Enkaz kalkmadan kaza geldi

Enkaz kalkmadan kaza geldi

OSTİM’de Şubat ayında 19 işçinin hayatını kaybetmesine, 30 işçinin de yaralanmasına neden olan iki patlamanın ardından enkaz kaldırma çalışmaları hala sürerken, yeni bir patlama haberi de dün akşam saatlerinde yine aynı bölgede medikal malzeme üreten bir iş yerinden geldi.Her patlama sonrası hükümet ve devlet yetkil

Nagihan Akarsel

Her patlama sonrası hükümet ve devlet yetkililerinin yaptıkları açıklamaların yerine getirilmediğini belirten TMMOB Genel Başkanı Mehmet Soğancı ise, yanlış kurgulanan bir sistemle karşı karşıya olduklarına dikkat çekerek, bu durum değişmediği müddetçe kazaların devam edeceği uyarısında bulundu.

3 Şubat tarihinde Ankara’nın merkezinde yer alan organize sanayi bölgesi OSTİM’de meydana gelen iki ayrı patlamalarda 19 işçi yaşamını yitirmiş, 30’a yakın işçi ise yaralanmıştı. Olay sonrası devlet ve belediye yetkililerinden bildik açıklamalar geldi. Kuralsızlıklar içerisindeki bölgeden son patlama haberi ise, dün akşam saatlerinde geldi.

OSTİM İvedik Organize Sanayi Bölgesi’nde medikal malzeme üreten bir iş yerinde meydana gelen patlamada içeride bulunan 3 kişinin kendi imkanlarıyla dışarı çıkması sonucu bir can kaybı yaşanmadı. Ancak iş güvenliği anlamında bu patlama alınan önlemlerin, tedbirlerin yeniden sorgulanmasını beraberinde getirdi. TMMOB Genel Başkanı Mehmet Soğancı da, Türkiye’nin dünyada en fazla iş kazalarının, meslek hastalıklarının olduğu ülkelerin başında geldiğine işaret ederek, sadece OSTİM değil birçok yerde bu iş kazalarının ard arda geliştiğine dikkat çekti. Soğancı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’in tarihe en çok iş kazalarının olduğu döneme damgasını vuran bakan olarak geçeceğini söyledi. Soğancı, “Yanlış kurgulanan bir sistemle karşı karşıyayız. Bu sistem değişmediği sürece bu kazalar olmaya devam edecektir” uyarısında bulundu. Sadece iş yeri değil, bir madenin, bir inşaatın, bir işletmenin ve benzerinin daha proje aşamasındayken her adımının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Soğancı, bunun için her şeyin kamusal denetiminin şart olduğunu kaydetti. OSTİM’de daha önce meydana gelen patlamalarda devlet yetkililerinin, ‘önlem alacağız’ diye yaptıkları açıklamaları hatırlatan Soğancı, “Bakanlık artık böyle açıklamalar yapmaktan ziyade, sorumlunun kim olduğunu anlamak ve bize söylemek durumundadır” dedi.

4857 SAYILI İŞ YASASI NE DİYOR?

AKP tarafından ‘devrim’ olarak nitelendirilen 4857 sayılı İş Yasası, AKP iktidarının ilk döneminde kabul edilen bir yasa. 22 Mayıs 2003 tarihinde kabul edilen Yasa, 9 yıldan bu yana yürürlükte olmasına karşın, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanı Yasa’nın kabul ediliş gerekçesine uygun olarak hala düzenlenmedi. Yasa’nın işçi sağlığı ve iş güvenliği bölümü torba yasalarla değiştirilerek, amacı da deforme edilmiştir.
 

DİNÇER’E GÖRE TEK SORUN UZMANLARIN OLMAMASI!

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, OSTİM’de meydana gelen patlamalardan sonra yaptığı açıklamada, “2004 yılından bu yana iş güvenliği uzmanı yetiştirmek amacıyla yapılan eğitimler sonucunda verilen belgelerin de meslek odalarının açmış olduğu davalar nedeniyle iptal edildiğini, 1777 kişiye belge verdiklerini, bu belgelerden 220 belgenin iş yeri hekimlerine verildiği, bu belgeler iptal edilmez ise bu kişilerin iş güvenliği uzmanı olacağını, özel sektöre eğitim yapma fırsatı vererek bu sorunun üstesinden geleceklerini fark ettiklerini, üç üniversiteyle konuyla ilgili çalışma başlattıklarını, eğitim verecek 28 işletme oluşturulduğunu, 57 tane ortak iş sağlığı ve güvenliği birimi kurulduğunu, 704 eğitici yetiştirildiğini, şu anda 16 bin civarında iş güvenliği uzmanına ihtiyaç olduğunu, iş sağlığı ve iş güvenliği konusunda süratle uzman yetiştirmek, bu konuda hizmet üreten sektör yaratmak ve sektörle tüm ülkede iş sağlığı ve güvenliği denetimlerini başarmak zorunda olduklarını” diye belirtmişti. (Ankara/DİHA)


TMMOB’UN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

İş Sağlığı ve Güveliği konusunda dikkat çekici çalışmaları olan TTB ve TMMOB’un çözüm önerilerinden bazıları ise şunlar;
* Kamu düzenini, iş güvenliğini ve işçi sağlığını ilgilendiren bu konunun kamusal hizmet anlayışı ile ele alınmadığı müddetçe çözümü olanaklı değildir.
* İş cinayetlerinde Avrupa ve Dünya ölçeğinde en üst sıralarda bulunmamak için; işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında ne yapılması gerektiğini çok anlattık.
* Esnek ve kuralsız çalışmayı, işçileri başka işverenlere kiralamayı, taşeronlaştırmayı yasal hale getiren, fazla mesai ücretlerini, sendikal hak ve yetkileri budayan 4857 sayılı İş Yasası yerine bütün tarafların katılımı ile demokratik bir yasa çıkarılmalıdır.
* 50’den daha az işçi çalıştırılan iş yerlerinde de İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları’nın kurulması yasalarla güvence altına alınmalıdır.
* İşçi sağlığı ve iş güvenliği hizmetlerinin kamusal bir hizmet olarak algılanması sağlanmalıdır.
* İşçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimine önem verilmeli, eğitim almamış çalışana işbaşı yaptırılmamalıdır.
* Meslek hastalıklarına ilişkin çalışmalar geliştirilmeli, meslek hastalıkları hastaneleri işlevine uygun olarak yapılandırılmalı ve yaygınlaştırılmalıdır.
* Sigortasız ve sendikasız çalıştırma önlenmeli, kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınmalıdır.


OSTİM’DEKİ PATLAMALAR İÇİN YARDIM KAMPANYASI

Ankara Sanayi Odası (ASO), 3 Şubat 2011 tarihinde Ostim ve İvedik Organize Sanayi Bölgelerinde meydana gelen patlamada zarar gören oda üyeleri ile hayatını kaybeden çalışanları için Türkiye çapında yardım kampanyası başlattı.

ASO, 3 Şubat 2011 tarihinde gerçekleşen ve 20 kişinin öldüğü patlamalar sonrası, yaraların sarılması amacıyla yoğun bir çalışma başlattı. Odanın girişimleriyle patlamalarda zarar görenlerin kamuya olan vergi ve diğer yükümlülüklerinin ötelenebilmesi için ‘mücbir sebep’ kararı alındı. Ayrıca, patlamada zarar gören işyerlerine hukuki ve teknik destek de sağlandı. Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
“Patlamalarda hayatını kaybeden çalışanlarımız büyük fedakarlıklar içinde ailelerine bakmaya çalışıyordu. Hayatını kaybeden çalışanlarımızın yakınlarına destek olmak zorundayız. Hem Ankara Sanayi Odası’na üye firmalarımıza, hem de ekonomik gücü olan vatandaşlarımıza seslenmek istiyorum: İmkanlarınız ölçüsünde bu kampanyaya katılın ve bu yaraları birlikte saralım.” (Ankara/DİHA)

www.evrensel.net