Ardıç nefret kusuyor

Ardıç nefret kusuyor

Nefret suçu, “bir kişiye veya gruba karşı ırk, dil, din, cinsiyet ve cinsel yönelim gibi önyargı doğurabilecek nedenlerden ötürü işlenen, genellikle şiddet içeren suçlar” olarak tanımlanır. Eğer bu suç bir defaya mahsus olarak işlenmemişse ve süreklilik arzediyorsa, suç işleyenler nefret grubu olarak adla

Sevda Çetinkaya

Nefret suçu, “bir kişiye veya gruba karşı ırk, dil, din, cinsiyet ve cinsel yönelim gibi önyargı doğurabilecek nedenlerden ötürü işlenen, genellikle şiddet içeren suçlar” olarak tanımlanır. Eğer bu suç bir defaya mahsus olarak işlenmemişse ve süreklilik arzediyorsa, suç işleyenler nefret grubu olarak adlandırılırlar.

Bir suçlu tarafından bir şahsa karşı işlenen herhangi bir cezai suçun kaynağı o kimsenin: Irkı, rengi, etnik kökeni ya da uyruğu; dini; cinsiyeti, cinsel yönelimi, yaşı, fiziksel veya zihinsel engelleri ise bu suç nefret suçunu teşkil eder. Nefret suçları şu şekillerde işlenebilir: Sözlü taciz, tehdit edici davranışlar, nefretli konuşma, ad veya lakap takmak, postayla veya e-postayla rahatsız etmek, telefonla rahatsız etmek, mesajla rahatsız etmek, duvar yazısı, fiziksel saldırı, grupça saldırı, soygun, hırsızlık, gasp, taciz, tecavüz, sarkıntılık, gözdağı verme, şiddet, aile içi şiddet, kundakçılık veya diğer herhangi bir şekilde hasar verme.

Ortak özellikleri çirkin olmalarıdır bu kızcağızların. Hem çirkin hem pasaklı. Sorunları da budur. Bu yüzden hepsi birer “kompleks kumkuması” olup çıkmıştır. Önce kendi kendileriyle, sonra erkeklerle sorun yaşarlar” diye yazan ve “Sen o kızı bir öpsen, o saat liberal olurdu Emre” diyecek kadar utanmazlaşan Engin Ardıç, devrimci kadınları ele alan “Bacı” adlı yazısıyla açıkça bir nefret suçu işlemektedir. Yazısında temel insani duygularını zedeleyen ve hastalıklı önyargılarla kadınlara saldıran Ardıç, hakim erkek egemen zihniyetin en kaba temsilcisidir. Sokakta eli apış arasında gezen, her gördüğü dekolteli kadını potansiyel tecavüz mağduru olarak kabul eden bir lümpenden yegane farkı, bir köşe sahibi olması ve olsa olsa binlerce dolarlık takım elbisesidir.

Bu memlekette her gün en az bir kadın namus gerekçesiyle öldürülür ve sayısız çocuk ensest kurbanı olurken, protestocu kadınların öpülerek kendilerine gelmelerini sağlayacağına inanan bu zat, yalnızca yazısında hedef aldığı devrimci kadınların değil tüm kadınların düşmanıdır.

Kadını ikincil cins olarak kabul eden zihniyet onun bedeninin denetlenmesini meşru hatta zorunlu sayar. “Yoldan çıkmış kadınları” öperek (bu bir köşe yazısının zorunlu edebiyle böyle yazılmıştır, siz bundan daha ötesini anlayın) doğru yola getireceğine inanan şoven kafaların zihniyeti de budur.

Engin Ardıç ve benzerleri elbette bu yazıları yazarken tepki alacaklarını, hatta protesto edilebileceklerini biliyorlar. Ama sadece devrimci kadınları hedef aldıklarına ve onların göstereceği tepkiyi de göğüsleyecebileceklerine inanmanın rahatlığıyla edep sınırlarını zorluyorlar. Bu zihniyet tüm kadınların düşmanıdır ve nefret kusmaktadır. Bu nefret suçuna karşı insanlıktan nasibini almış herkes ayağa kalkmalı ve buna dur demelidir.

www.evrensel.net