TUTUKLU YAKINLARI:Hukuksuzluğa son verilsin barışın önü açılsın

KÜRT siyasetçilerinin yargılandığı davanın Diyarbakır’da başlamasıyla birlikte tutuklu yakınlarını aylardır görmeyen aileler de adliye önünde bekleyişe geçtiler


KÜRT siyasetçilerinin yargılandığı davanın Diyarbakır’da başlamasıyla birlikte tutuklu yakınlarını aylardır görmeyen aileler de adliye önünde bekleyişe geçtiler. Tutuklu yakınlarından birçoğu yer darlığı nedeniyle duruşma salonuna alınmazken, dışarıda yakınlarını görebilme umuduyla ring araçlarını gözlediler. Duruşmalar boyunca adliye binası ve büyükşehir belediyesi önünden ayrılmayan aileler davanın bir an önce sonlandırılması ve yakınlarının bırakılmasını istediler.
Diyarbakır’da görülmeye başlayan tarihi davada yargılanan Kürt siyasetçilerine yurt içinden ve yurt dışından büyük destek verildi. Tutuklu yakınları da binlerce kişi ile birlikte davayı izledi. Görüştüğümüz aileler, tutuklu bulunan yakınlarının bir suç işlemediğini sadece siyaset yaptıklarını belirterek sonuna kadar yanlarında olduklarını söylediler. Kürtçe savunma talebinin reddedilmesine de tepki gösteren aileler, dillerini ve kültürlerini özgürce yaşamak istediklerini kaydettiler. Aileler, ‘Bu dava barışa hizmet etsin’ dediler. 18 aydır tutuklu bulanan Ercan Sezgin’in babası Hüseyin Sezgin, bu davayla birlikte AKP’nin antidemokratik uygulamalarının tüm kamuoyu tarafından görüldüğünü söyledi. Oğlunun ve arkadaşlarının yanlış bir şey yapmadığını belirten Sezgin, “Bir halkın siyasi mücadelesini veriyorlar. Bu mücadeleyi vermelerinden gurur duyuyoruz. Sonuna kadar arkalarındayız” dedi. Sezgin, mahkemenin Kürtçe savunmaya izin vermemesini ‘yüz karası’ olarak değerlendirdi. Ağrı’dan geldiklerini belirten Aziz Yıldırım ise tutuklu kardeşi Nadir Yıldırım’ın sadece siyaset yaptığını belirterek, “Bu hukuksuzluğa bir son verilmeli” dedi. Tutuklu Mahmut Okan’ın annesi Şozan Okan, davadan ‘barış çıkmasını’ umduklarını söyledi. Genel bir af çıkmasını istediklerini söyleyen Okan, “Ne Türk anası ne de Kürt anası ağlamasın. Çocuklarımızın birlikte mutlu yaşamasını istiyoruz. Dilimizle, kültürümüzle yaşamak istiyoruz” dedi. Davada tutuklu yargılanan Hasan ve İhsan İnatçı’nın annesi Nazlıhan İnatçı ise zulüm ve baskı altında olduklarını belirterek “Biz ölüm, katliam istemiyoruz. Kardeşlik ve barış istiyoruz. Çocuklarımızı öldürüyorlar, asıyorlar, kesiyorlar hapse atıyorlar. Biz özgür yaşamak istiyoruz. Türkiye’nin de rahatlamasını istiyoruz. Kendi ülkemizde memleketimizde mutlu olmak istiyoruz artık” dedi. Başbakan Erdoğan’a seslenen İnatçı, “Erdoğan, bunu bize niye yapıyor. Yoksulların çocukları dağlarda ölüyor, küçük çocuklar öldürülüyor, hapse atılıyor, hapislerde kanser oluyor ölüyorlar. Ne hakkı var bunları yapmaya. O zalimdir ve zalimliğini yapıyor, biz de bunu kabul etmiyoruz” dedi.
Tutuklu Batman Belediye Başkanı Necdet Atalay’ın eşi Devrim Atalay da haksız bir yargılama gerçekleştiğini söyledi. Eşinin işinin siyaset yapmak olduğunu belirten Atalay, “Bütün mücadelesini demokratik yollarla yürütüyordu. ‘Siyaset sorun çözme sanatıdır’ derdi. Ancak sorunu çözmeye çalıştıkça ceza isteniyor” dedi. Eşinin ve diğer tutukluların serbest bırakılmasını umduğunu belirten Atalay, “Bu insanların yerleri belli. Tutuksuz yargılanabilirlerdi. Serbest bırakılırlarsa bizim açımızdan yeniden diyalog ve barış umutları gelişir. Barış süreci isteğe bağlıdır. Devletin de barış istemesi gerekli” dedi.
(Diyarbakır/EVRENSEL)
Cumhur Daş
www.evrensel.net