13 Ekim 2010 00:00

Mühendisler de HES’lere karşı

TÜRKİYE Mimarlar Mühendisler Odaları Birliği’ne üye (TMMOB) 15 meslek odasının temsilcisinden oluşan TMMOB Trabzon...

Paylaş

TÜRKİYE Mimarlar Mühendisler Odaları Birliği’ne üye (TMMOB) 15 meslek odasının temsilcisinden oluşan TMMOB Trabzon İl Koordinasyon Kurulu, hazırladığı raporla bölgedeki hidroelektrik santrali (HES) inşaatlarının mevcut yasalar ve kontrol mekanizmasıyla yürütülmesinin imkansızlığına dikkat çekti.
‘HES ve Doğa. Hangisinden vazgeçebiliriz?’ başlıklı raporu okuyan İnşaat Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi Başkanı Mustafa Yaylalı, Türkiye’nin toplam enerji üretiminin yüzde 82’sinin termik, yüzde 16’sının da hidroelektrik santrallerde yapıldığını kaydetti, enerji üretiminde ülke olarak yüzde 73 oranında dışa bağımlı olduğumuzu söyledi.
‘KARADENİZ İNSANIN YÜREĞİ ACIYOR’
Yaylalı, HES’ler nedeniyle akarsuların yatağının kilometrelerce değiştiğini ifade ederek, şunları söyledi: “Bu durum ekosistemi olumsuz etkilemektedir. Kuruyan derelerin çevresinde yaşayan insanların uyum problemleri yaşayabileceği söylenmektedir. HES çevresindeki yolların yapımı sırasında doğaya ciddi zararlar verilmektedir. Bazı bitki ve hayvan türleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Dere yatağına verilen su oranının az olması çevre dengesini bozarken, tünel inşaatlarının atık malzemelerinin depolama sahası yerine doğaya bırakılması da çevre tahribatı yaratmaktadır. Giderek kuruyan dere yatakları nedeniyle Karadeniz insanının yüreği acımaktadır. Bu bölgede enerji üretilmesi ne kadar önemliyse, üretimi yaparken doğanın bozulmaması ve yatağından akan suyun bulunduğu vadiye verdiği hayatın yok edilmemesi de o kadar önemlidir.”
‘OTORİTE BOŞLUĞU VAR’
Mustafa Yaylalı, doğal dengeyi bozmadan yapılacak her türlü HES’in ülkenin menfaatine olduğunu ve karşı çıkılmaması gerektiğini de ifade ederek şunları söyledi: “Ancak HES’lerin yapım aşamasındaki denetleyici kurumun belli olmaması, yatırımcıların yasal boşluklardan yararlanıp doğayı katletmesine zemin hazırlamaktadır. Bir an önce HES yapımı ile ilgili tek yetkili denetleyici kurum belirlenmeli, bu kurumun belirlemiş olduğu yapım kriterlerine uymayan firmaların lisansları itiraz yolu kapalı olacak şekilde iptal edilmelidir. Yapım aşamasında depo sahaları dışına hafriyat dökümü caydırıcı cezai yaptırımlarla engellenmeli, ’cezayı öderim, doğayı kirletirim’ mantığıyla hareket edilmesinin önüne geçilmelidir. Şu anda çevreyi kirleten firmaların şikayet edileceği merciin neresi olduğu bilinmemektedir. HES projeleri kapsamında yapılacak tüm yapıları İl Özel İdareleri ruhsatlandırmalıdır. Koruma kapsamındaki alanlarda HES’lere izin verilmemelidir. Rüzgar, güneş ve jeotermal gibi temiz enerji teknolojileri de gündeme alınmalıdır. Enerjide dışa bağımlılığımızı gerekçe göstererek doğal güzelliklerimizi ve kültürel varlıklarımızı yok eden projelere onay vermemeliyiz.” (HABER MERKEZİ)
ÖNCEKİ HABER

Yaşam savunucuları İstanbul’a çıkarma yapacak

SONRAKİ HABER

Akar: Bedelli askerlikten 9 milyar 533 milyon lira gelir elde edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa