Şemdinli’de tarih yok oluyor

HAKKARİ’nin Şemdinli İlçesi’nde bulunan Nehrî Köyü’ndeki tarihi Kelat ve Kayme sarayları ilgisizlikten dolayı yok olmakla karşı karşıya.


HAKKARİ’nin Şemdinli İlçesi’nde bulunan Nehrî Köyü’ndeki tarihi Kelat ve Kayme sarayları ilgisizlikten dolayı yok olmakla karşı karşıya. Yetkililer, restorasyon için proje hazırlandığını belirtseler de, şimdiye kadar herhangi bir adım atılmamış.
Bölgenin yakın tarihinde çok önemli bir yere sahip olan ve Saadei Nehrî olarak bilinen Nakşibendi Seyit ailesinin yerleşim yeri olan Nehrî Köyü’nde bulunan tarihi Kelat ve Kayme sarayları sık sık gündeme gelmesine rağmen, ilgisizlikten her gün biraz daha yok oluyor. Tarihte Şeyh Ubeydullah İsyanı (1880) olarak bilinen ve isyanının öncüsü olan Şeyh Ubeydullah’ın oğulları Şeyh M. Sıdık ile Seyit Abdullah tarafından 1890 -1910 tarihleri arasında yaptırılan ve çok ince ustalıklarıyla dikkat çeken, dış cepheleri kesme taşlardan örülmüş her iki saray da günümüzde büyük ölçüde yıkılmış durumda.
Şeyh Mehmet Sıddık tarafından yaptırılan tarihi Kelat Sarayı, dikdörtgen planlı ve üç katlı olarak inşa edilmiş, yakın zamana kadar ayakta kalabilen kemerli ve oldukça gösterişli girişi ile de dikkat çekiyor.
TAŞLARI SÖKÜLDÜ
Kayme Sarayı ise Şeyh M. Sıdık’ın kardeşi Seyit Abdullah tarafından yine kesme taşlardan iki katlı olarak inşa edilmiş. Kelat Sarayı’nın kuzey cephesinde bulunan girişinin iki tarafında bulunan kitabelerde sülüs yazı ile bulunan 1909-1911 tarihleri sarayın bu tarihlerde inşa edilmiş olabileceğini gösteriyor. Kelat Sarayı’nın yakın zamana kadar ayakta kalan gösterişli girişinden geriye bugün sadece yıkıntılar kalmış. Köylülerden edindiğimiz bilgilere göre Kelat Sarayı’nın cephesini kaplayan kesme taşlar, 1990’lı yıllarda askerler tarafından sökülerek götürülmüş. Tarihi saraydan geriye ise batı cephesini kaplayan birkaç kemerli pencere ve kuzey cephesinde bulunan giriş kısmı ayakta kalmış durumda.
RESTORASYON NE OLDU?
Hakkari İl Özel İdaresi yetkililerinden Salman Kaya, söz konusu tarihi yapıların restorasyonu için Kültür Bakanlığı’nın bir proje hazırlayarak, ihaleye sunulması için kendilerine gönderdiğini belirtti. Projeye göre restorasyonun 240 gün süreceğini dile getiren Kaya, “Biz de 16 uzman kişiye davetiye göndererek, yapılacak ihaleye katılmalarını istedik. Fakat sadece bir kişi olumlu cevap verdi. İhalenin gerçekleşebilmesi için ise en az 3 kişinin katılması gerekiyor. Bunun için projeyi hayata geçiremedik. Bayram tatilinin ardından ihalenin şarlarının oluşması için yeniden uzman kişilere davetiye göndereceğiz” dedi. İhalenin yapılması halinde projeyi Diyarbakır Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’ne göndereceklerini dile getiren Kaya, Anıtlar Müdürlüğü’nün projeyi yaşama geçireceğini söyledi.
KOSOVA KADAR DEĞERİ YOK MU?
İHD Hakkari Yönetim Kurulu Üyesi Emin Sarı ise uzun yıllardan beridir Nehrî’deki tarihi mirasın korunması konusunda projelerden bahsedildiğini, ancak somut hiçbir gelişmenin yaşanmadığının altını çizerek, projelerin göz boyamadan başka bir şey olmadığını söyledi. Sarı, “Eğer İl Kültür Müdürlüğü ciddi ise restorasyon çalışmalarından önce yapıları koruma altına almalıdır. Bu önemli kültür mirası gözden çıkarılmış durumdadır. Başbakan Kosova’da Osmanlı’dan kalma tarihi yapıların restorasyonu konusunda çalışma başlatacaklarından bahsediyordu. Bu açıklamalar bile devletin ve AKP’nin bu konuda milliyetçi bir yaklaşım içinde olduklarını gösteriyor. Kürt tarihine mal olmuş tarihi miras bu ülkenin ortak mirasıdır onları görmüyor, ama Kosava’daki Osmanlı mirasına sahip çıkıyorlar” dedi.
Şemdinli Belediye Başkanı Sedat Töre ise hükümetin tarihi miras üzerindeki vesayetinden dolayı kendilerinin de hiçbir şey yapamadıklarını belirterek, “Kültür Bakanlığı’nın bu konudaki duyarsızlığı ve yine sistemin bölgedeki tarihi zenginliğin ortaya çıkarılması konusundaki tereddütleri nedeniyle maalesef bu tarihi zenginliğimiz gözümüzün önünde yok olup gitmektedir. Türkiye’de tabiat ve kültür varlıklarının korunması merkezi idarenin tekeline alınmış olup bu tür yerlerde iyi niyetli herhangi bir girişim dahi cezai müeyyidelere bağlanmıştır. Bu nedenle yerel yönetimler ve diğer sivil inisiyatiflerin bu konudaki çalışmaları da engellenmektedir” dedi. (Hakkari/DİHA)

BİR ÇOK MEDENİYETİN İZİ VAR
Eski bir yerleşim yeri olan Şemdinli’de Sümerler, Urartular ve Asurlar’ın uzun süre yaşadıkları anlaşılıyor. Bölge, daha sonra Med, Babil, Pers, Makedonya ve Silveskosların eline geçti. Hz. Ömer döneminde Müslüman birliğine katılan Şemdinli, Yavuz Sultan Selim’in 1514 Çaldıran Seferi’nden sonra Osmanlı egemenliğine girdi. Nehri Köyü’ne 4 kilometre mesafede Şemdinli Deresi üzerinde kurulan Taş Köprü (Pira Bigirdê) yüksek dağların arasında derin bir vadide yer alıyor. Pira Bigirdê’nin 19. yüzyıl sonlarında inşa edildiği tahmin ediliyor. Kelat Sarayı’nı yaptıran Seyyit Mehmet Sıddık tarafından yaptırıldığı belirtilen köprünün at ve yaya geçişleri için yapıldığı biliniyor. Bir diğer tarihi mekan ise Şemdinli ilçesi Yayla Mahallesi’nde bulunan Nasturilerin temel kilisesi Dêra Reş ve Bêtkar köyünde bulunan Bêtkar kilisesi.
Sami Yılmaz
www.evrensel.net