İşçiye çadırı çok gören demokrasi!

BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan demokratikleşme vaadiyle referandumda ‘evet’ oyu istediği Kocaeli’nde özelleştirme sonrasında atılan İZGAZ işçilerinin imza ...


BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan demokratikleşme vaadiyle referandumda ‘evet’ oyu istediği Kocaeli’nde özelleştirme sonrasında atılan İZGAZ işçilerinin imza toplamak için açtıkları çadıra izin verilmiyor. 17 gündür İnsan Hakları Parkı’nda direnen işçiler ekmekleri için mücadeleye izin vermeyen bir demokrasinin nasıl olacağını soruyor.
SENDİKACILARA ÖFKE
İşçilerden Gökhan Işık, “Belediye randevu vermiyor, dolaylı olarak da vermiyor. Belediyenin önüne gittiğimizde ‘burası kamu alanı giremezsiniz’ dediler. Biz provokatör falan değiliz. Belediye Başkanı’nın tavrı despotça. İzmit Belediyesi’nden istedik, 6 ay sonrasına randevu verdi. Büyükşehir herhalde 2-3 sene sonrasında randevu verecek” diye konuştu.
Sendikaların tavrından şikayetçi olan Işık “sendikacılarla görüşüyoruz. Bize niye sendikalı olmadınız diyorlar. 600 kişilik işyeriydi. Neden bir sendika gelmedi bizi üye yapmak için. Böyle sendikacılık mı olur? Bakın, Hizmet-İş’e gidiyoruz kimseyle görüşemiyoruz. Diğer sendikalara gidiyoruz su, çay var alın diyorlar. Su ile çay ile sendikacılık olur mu” diye sordu.
İŞÇİYE DEMOKRASİ YOK!
Emre Yılmazoktay aldatıldıklarını söylüyor: “Bundan 10 sene, 15 sene önce işbaşı yapan arkadaşlarımız var. Biz de kendi gelirimize göre hayatımızı belirlemiştik. Özelleştirme sonrasında işten atma olursa iş sözü vermişti. Bu nedenle özelleştirme sürecinden herhangi bir rahatsızlık yaratmadık. Verilen sözlerden dolayı. Başkan sözünü unutmayacak, unutursa da hatırlatacağız.”
Referandum sürecine de değinen Yılmazoktay “Halka daha çok özgürlük getireceğinden bahsediyor Sayın Başbakanım. Çok demokrasiden bahsederken ekmeğini arayan işçilerin çadırını kaldırmak ne kadar sığar demokrasiye. Ekmeği elinden alınan 11 işçi Ankara’yı niye bu kadar rahatsız etti. Var mı anayasa değişiklik paketinde ekmeğiyle oynanan işçinin hakkını savunmak?” dedi.
İşçiler, işsizliğin azaldığı ve ekonominin iyiye gittiği açıklamalarına da tepki gösteriyor. Muhlis Uzun yaşam koşullarının giderek kötüye gittiğini belirterek “Herkes perişan. Bizi yüksek maaşla işten çıkarttılar. 500 TL’ye işçi alıyorlar. ‘İşsizlik düşüyor, refah var’ diyorlar” diye konuştu.
Hakan Büyük ise şunları söyledi: “Kadrolu işimizden bir anda iş akdimize son verildi. Yaşımız geldi 35-40’a. Bu yaştan sonra nereye gireceğiz. Başkanın verdiği sözler vardı. Ama sözünü unuttu. Hepimiz İzmit’in çocuğuyuz. Gidecek yerimiz de yok. Ekmeğimizi istiyoruz.”
AKP Hükümeti’nin İş Kanunu’yla birlikte taşeronlaştırmanın arttığını belirten Hasan Işık kendilerinin de işten atılma sebebinin özelleştirme ve taşeronlaştırma olduğunu belirtti.
14 yıllı İZGAZ işçisi Ahmet zorlu da “Hepimiz borçlu insanlarız. 2 çocuğum var. Hepimiz mağdur olduk. Tek ricamız büyükşehir belediye başkanımızın bizi işe almasıdır” dedi (Kocaeli/EVRENSEL)
www.evrensel.net