Artık sorumluluk hükümette

PKK’nin ilan ettiği ateşkes sürecini desteklediklerini belirtip “Sevindirici bir gelişme” olarak değerlendiren Diyarbakır’daki 149 kitle örgütü, sendika, oda ve dernek temsilcisi...


PKK’nin ilan ettiği ateşkes sürecini desteklediklerini belirtip “Sevindirici bir gelişme” olarak değerlendiren Diyarbakır’daki 149 kitle örgütü, sendika, oda ve dernek temsilcisi, barışçıl bir çözüm ve diyalog için askeri operasyonlara son verilmesini istedi. Açıklamada sorumluluğun artık hükümet ve devlette olduğu ifade edildi.
Diyarbakır’daki 149 kuruluş temsilcisi, Sümer Park Resepsiyon Salonu önünde toplanarak, PKK’nin ilan ettiği eylemsizlik kararına hükümet, devlet ve muhalefetin sahip çıkmasını istedi. Sanayi ve ticaret odaları, işveren dernekleri, sendikalar, odalar, insan hakları dernekleri, kültür ve sanat kurumları, kadın kuruluşları temsilcilerinin katıldığı açıklamayı, Türkiye İnsan Hakları Vakfı Diyarbakır Temsilcisi Sezgin Tanrıkulu okudu. “Bölgenin sivil toplum örgütleri olarak kısa bir süre önce, yaşanan çatışmaların sona erdirilmesi konusundaki görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşmış, öncelikle silahların susması gerektiğini talep etmiştik” diyen Tanrıkulu, “Bu çağrılara PKK’nin yanıt vermiş olması sevindiricidir. Türkiye’nin içinde bulunduğu bu dönemde PKK’nın ilan ettiği bu kararın Kürt meselesinin barışçıl çözümüne büyük bir olanak yarattığı düşüncesindeyiz” dedi.
BU ATEŞKES DE HEBA EDİLMESİN
Şimdiye kadar bir çok kez ateşkes ve eylemsizlik kararları alındığını hatırlatan Tanrıkulu, “Bu süreçler sorunun özgürlükçü ve barışçıl çözümü bakımından devletin kurumları tarafından değerlendirilmemiş, adeta heba edilmiş, ölümlerin meydana gelmesine ve sorunun daha da derinleşmesine neden olmuştur” dedi. Bu ateşkes sürecinin de heba edilmemesi gerektiğini dile getiren Tanrıkulu, “Öncelikle eylemsizlik kararının alındığı bu dönemde süreci boşa çıkartacak operasyonlar yapılmamalı, sorunun yaratılacak güven ortamı içerisinde barışçıl ve özgürlükçü çözümüne zemin hazırlanmalıdır. Tutuklanan Kürt siyasetçiler, seçilmiş belediye başkanları ve insan hakları savunucuları tutuksuz yargılanmalıdır. Temsilde adaletsizliğe sebep olan seçim barajı kaldırılmalı veya makul bir seviyeye düşürülmeli, siyasi partiler yasası yasaklardan arındırılmalıdır” şeklinde konuştu.
DİYALOG SÜRECİ BAŞLATILSIN
Kalıcı bir çözümü mümkün kılmak için diyalog sürecinin başlatılması gerektiğini belirten Tanrıkulu, bu sürece katkı sunabilecek hiç kimsenin dışlanmaması, sürecin dışında tutulmaması gerektiğini belirtti. “Bu sürecin devamı ve kalıcı hale gelmesi öncelikle operasyonların yapılmamasına bağlıdır” diyen Tanrıkulu, “Bu sürecin sorumluluğu başta hükümet olmak üzere devletin diğer kurumları, ana muhalefet partisi ve tüm siyasal partilerdedir. Bu sorunun günlük siyasi çekişmelerin dışında ele alınmasını bu sürece tüm toplumun sahip çıkmasını ve katkı sunmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Silahların bir daha kullanılmaması ve sorunun çözümü için üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getireceklerini ve riskleri de göze alabileceklerini kaydeden Tanrıkulu, bir gazetecinin “Hükümet sizi bu açıklamalar için teşvik ediyor mu?” sorusuna, “Hayır, öyle bir şey söz konusu değil. Bizler bu konudaki sorumluluğumuzu dile getiriyoruz, kendi irademizle bu açıklamayı yapıyoruz” dedi.
13 Ağustosta tek taraflı “eylemsizlik” kararını açıklayan PKK, Kürt sorununun barışçıl çözümü için, 20 Eylüle kadar eylem yapmayacaklarını ve pasif savunma konumunda kalacaklarını kamuoyuna duyurmuştu. (Diyarbakır/EVRENSEL)
www.evrensel.net