Kadına yönelik şiddet masaya yatırıldı

Kadına yönelik şiddet masaya yatırıldı

Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında, “İş Yaşamı ve Kadına Yönelik Şiddet” sempozyumuna ev sahipliği yaptı.Çankaya Belediyesi, Hacettepe Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fak&u

Çankaya Belediyesi, Hacettepe Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinin ortaklaşa düzenlediği sempozyuma, Çankaya Belediyesi Sığınma Evinde kalan kadınlar da katıldı. Sempozyumda, kadınların ürettiği bez bebekler ve takılar da satıldı.

‘KADINA YÖNELİK ŞİDDET İNSANLIK SUÇUDUR’

Sempozyumun açılışında konuşan Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı Savaş Yorgancı, kadına yönelik şiddetin insanlık suçu olduğunu belirterek, özellikle ‘80’li yıllardan beri ülkeyi yönetenlerin toplumun hiçbir kesimine fayda sağlayamadığını ifade etti. Son yedi yılda kadın cinayetlerinin yüzde 1400 arttığının rakamlarla ortaya konduğunu hatırlatan Yorgancı, “Hükümet, kendi dönemlerinde kadına yönelik şiddetin azaldığını söylüyor. Böyle bir mantıkla birlikte görev yapabilmek gerçekten çok zor” dedi.

’KADIN EMEĞİNİ EVDE HARCIYOR’

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Gülay Toksöz de kadınların iş yaşamında sınırlı bir şekilde var olma nedenleri arasında kadının evde harcadığı emeğin yattığını ifade ederek şunları kaydetti:
“Çocukların büyütülmesi, yemek, temizlik yapılması gibi işler kadının görevleri arasında görülüyor. Çalışma yaşamına katılan kadın hem evde hem işte mesai yapmak durumunda kalıyor. Oysa gelişmiş ülkelerde, söz konusu işler erkeklerle paylaşılarak yapılıyor ve bu da kadına hareket alanı tanıyor.”

Toksöz, kadının sosyal ve ekonomik yaşama katılımının artması için yerel yönetimlere de büyük görevler düştüğünü vurgulayarak, Çankaya Belediyesinin kreş ve gündüz bakımevi sayısını arttırma hedefinden büyük bir mutluluk duyduğunu belirtti.

Sendikacı Satı Burunucu Çalı, ülkede kadın emekçilerin mücadelesinin sanıldığından daha uzun bir geçmişe dayandığını ifade ederek, bugün ülkemizde kadın emekçilerin sahip olduğu bütün hakların bu mücadeleler sonucu elde edildiğini belirtti.

KADINLARA SENDİKAL MÜCADELEYE KATILIM ÇAĞRISI

Yrd Doç Dr. Fatma Yıldırım ise “Çadırkent’in Kadınları:TEKEL Eylemi” başlıklı sunumunda Tekel işçisi kadınlar arasında yapılan bir çalışmanın sonuçlarını paylaşarak kadınların mücadele sürecindeki değişimlerini vurguladı. Prof Dr. Şevkat Bahar Özvarış da “Kadının Sağlıklı Yaşam Hakkının Farkındaki Düzey” başlıklı konuda Cedaw ve Pekin Sözleşmelerinin gereklerinin yerine getirilmediği ülkemizde, kadınların sağlık hizmetlerinden neredeyse faydalanamadığını ve her gün 3 kadının öldürüldüğünü vurguladı.

Başkanlığını Dr. F. Aytuğ’un yaptığı “Şiddetle Baş Etmede Çalışmanın Değeri” adlı ikinci oturumda söz  alan Prof. Dr. Selçuk Candansayar, çalışma hayatında kadına yönelik şiddeti değerlendirirken, bunu sadece psikolojik ve tıbbi açıdan değil, siyasi anlamda da ele almak gerektiğini kaydetti.

10 YILDA YÜZDE 33’TEN YÜZDE 24’E DÜŞÜŞ

Son 10 yılda kadınların çalışma hayatına katılımlarının yüzde 33’ten yüzde 24’e düştüğünü ifade eden Candansayar, bu yüzde 24’ün içerisinde ücretsiz çalışan tarım işçisi kadınların da olduğunu sözlerine ekledi. Candansayar, kadınların çalışma yaşamından uzaklaştırılması ile şiddetin arttığını da kaydetti.

“Özel olan politiktir” adlı 3. oturum ise Prof. Dr. Nükhet Örnek Büken tarafından yönetildi.  Sığınma evi çalışanı ve Toplumsal Cinsiyet Uzmanı Fatma Akansel, biyolojik cinsiyetin doğuştan eril ve dişil olarak özelliklerimiz, toplumsal cinsiyetin ise sonradan, toplum tarafından kazandırıldığını kaydetti.

 “Bavul, Çocuk, Kurumuş Gözyaşı” başlıklı konuşmada Çankaya Belediyesi Sığınmaevi Çalışanı Öğretmen Atakan Çaylak, şiddete uğramış, istismar edilmiş çocukların sığınmaevine geldiklerinde yaşadıkları travmadan çıkmalarının nasıl sağlandığı hakkında bilgi verdi.

 “Bir tutam baharat” başlığı altında konuşan Canan Aykan, kadınların sığınmaevine başvurmaları için kendi içlerinde bir devrimi tamamlamaları gerektiğini vurguladı. Aykan kadınların yaşadıklarını, duygularını, yalnızlık, çaresizlik ve güvensizlik hallerinin zorluklarını aktardı.

Sempozyumda, kadına yönelik şiddetin ulaştığı boyutları ve Çankaya Belediyesi Sığınma Evini anlatan haber programı da gösterildi Sempozyum Grup Thalassa’nın sunduğu kadın şarkıları müzik dinletisiyle sona erdi. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net