Fotoğraf: Evrensel

AYIPTIR BAKAN BEY!

Bergama yakınlarında bulunan Allianoi Antik Kenti’nin Yortanlı Barajı suları altında kalmasını önlemeye yönelik dönük mücadele devam ediyor


Bergama yakınlarında bulunan Allianoi Antik Kenti’nin Yortanlı Barajı suları altında kalmasını önlemeye yönelik dönük mücadele devam ediyor. Dün yapılan eylemde konuşan, 9 yıl boyunca kazı heyetinde bulunan Yrd. Doç. Dr. Ahmet Yaraş, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’na tepki göstererek, “Esas sorumlu geldi, burada. Bu kazıyı başından sonuna kadar yapan kişi benim. Burası Dünya Uygarlık Mirası Listesi’ne girebilecek nitelikte bir yer. Sayın Bakan başka bir örneğini bulursa ben bu meslekten ayrılırım, bu kadar net söylüyorum” dedi.
KAFANIZI KUMA GÖMMEYİN
Antik kentin kumla kapatılmasıyla ilgili çalışmalar başladı. Bunun yasa dışı olduğunu ve kumla örtmenin antik kenti korumayacağını söyleyen başta Allianoi kazısını gerçekleştiren Yrd. Doç. Dr. Ahmet Yaraş olmak üzere birçok örgüt ve çevre derneği yapılan işleme karşı çıkıyor.
Dün kazı alanı önünde kendilerini zincirleyen çevreciler Allianoi’nin kurtarılmasını istediler. Bakanlığın suç işlediğinin hatırlatıldığı eylemde konuşan kazı heyetinin başkanı Yrd. Doç. Dr Ahmet Yaraş “üç yıldır alana girmem yasak, 2006’dan bu yana da kazı izni verilmiyor” dedi.
Yaraş, “Sayın Bakan ‘İşin esas sorumluları konuşsun, sanatçılar konuşmasın’ demiş, esas sorumlu geldi, burada. Bu kazıyı başından sonuna kadar yapan kişi benim. Burası Dünya Uygarlık Mirası Listesi’ne girebilecek nitelikte bir yer. Sayın Bakan başka bir örneğini bulursa ben bu meslekten ayrılırım, bu kadar net söylüyorum” dedi.
ALMAN YAYINLARINA BAKIN
Allianoi üzerine yazılan 60 eser bulunduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Yaraş, Allianoi diye bir antik kent olmadığını söyleyen Bakan Eroğlu’na, Almanlar’ın ünlü Epigraf’ı Prof. Dr. Helmut Müller’in yayınlarını taramasını önerdi. Yrd.Doç.Dr. Ahmet Yaraş, şunları söyledi: “İstanbuler Mitteilungen adlı süreli yayında buradan bahsediliyor. Bunu ben söylemiyorum Almanlar söylüyor. Buranın Alilanoi olduğunu bütün delilleriyle ortaya koyuyor. Bunun üzerine artık buranın Allianoi olmadığını söylemesi abesle iştigal. Diyelim ki Allianoi değil, ‘Mallianoi’, bu kadar kültür varlığını nasıl yok edeceksiniz. İsmi değişik olsa bile burayı katletmek zorunda mısınız? Biz bir çözüm yolu bulunsun istiyoruz. Bunu 10 yıldan beri söylüyorum. Sonuçta burası bütün dünyanın gözünün önünde olan bir yer. Bu şeklide ben yaptım olduğu mantığı ile çözülmez. Bundan önceki iktidarlar da aynı şeyi yaptı. Sadece bu iktidar değil. Çözüm diyalog ile olsun bir çözüm yolu bulunması için insanlarla konuşulsun ama ‘ben yaparım üstünü de kumla ya da mille örterim’ diye hukuka arkadan dolanarak yapılmış olan şeyler gerçekten insanlıkla bağdaşmayan bir şeydir. Net olarak söyleyeyim.”
KABULÜ MÜMKÜN OLMAYAN BİR SOYTARILIK!
