İthal et, sorunun daha da büyümesine neden oldu

Et fiyatlarındaki artış üzerine hükümet, Et ve Balık Kurumu ile et ve canlı hayvan ithalatı, sığır ithalatında gümrük vergisi oranının düşürülmesi, özel sektöre ithalat yetkisinin verilmesi uygulamalarına başvurdu.


Et fiyatlarındaki artış üzerine hükümet, Et ve Balık Kurumu ile et ve canlı hayvan ithalatı, sığır ithalatında gümrük vergisi oranının düşürülmesi, özel sektöre ithalat yetkisinin verilmesi uygulamalarına başvurdu. Ancak aradan bir aydan fazla zaman geçmesine rağmen sorun hâlâ çözülemedi. Hükümet sorunun et arzının yetersizliğinden değil de halkın refahının yükselmesinden ve talebin fazla olmasından kaynaklandığını açıkladı. Konuyla ilgili görüştüğümüz esnaflar ise hükümeti yalanlıyor. Esnaf, yaşadıkları sorunları “İstedikleri eti kolayca bulamamaları, satışların azalması ve kullandıkları ete karşı müşterilerde oluşan güvensizlik” olarak sıralıyorlar.
MÜŞTERİLER GÜVENSİZ
Kebap ve lahmacun salonu işleten 28 yaşındaki Abdullah Curun da alınan önlemlerin piyasayı rahatlatmadığını söyledi. Piyasada yeterince etin bulunmadığını vurgulayan Curun “Aradığımız eti bulamıyoruz. Seçemiyoruz, olan eti alıyoruz” dedi. Lahmacun satışlarının düşmesinden yakınan Curun, şöyle devam etti: “Müşteri fiyatları pahalı buluyor ve kolay kolay güvenmiyor. Gelen müşteri şüphe içinde oluyor. Bizi tanıyanlar da aldığımız yere güvenemiyor. Aldığımız malzemeye sürekli zam geliyor ama pişirim fiyatını arttıramıyoruz. 1 sene önce unun çuvalı 30 liraydı, şimdi 46 lira; ama aynı fiyattan iş yapmak zorunda kalıyoruz.”
ASGARİ ÜCRETLİ ETE 50 LİRA NASIL VERSİN
10 senedir kasaplık yapan 30 yaşındaki Mehmet Uçar, satışlarda ciddi bir azalma olduğunu söyledi. Uçar, “Piyasa rahatlayacak dediler; 3 gün sonra ete zam geldi. Önceden etle tavuk fiyatları arasındaki fark yarı yarıyaydı şimdi et fiyatları tavuk fiyatlarının 4-5 katı. 700 lira maaş alan biri ete ayda 50 lira nasıl ayırsın. Zamlarla birlikte et suyu ve bulyon satışları arttı. Müşteri 5 liralık et alsa da zaten yemeğin içinde kaybolacak” diye konuştu. Müşterilerin güvensizliğinden yakınan Uçar, şöyle devam etti: “Müşteri alacağı eti incelemek istiyor. Örneğin kıyma alacaksa çekilmeden görmek istiyor. Önceden müşterilerimin çoğu tanıdıktı. Şimdi tanıdık müşterilerim bile azaldı.” Esnafın bu durumdan iki kat fazla etkilendiğine dikkat çeken Uçar, devletin samimi bir şekilde hayvancılık sektörünü desteklemesi gerektiğini bildirdi.
KAÇAK ET ÇOK, DENETİM YOK
51 yaşındaki Mahmut Sütçü çocukluğundan beri, baba mesleği olan kasaplık işinin içinde. Fiyatların artmasının kendisini nasıl etkilediğini sorduğumuzda “İnsanların güvenleri sarsıldı, ne kebapçıya, ne kasaba, ne de yemekçiye güveniyorlar. Özellikle Adana’da kaçak et haberlerini çok duyuyoruz. Denetim yok. Daha önce günde 10-15 gövde satarken şimdi 2 gövdeyi zor satıyoruz” yanıtını aldık.
Marketlerle rekabet etmenin zor olduğuna dikkat çeken Sütçü, “Koyun etinde sıkıntı yaşıyoruz. İstediğimiz cins koyunu bulamıyoruz. Et fiyatları yüksek oldukça bu sorun sürer. 10-12 liraya satılacak et 30 liraya satılıyor. Çevre tanıdığı için iş yapabiliyorum. Başka yerde olsa iş yapamam” diye konuştu. Sorunun çözümü için ne yapılması gerektiğini sorduğumuz Sütçü, “Bu meselenin çözümü mera hayvancılığının tekrar geliştirilmesi. Doğu’daki çatışmalı ortam yüzünden mera alanları kalmadı. Üretimin teşvik edilmesi, arttırılması gerekiyor. Vatandaş zeytin ekmek yiyor; yeterince et alamıyor. İthalat yapılacaksa üretime yönelik olmalı. Angus bizim damak tadımıza uygun değil. 3-5 günlük çözümler sadece ithalatçıların işine yarıyor” diye konuştu. (Adana/EVRENSEL)
Faruk Ayyıldız - Volkan Pekal
www.evrensel.net