WikiLeaks: Shell Nijerya’nın her yerinde

WIKILEAKS’in yayımladığı yeni belgeler, Hollanda- İngiltere ortaklığındaki petrol devlerinden Shell’in Nijerya yönetimi üzerindeki hakimiyetini ortaya koydu


WIKILEAKS’in yayımladığı yeni belgeler, Hollanda- İngiltere ortaklığındaki petrol devlerinden Shell’in Nijerya yönetimi üzerindeki hakimiyetini ortaya koydu. Belgelere göre, Shell’in, büyük petrol rezervlerinin bulunduğu Nijerya’daki en üst düzey yetkilisi Ann Pickard, her bakanlıkta adamları olduğunu, siyasetçilerin her adımını bildiklerini söylüyor.
Gizli belgelerde, şirketin ABD yönetimiyle istihbarat paylaştığı da belirtiliyor. Belgelerde, şirketin, militanlara destek sağladığı öne sürülen siyasetçilerin adını ABD’li diplomatlara bildirdiği, bir defasında da ABD yönetiminden militanların uçaksavar füzelerine sahip olup olmadığı konusunda bilgi istediği öne sürülüyor.
Bazı sivil toplum örgütleri, WikiLeaks’in sızdırdığı bu belgenin, Shell’in ülkenin petrol kaynakları üzerindeki hakimiyetini ortaya koyduğunu söyledi. Social Action Nigeria adlı örgütün program sorumlusu, “Shell her yerde. Her bakanlıkta gözü kulağı var. Her yerde maaşa bağladıkları adamları var. Bu yüzden tüm engelleri aşıyorlar. Nijerya Hükümeti’nden daha güçlüler” diyor.
İLAÇ TEKELİNİN İLLEGAL DENEYLERİ
Guardian gazetesinin yer verdiği bir belgeye göre, ABD Dışişleri Bakanlığı’na ait gizli bir yazışma, dünyanın en büyük ilaç şirketi Pfizer’ın, hakkındaki davayı geri çekmesi için Nijerya Başsavcısı üzerinde baskı kurmaya çalıştığına işaret ediyor.
Habere göre, 1996’da Nijerya’nın kuzeyindeki Kano eyaletinde 10 binden fazla çocuğun öldüğü menenjit salgını sırasında, Pfizer uzmanları bir kasaba hastanesinde 200 çocuk üzerinde ilaç denedi. Çocukların yarısına o dönem ABD’de kullanılan en iyi menenjit ilacı olarak kabul edilen “Ceftriaxone”, yarısına da ‘Trovan” adlı yeni bir ilaç verildi. Trovan verilen çocuklardan beşi, Ceftriaxone verilen çocuklardan da altısı öldü. Gazeteye göre salgında ölüm oranının yüzde 20’ye kadar çıktığı dikkate alınınca bu, şirket için iyi bir sonuçtu.
Ancak, sonradan, Pfizer’in ailelerden kurallara uygun olarak izin almadığı ve denemeyle ilgili belgelere ilişkin soru işaretleri olduğu iddiaları ortaya atıldı. Hem Kano eyaleti hem de federal hükümet şirkete dava açtı. Çocukların ilaçtan değil, menenjitten öldüğünde ısrar eden Pfizer, geçen Nisan’da Kano eyaletiyle dostane çözüme vardı. 75 milyon dolar karşılığında dava geri çekildi. Ancak Guardian’a göre, federal davada para ödemek istemeyen şirket, davayı geri çekmesini sağlamak için, Başsavcı aleyhinde bilgi toplayacak kişiler tuttu. Bu kişilerin sağladığı, Başsavcı’nın yolsuzluk yaptığına dair bilgiler yerel basına sızdırıldı. Ekim 2009’da altı milyar dolarlık dava geri çekildi.
SAVAŞ ASIL ŞİMDİ BAŞLADI
ABD Dışişleri Bakanlığına gönderilen yazışmaları yayımlanan WikiLeaks internet sitesine destek veren bilgisayar korsanları, “WikiLeaks savaşının devam edeceğini, savaşın asıl şimdi başladığını” bildirdi. Wikileaks aleyhinde işlemlerde bulunan firmaları hedef alan ve kendilerine Anonim diyen grubun bir üyesi, WikiLeaks’e hizmetlerini durduran firmalara yönelik kampanyalarının sona ermediğini söyledi.
Operation Payback (İntikam Operasyonu) adı verilen kampanyayla WikiLeaks’e hizmet vermeyi durduran şirketler hedef alınırken, Operation Payback’in Twitter sayfasında da Visa’nın sitesinin çökertildiği belirtildi.
(DIŞ HABERLER)

RASMUSSEN’DEN RUSYA’YA GÜVENCE
NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, WikiLeaks internet sitesinde yayımlanan ABD’nin gizli diplomatik yazışmalarında NATO’nun Rusya tehdidine karşı Polonya ve Baltık ülkelerini korumak için soğuk savaş sonrasında ilk kez gizli harekat planları hazırladığının iddia edilmesi üzerine açıklama isteyen Moskova yönetimine, “Ne Rusya’yı NATO’ya tehdit olarak değerlendiriyoruz ne de NATO Rusya’ya tehdittir” güvencesi verdi. Rasmussen, “İlişkimizi ilerletmek ve Lizbon’daki müspet ortaklık ruhunu koruyup sürdürmek istiyoruz” dedi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, tarafların ortaklığı ilerletmeyi tartıştığı bir dönemde ortaya çıkan sözkonusu planın NATO’nun samimiyeti konusunda şüphe uyandırdığını söylemişti. Lavrov, “NATO bir taraftan ortaklık konusunda bizimle anlaşma arayışındayken diğer taraftan bize karşı kendisini savunması gerektiği kararını alıyor. NATO ne zaman daha samimi olacak?” dedi.
www.evrensel.net