“Burayla ilgilenmesi gereken kültür bakanlığının hiçbir ses çıkarmaması ve antik kentin kaderini DSİ gibi ilgilisiz bir kurumun belirlemesi dünyanın başka hiçbir yerinde görülmemiştir” diyen Yaraş, Allianoi’nin kumla örtülerek korunacağı yaklaşımının kabulü mümkün olmayan bir soytarılık olduğunu söyledi.
Jandarmanın yoğun güvenlik önlemi aldığı basın açıklaması sırasında konuşan Allianoi Girişim Grubu Sözcüsü İffet Diler ise, “bir eylül dünya barış günüde burada olmamızın nedenlerinden biri, doğayla, taşla, toprakla, tarihle, kültürle sorunları bulunanları yüzleşmeye çağırmaktır” dedi. Allianoi’nin ülkemiz, yöre ve dünya için önemini anlamamak gibi bir lüksümüzün olmadığını söyleyen Diler, “çünkü alliano dünyanın kültür mirası listesine girecek özelliklere sahiptir. Çünkü barış aslında geçmişle yüzleşmektir. Kimlikleri yok edilen insanlar yeryüzünden silinmeye mahkumdurlar” diye konuştu.
Basın açıklamasının ardından Doğa-Der Başkanı Güven Eken, Şehir Plancıları Odası İzmir şube eski başkanı Tuncay Karaçorlu ve EFESÇED ile Doğa-Der üyelerinden bir grup kazı alanına girerek kendilerini sütunlara zincirlediler.
KAZI ALANINA GİRİLDİ
Bergama müze müdürlüğüyle yapılan görüşmelerin ardından basın mensuplarının ve kazı heyeti başkanı Ahmet Yaraş’ın Allianoi’ye girerek yapılan çalışmalarla ilgili gözlemde bulunmalarına izin verildi.
BU BİR KATLİAM
3 yıl aradan sonra kendi ortaya çıkardığı kazı alanına girebilen Ahmet Yaraş, antik kentte birçok yapının ilgisizlik ve gerekli koruma önlemleri alınmadığı için tahrip olduğunu söyledi. Antik kentin turistler tarafından gezilmesi için yaptıkları yürüyüş stantlarının yıkıldığını, mozaiklerin bulunduğu yapıların bakımsızlık nedeniyle sular altında kaldığı ve bir kısmının yıkıldığı gösteren Yaraş, “burayı halkın gözünden kaçırmak istediler. Bin bir emekle ortaya çıkardığımız tüm değerleri yok ediyorlar. Bu bir katliamdır” dedi. Antik kentte yapılan bu inceleme gezisi sırasında hâlâ 47 derece sıcaklıktaki su varlığını koruyan ılıcanın ve hamam bölümünün çatısının kaldırıldığı, Allianoi’den çıkarılan su perisi heykelinin fotoğrafının olmadığı ve alana üstü naylonlarla örtülmüş şekilde kum yığınları oluşturulduğu görüldü. (İzmir/EVRENSEL)

SANATÇININ iŞi BU ZATEN
Ezel Akay (Yönetmen): Bakan Eroğlu yanılıyor. Bizlerin işi bu zaten. Sanatçılar izlenimlerini müzik olarak, fotoğraf olarak, öykü olarak, resim olarak kayda geçiren, onları insanlarla paylaşan bir topluluk. Fatih Akın Karadaniz’de aynı şeyi yaptı. Sus lan denir mi ona. Gördükleriyle ilgili fikir beyan etmek sanatçının asli işidir ve sanat bunun için yapılıyor. Aslında sanatçı olmaya da gerek yok. Herkes gördükleriyle ilgili fikir beyan etmelidir. Veysel Eroğlu’nun bakanlık süresi dolunca oradan gidecek ama bizler, her zaman bu gibi şeylerle ilgilenmeyi, tepkimizi ortaya koymayı sürdüreceğiz. Bakan konjektürel olarak bu işin dallanıp budaklanmasını istemediğinden bu şekilde konuşuyor. Orda başka bir düzen kurulmuş. Halka danışmıyorlar ve bir karar veriyorlar. Zaten oradaki en büyük eksiklik o bölgede yaşayan insanlara sorulmaması. Böyle böyle demokrasiyi öğreniyoruz. Demokrasiyi bu şekilde pratikte öğreniyoruz.
