Gösterdiğin yolda yürümeye devam!

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımıcılığı ve İstanbul İl Başkanlığı görevini yürttüğü sırada yaşamını yitiren işçi önderi Memet Kılınçaslan, ölümünün 4. yılında mezarı başında anıldı.


Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımıcılığı ve İstanbul İl Başkanlığı görevini yürttüğü sırada yaşamını yitiren işçi önderi Memet Kılınçaslan, ölümünün 4. yılında mezarı başında anıldı.
Kılınçaslan’ı dün Zincirlikuyu’daki mezarı başında anan Emek Partisi üyeleri, onun gösterdiği yolda yürümüye devam edeceklerini ve işçi sınıfının iktidarı için mücadeleyi sürdüreceklerini söylediler. Anmada ilk olarak EMEP GYK üyesi Seyit Arslan söz aldı. “Memet başkan hem sendikacılık hayatında hem partililik hayatında hep mütevazı bir insan olmayı seçti. Bugün burada onun anısına bir araya gelirken mütevazı bir şekilde başkanımızı analım istedik” diyen Aslan, ülkenin ve dünyanın gündeminin her gün değiştiğini, torba yasalarıyla işçi ve emekçilere dönük saldırıların yoğunlaştığını bir süreçten geçtiklerini kaydetti. Bu saldırılar karşısında EMEP’in mücadelesinin devam ettiğini dile getiren Arslan, “Memet başkanın bizlere emanet ettiği bayrağı daha yukarılara taşımayı kendimize görev bildik” dedi.
4. YILINDA ÖZLEMLE ANIYORUZ
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul İl Başkanı Güven Gerçek de “Partimiz il başkanlığı, genel başkan yardımcılığı görevini yaparken yaşamını yitiren mücadele arkadaşımız, yoldaşımız Memet Kılınçaslan’ın aramızdan ayrılışının 4. yılındayız. 4. yıldönümünde bir kez daha mezarı başında, ailesi, mücadele arkadaşları olarak Kılınçaslan’ı birkez daha özlemle anıyoruz” diye konuştu. Kılınçaslan’ı anmanın mezarı başında yapılacak olan bir tören olmayacağını belirten Gerçek, Kılınçaslan’ı anmanın onun mücadelesine sahip çıkmakla mümkün olacağını dile getirdi.
“Onu anmak, mücadele bayrağını bıraktığı yerden alıp daha ileri mevzilere taşımakla mümkündür. Hepimiz biliriz, Memet Kılınçaslan yaşamı boyunca işçi sınıfı davasına kendisini adayan bir arkadaşımızdı. Hayatı boyunca işçi sınıfının örgütlenmesi, sendikal mücadelenin örgütlemesi, sınıf sendikacılığını esas alan bir yoldaşımızdı” diyen Gerçek, sadece bununla da yetinmediğini, sendikal mücadelenin siyasal karakter kazanması, siyasal mücadeleyi dönüştürülmesi bilincini kazanmış birisi olduğunu söyledi.
GÖZLERİN ARKADA KALMASIN
Kılınçaslan’ın sadece sendikal mücadelede değil siyasal mücadelede de yer alan, işçi sınıfının parti olarak örgütleme görevini önüne koyan, parti mücadelesini esas alan bir yoldaşları olduğunu dile getiren Gerçek, “Aramızdan ayrılışının 4. yılında yeniden yeniden Kılınçaslan’dan öğrenerek, onun gösterdiği yoldan ilerleyerek mücadelemizi devam ettiriyoruz” dedi.
Gerçek, Kılınçaslan’a da şöyle seslendi; “Kılınçaslan yoldaş gözlerin arkada kalmasın, senin önemsediğin mücadeleci sendikacılık fikri bugün Türkiye’nin bir çok kentinde tartışılıyor. Bu platformu tartışmaya açtık. Yine senin önemsediğin işçi sınıfının iktidar mücadelesi devam ediyor. Tüm saldırılara, baskılara rağmen devam ediyoruz. İnanıyoruz ki senin özlemini duyduğun savaşsız, sömürüsüz bir dünyanın bayrağını kapitalist sistemin burcuna dikilecektir. Bunun mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğiz. Gösterdiğin yolda yürümeye devam edeceğiz.”

MEMET KILINÇASLAN KİMDİR?
1950 yılında Adıyaman’ın Besni ilçesinde dünyaya gelen Kılınçaslan, babasının yanında ayakkabı işçiliğine başladı. 1969’da çalışmak ve hayatını kazanmak için İstanbul’a geldi. İlk çalıştığı yer bir atölyeydi, Mısır Çarşısı’nda tezgahtarlık yaptı; konfeksiyonda ütücü, Mahmutpaşa’da işportacıydı.
Askerden dönünce 1976 yılında Ülker’e girdi. İşyeri temsilciliğine adayken işten atılan Kılınçaslan, sabah-akşam fabrika önünde kahvelerde işçilerle birlikte oldu. İşçilerin aylarca süren direnişi ve yapılan eylemler sonucu işe geri döndü. 12 Eylül’de gözaltına alındı, sendikal faaliyetleri nedeniyle işkenceli sorgulamalara maruz kaldı.
1984 yılında Cem Boyner’in sahibi olduğu Alboy Beymen Deri Fabrikası’nda çalışmaya başlayan Kılınçaslan, burada işyeri temsilciliği ve Türk-İş’e bağlı Deri-İş Sendikası’nda yöneticilik yaptı. 1986 yılında Deri-İş Sendikası Beyoğlu Şube Sekreterliği, aynı yıl Deri-İş Genel Merkez Örgütlenme Sekreterliği görevine seçildi.
1992 yılında işçi ve emekçilerin günlük basına olan yakıcı ihtiyacını görerek, Evrensel gazetesinin kuruluş çalışmalarında bulundu. Aynı dönemde işçi sınıfının gündeminde olan partileşme sürecinde aktif olarak yer aldı. Birçok sendikacı, öncü, işçi ve devrimci arkadaşıyla; işyerlerinde, semtlerde sayısız kitlesel toplantılar yaptıktan sonra, 25 Mart 1996 günü Emek Partisi’nin resmi kuruluş başvurusunda bulunanlar arasında yer aldı. EMEP’te Genel Başkan Yardımcılığı ve İstanbul İl Başkanlığı yaptı.
www.evrensel.net