz olduğunu, kira borcundan dolayı 2 milyar lira haciz geldiğini, akrabasından borç alarak bu haczi engellediğini, son anda hapisten kurtulduğunu, 2 erkek çocuğunun işsiz olduğunu, birinin gıda mühendisliğini bitirmesine rağmen kimsenin işe almadığını belirterek şunları söylüyor: “Kira ödeyemedim diye ev sahibi, ‘O zaman karın ödesin’ diyebildi. Bir insan namusu ve şerefi için yaşar. Yüzde 10 zam hükmü tamamen yalan. Ev sahibi ne derse o oluyor. Kanun sadece zenginler için var. Kiracıların haklarını koruyan yasal düzenlemeler olmalıdır. Kiracı rıza ile çıkmayınca polis zoru ile çıkarılmamalıdır” dedi.
HÜKÜMET SUÇLU
Erzurum’dan 20 yıl önce gelip Hürriyet Mahallesi’ne yerleşen Abdulselam Hanifi Yordan, 6 nüfuslu bir aile olarak sorunumuzun başında ev gelmektedir. Kiracı olarak, toprak ağasının marabayı ezdiği gibi ev sahiplerinin kendilerini ezdiğini, kira ödemediği için hırsızlık yapmak zorunda kalıp cezaevine düşen 5-6 aile tanıdığını, bu ailelerin kimsenin yüzüne bakacak bir durumunun kalmadığının altını çizerek “ Tek sorumlu bu devlettir, AKP hükümetidir. İşimiz olsa böyle olur mu? Bugün Kurfalı’da evlerinde bile insanlar fuhuş yapmak zorunda kalıyorsa bunun sorumlusu AKP’dir”
Sivas Yıldızeli’nden 19 yıl önce gelip Hürriyet Mahallesi’ne yerleşen Ayşe Yunak, eşini 7 yıl önce kaybetmesine rağmen kiracı olarak üç çocuğu iki de torunu ile birlikte kirada oturuyor.
65 yaşında olan Ayşe teyze, kiracı olmanın zorluklarını gözleri dolarak anlatıyor: “Biz 65 yıldız bu devlete vergi veriyoruz. Elektrik, su, yol, çöp vergisi veriyoruz. Fatura ödüyoruz. Bir evimiz bile yok. Neden? Bu yoksulluk sadece bize mi diyerek para pul olmayınca kadınlar temizliğe, hizmetkarlığa gidiyorlar. Dini bütün kadınlar zina yapmak zorunda kaldı. Kira, elektrik, su telefon, yiyecek, giyecek parası ödesin diye. Yazık o insanlara. Onların namusu Tayip Erdoğan’sa o zaman bu namusunu temizlesin. O insanlara iş versin. Evi olmayanlara kira ve gıda yardımı yapsın. Çocuklarımız, gençlerimiz uyuşturucu çetelerinin elinde. Gece Kurfalı’da korkudan kimse dışarı çıkamıyor...”
(İstanbul/EVRENSEL)

EŞYALAR GASBEDİLİYOR

Kars’ın Susuz ilçesinden 16 yıl önce gelip Yakacık’a yerleşen Fatih Yaşaroğlu’da kirayı 2 ay ödeyemediği için ev sahibin buzdolabına el koyduğunu, ancak 3 ay sonra borcunu ödedikten sonra dolabını alabildiği bilgisini veriyor. Aynı biçimde bir başka komşusunun 500 lira olan kirasını ödeyebilmek için halılarını ve çamaşır makinesini sattığını, bir başka komşusunun kira ve başka borçlardan dolayı intihar girişiminde bulunduğunu tesadüfen son anda komşuları tarafından kurtarıldığını kaydediyor.
Sivas Divriği’nden 22 yıl önce gelip Hürriyet Mahallesi’ne yerleşen Hüseyin Tutar, bir çok kez kiranın ödenememesi sebebiyle ev sahiplerinin zorla buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon ve müzik setlerinin alınıp satarak, ya da kira karşılığında el koyarak gasp yoluyla kira tahsilatı yaptıklarına tanık olduğunu söylüyor. Trabzon’dan 26 yıl önce gelip Kurfalı merkeze yerleşen Mustafa Gümüş, nüfusun artmasıyla kira sorununun daha büyük bir sorun olduğunu, emlakçıların ve gayrimenkulcülerin kiracıların sırtından vurgun vurduklarını, en küçük bir ev için kira bedeli kadar kiracılardan emlak parasının kesildiğini, emlakçılar, gayrimenkulcüler ve ev sahiplerini koruyan yasalar varken, kiracıların yasalarını ev sahiplerinin belirlediğini vurguluyor. Kiracılıkta bile din, ırk, mezhep ayrımı yapıldığını, bir ara Karadenizlilerin Kürt kökenlilere ev vermediklerini, bu düşmanlığı yaratanların, devletin tepesinde olanlar olduğunu, kendisinin de bir zamana kadar Kürt’ü insandan saymadığını belirtiyor.


KADINLAR ZOR DURUMDA

Erzincanlı Halise Akdamar 10 yıldır kira ve öteki masraflar için temizliğe gittiğini, ev sahipleri tarafından tacizlere maruz kaldıkları halde bu işi yapmak zorunda kaldıklarını, çoğu zaman yaşadıklarını eşlerine anlatamadıklarını belirtiyor.
Karslı Nuran Karabayır da Üsküdar’a ev temizliğine gittiğini, ev temizliği yaptıkları yerlerde ahlaksız teklifler aldıklarını, bazılarının geçim derdinden dolayı bu tekliflere aldanıp yuvasını dağıttığını vurguluyor: “Bizden namusumuzu atmamızı da istiyorlar. Biz namusumuzu atmayacağız. Bizi bu duruma getiren 8 yıldır iktidarda olan AKP’dir. AKP’ye kinim var. Referandumda hayır oyu kullanacağım.”
Ordu’dan gelip Kurfalı’ya yerleşen Naide Demirleyen ise, kiracı olmakla, sokağa atılmak arasında bir fark olmadığını, ev sahibinin canı istediğinde kiracıyı evden çıkarabileceğini, bir keresinde oğlum evleniyor denilerek kendilerinin evden apar topar çıkarıldığını söylüyor: “Kiracıysan beş para bir değerin ve hükmün yok. Kiracı yasası kontrata bağlı. Ev sahipleri kontratlara bakmıyorlar. Bize ev versinler. TOKİ ile bizi kandırmasınlar. Kimin 100-150 milyarı var. Olsa ben de iyi kötü ev sahibi olurum. AKP Allah’ından bulsun!”

Haşim Demir
www.evrensel.net