Salih Kalyon (Oyuncu): Sanatçı yurdunun sorunlarıyla en direkt ilgilenmek zorunda olan kişidir. Bir kişi eğer kendisine sanatçıyım diyorsa halkına gördüğü gerçekleri ulaştırmak zorundadır. Politikayla da tabii ki ilgilenir. Aydın olan insan toplumun bir adım önünde gitmek zorundadır, toplumu aydınlatmak zorundadır. Bakanın bu şekilde konuşmasını ben gayet iyi anlıyorum. Kendisinin ve içinde bulunduğu partinin zihniyeti insanları köleleştirmek, ahmaklaştırmak ve ümmetleştirmek üzerine kurulu. Toplumu bu şekilde yönetmek daha kolay. Yalanla dolanla din ticareti yaparak ahlaksızca insanları köleleştirip, ümmetleştirmeye çalışıyorlar. Tüm bu nedenlerden ötürü ben de bu yalana ve talana “hayır” diyen sanatçıların içindeyim.
Sırrı Süreyya Önder (Yönetmen): Böyle bir yaklaşım, tek kelimeyle saçmalık. Nerede talan, yağma varsa egemenler bu gibi argümanları kullanıyorlar. Ancak kendi alanlarına girmedikleri sürece sanatçıları dikkate alıyorlar. Ne demek “sanatçı işine baksın.” Sanatçının işi bu zaten, topluma öncülük etmek, yaşananlar karşısında duyarlı olmaktır.
Nedim Saban (Oyuncu): Sanatçılar sosyal sorumluluk projeleri için varlar. Kaldı ki AKP de bunu istiyor zaten. Referandum ile ilgili tarafınızı belli edin, ne biçim sanatçısınız diyerek sanatçılara evet mi, hayır mı diye soran AKP’nin kendisidir. Aynı şekilde kürt açılımı konusunda da Başbakan sanatçılardan açılıma destek istemiştir. Dolayısıyla Bakan Eroğlu’nun sözleri büyük bir gaftır. İşlerine gelmeyeni susturmaya çalışan bu zihniyetin demokrasiyle alakası yoktur. AKP’nin demokrasi anlayışı yalnızca kendi duymak istediklerinden ibarettir. Bunu insan haklarında da Kürt sorununda da görmemiz mümkün.

KÜLTÜR BAKANLIĞI ÇEVRE BAKANI’NI YALANLIYOR
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun “Yok böyle bir yer” dediği Allianoi, Kültür Bakanlığı’nın sitesinde yer alıyor ve Türkiye için çok önemli bir değer olduğunun altı çiziliyor.
Kültür Bakanlığı’nın sitesinde yer alan bilgilerle Allianoi’de 1998 yılından bu yana yapılan kurtarma kazı çalışmaları sonucunda çok sayıda eserin ortaya çıkarıldığı belirtiliyor. Sitede, “Allianoi, büyük olasılıkla İ.Ö. II. yüzyılda kurulmuş, ancak İ.S. II. yüzyılda Hadrian Dönemi’nde büyük bir bayındırlık hareketi yaşamış ve hidroterapinin uygulandığı büyük bir kültür merkezi görünümü kazanmıştır. Bizans döneminde kısmen yerleşime sahne olan merkez, Batı Anadolu’da sıcak su kaynağının üzerinde kurulmuş, en büyük ve en iyi korunmuş komplekslerden biridir” deniliyor.
BAKAN NE DEMiŞTi?
