Kağıt atık işçilerine yaşam hakkı tanınmıyor

Çatışmalı ortam nedeniyle 1990’lı yıllarda köylerinden göç etmek zorunda kalanlar, metropollerde yaşam mücadelesi veriyor.


Çatışmalı ortam nedeniyle 1990’lı yıllarda köylerinden göç etmek zorunda kalanlar, metropollerde yaşam mücadelesi veriyor. Yıllardır çöplerden kağıt toplayanlar, işlerinin ağırlığının yanı sıra bir de her türlü baskıya maruz kalıyor. Her türlü hijyen koşullarından uzak olan çöplerde, yaşamlarını idame ettirmek için kağıt toplayan işçiler, atık toplamanın bir rant haline dönüşmesinden dolayı belediyenin de kendilerine müdahale ettiğini belirtiyorlar.
ÇOĞUNLUĞU KÜRT
Bölgede 30 yıldır süren çatışmalı ortam, milyonlarca insanın batıdaki kentlere zorunlu olarak göç etmesine neden oldu. Buralara gelen milyonlarca kişi, sadece hayatta kalmak için her türlü işi yapmak zorunda kalıyor. Kağıt toplayıcılığı yapan işçilerin çoğu da bölge illerinden çatışmalı ortamdan dolayı zorla göçe tabi tutulanlar. Ankara’da çöpleri karıştırarak, atık toplayan işçilerin çoğu da Kürtlerden oluşuyor. Topladıkları kağıtları da az parayla aracı firmalara satan kağıt işçileri, emeklerinin karşılığını almadıkları gibi, kötü şartlarda da yaşıyor. Bir çoğu topladığı kağıtları, pet şişeleri, naylon atıkları topladıkları depolarda adeta bu çöpler ile birlikte sağlıksız bir ortamda yaşıyor. Toplanan atıkların bir rant işine dönüşmesinden dolayı diğer bir zorluğu da belediyeler atık toplayıcılarına gösteriyor. Çocukluklarından beri kağıt işçiliği yapan göçzedeler, metropollerin avantajlarını yaşayacaklarına okula dahi gidemiyor.
OKUMAK İÇİN ATIK TOPLAMAK ZORUNDA
Server Karaman, lise son sınıf öğrencisi ve kağıt işçiliği yapıyor. Hakkari’den köyleri yakıldığı için göç ettikleri büyükşehirler de umduklarını bulamadıklarını ifade eden Karaman, geçinmek için yaptıkları kağıt işçiliğinde sürekli zabıtaların tacizlerine maruz kaldıklarını belirtiyor. Zabıtaların iş arabalarına el koyduklarını, çalıştırmamak için ellerinden geleni yaptıklarını belirten Karaman, “Biz hayat mücadelesi için uğraşıyoruz, baskılara rağmen çalışıyoruz” diyor. Hem okuduğunu hem de çalıştığını belirten Karaman, yaptıkları iş nedeniyle insanların bakış açısından rahatsız olduğu, fakat okumak için bu işi yapmak zorunda olduğunu dile getiriyor.
GÖKÇEK ENGELLİYOR
Aydın Elitaş, Van Çatak’dan Ankara’ya çalışmak için gelmiş. Elitaş, daha iyi bir iş bulamayınca kağıt işçiliği yapmak zorunda kalmış. Kendilerine karşı uygulanan baskıları anlamlandıramadığını ifade eden Elitaş, “Bizde emekçi insanlarız” diyor. Kötü bir şey yapmadıklarını emekleri için çalıştıklarını dile getiren Elitaş, zabıtaların kağıt işçilerine zarar vermekten başka bir şey yapmadıklarını, mallara el koyduklarını belirtiyor. Elitaş, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek’in de, kağıt işçilerinin esnaflardan karton almasına engel olduğuna işaret ediyor.
BASKILARA BOYUN EĞMEYECEĞİZ
18 yaşındaki Lokman Temel, 16 yıl önce daha 2 yaşındayken Hakkari’nin Ördekli köyünden göç etmek zorunda kalmış. Temel, kendini bildiğinden beri kağıt toplayıcılığı yaptığını belirtiyor. Köylerinin yakılmasının nedenini devletin rahat rahat operasyon yapmasına bağlayan Temel, zorunlu göçe tabii tutulduklarını belirtti. Yaptıkları işin çevre açısından önemli olduğunu belirten Temel, topladıkları kağıtları geri dönüşüm fabrikalarında milyonlarca ağacın kurtulması anlamına geldiğine vurgu yapıyor. Ama yetkililerin bu durumu anlamak yerine baskı yapmayı tercih ettiklerini belirten Temel, zabıtalar tarafından şiddete uğradıklarına hatta yaralanan arkadaşlarının dahi olduğuna dikkat çekiyor.
Temel, yaşadıkları baskının ardında Kürt olmalarının da yattığını dile getirerek, “Ama biz kimliğimizden dolayı uygulanan baskılara boyun eğmeyeceğiz” diye konuşuyor. (Ankara/DİHA)
www.evrensel.net