ÇEVRE ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Allianoi’nin baraj suları altında kalmasına tepki gösteren Tarkan’a “Herkes bilmediği bir konuya burnunu sokarsa çok yanlış olur” dedi ve Allianoi diye bir yer olmadığını iddia etti. İşte bakanın tarihi(!) sözleri:
“Sanatçı arkadaş sanatıyla ilgilensin, herkesin bir ihtisası vardır. Herkes bilmediği bir konuya burnunu sokarsa çok yanlış olur. Ben şimdi kalkıp da onun sanatıyla alakalı bir şey söylesem ne derece yanlış olursa, onun da bir baraj ya da tarihi eserin korunmasıyla ilgili söyleyeceği şey fevkalade yanlıştır. Bunlar doğru değil. Dünyanın hiçbir yerinde de yoktur. Bilim adamları karar verir ne yapılacağına, ona göre yapılır. Yortanlı polemik mevzu oldu. Buna ilk defa orada kazı yapan kişiler sebep oldu. Kazılara devam etmek istediler. Yıllarca DSİ’den yüklü miktarda kazı paraları aldılar. Yaklaşık 4.5-5 milyon lira kazılar için para ödedik. Ayrıca ayni yardımlarla destekte bulunduk. Bugünün parasıyla 7 milyon lira kazı ve çıkartılan eserlerin Bergama Müzesine taşınması için masraf yaptık. Bunu tamamen Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bergama Müze Müdürlüğünün denetimi altında yaptık
Orası Allianoi değil. Allianoi diye bir yer o kişinin uydurduğu bir kelimedir. Bunu ben ispat ettim. Bunu çok net söylüyorum. Bununla ilgili TRT’yi yanıltmışlar, bir tarihte belgesel diye hazırlamışlar. Belgesel olduğuna göre belgesini gönderin dedim. Böyle bir tarihi kayıt gösteremediler. Genel müdürken TRT’ye sert bir yazı yazdım. Neticede kendim baktım. Orada Paşa Ilıcası adıyla bilinen Türkiye’nin her tarafında olan bir ılıca, kaplıca var. Geçmiş dönemde eski bir valimizin zamanında restore edilmiş. Beton duvarlar var. Mermerler konmuş. Sadece Peri Kızı adı verilen bir eser çıktı, Bergama Müzesi’ne kondu. Her tarafta olan mozaikler var. Çatı uydurma bir malzemeyle yapılmış. Çıkan bir tek sütun var, Peri Kızı var. Sütunlar korunacak. Üniversitelere bilim adamlarına sorduk. Onların istediği şekilde koruyacak tedbirler alıyoruz, örtüyoruz. İstenildiği zaman, gelecekte tekrar açılır kullanılır. Tarihi eserlere bir şey yaptığımız yok. Oraya biz 60 milyon lira para harcadık. Bir takım cahil insanlar yüzünden, bazı art niyetli kişiler yüzünden orada su tutulamadı çiftçiler mağdur oldu. İki senedir bekliyor. Artık tahammülümüz yoktur.”
FOTOĞRAFLARDA KALMASIN
DOĞANIN korunmasına destek veren sanatçı Tarkan, Yortanlı Barajı’yla yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan Allianoi’de çektiği fotoğrafları Facebook sayfasından yayınlamıştı. Tarkan, resmi Facebook sayfasından yaptığı açıklamada şunları söylemişti:
“Doğa Derneği ile birlikte gittiğimiz gezilerimizin ilk durağı olan Allianoi’yi ilk gördüğümde çok heyecanlandım ve etkilendim. Hatta “Uyan” adlı şarkımı yazmama ilham kaynağı olan yer Allianoi’dir.
Allianoi’nin tarihin günümüze kadar ulaşmış dünyada sayılı olan en güzel şifa kaynaklarından biri olduğunu fark ettim ve buranın korunarak, bütün Dünyaya tanıtılması gerektiğine inandım.
Ama ne yazık ki bugün Allianoi’nin kumla kaplanması ve baraj suları altında bırakılması için çalışmaların başlatıldığını öğrendim. Allianoi’nin korunması gerektiğine dair alınan hukuk kararının uygulanmıyor olmasına çok üzüldüm.
Arşivimdeki Allianoi fotoğraflarını sizlerle bu nedenle paylaşmak istedim.
Allianoi sadece bu fotoğraflarda kalmasın. Allianoi Yok Olmasın!”
www.evrensel.net