'3. Köprü İstanbul'da yaşamı bitirecek'

Karayolları Genel Müdürlüğü'nün 3. köprü ihalesine ilişkin duyurusu, Resmî Gazete'de yayımlandı. Duyuruya göre, 3. Boğaz köprüsünün de içinde yer aldığı Kuzey Marmara Otoyolu ihalesi, 23 Ağustos 2011 tarihinde gerçekleştirilecek. AKP hükümetinin ulaşıma ilişkin politikalarını eleşt

Evrim Kepenek

İstanbul Boğazı'ndan geçmesi planlanan 3. köprü ve çevre yolunun güzergâhı netleştirildi. 3. Köprü, boğazın kuzeyinden Karadeniz yakınlarından Garipçe-Poyrazköy arasından geçecek. Çevre yolları ise, Sakarya'nın Akyazı ilçesinden TEM bağlantısı ile başlıyor. Akyazı'dan TEM'in ve Sakarya şehir merkezinin kuzeyinden ilerleyen otoyol, Sapanca Gölü'nün de kuzeyinden devam edecek. Ulaştırma Bakanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğü'nün 3. köprü ihalesine ilişkin duyurusu, Resmî Gazete'de yayımlandı. Duyuruya göre, 3. Boğaz köprüsünün de içinde yer aldığı Kuzey Marmara Otoyolu ihalesi, 23 Ağustos 2011 saat 14.30'da Karayolları Genel Müdürlüğü'nde, "kapalı teklif alma usulüne" göre gerçekleştirilecek. 3. Boğaz köprüsünü yaptırmak istemeyen yaşam alanı savunucuları, geçtiğimiz aylarda, köprünün yapımı sırasında kesilecek olan 2 milyon ağaca dikkat çekmek amacıyla, "2 milyon İstanbullu" projesi ile köprü istemedikleri yönündeki mesajı hükümete iletmişlerdi. Bunun üzerine hükümet kanadından Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İstanbul Boğazı'na yapılacak 3. köprü ve otoyolun İstanbul'un kuzeyindeki son kalan akciğerlerinin zarar görmemesi için farklı teknikler kullanılacağını ve ormanların en az zarar göreceği şekilde bir güzergâh belirlendiğini iddia etti.

'BİNALİ YILDIRIM YALAN SÖYLÜYOR'

3. Köprü Yerine Yaşam Platformu üyesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Ulaştırma Anabilim Dalı'ndan emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Zerrin Bayraktar, "3. köprü demek İstanbul'da yaşamın bitmesi demektir" diye bu proje konusunda uyarılarda bulundu. Bayraktar, Binali Yıldırım'ın "Ormanlara en az seviyede zarar verilecek" yönündeki açıklamasının "yalan" olduğunu söyledi. Güzergâh orman alanları içinden geçtiği için hangi teknik kullanılırsa kullanılsın ağaçların zarar göreceğini anlatan Bayraktar, maliyeti düşürmek için kamusal ormanlık alanların tercih edildiğine dikkat çekti. AKP hükümetinin çevreyi korumak gibi bir düşüncesi olmadığını kaydeden Bayraktar, "Binali Yıldırım resmen yalan söylüyor. Orası ormanın içinden geçiyor, nasıl zarar vermesin çevreye? Tarihi yarımadaya otomobilin girmemesi lazım. Marmaray neden yapılıyor, bunun için. Şehrin içine otomobil pompalanacak. Yılda 25 milyon taşıt geçme taahhüdü var. Günde 75 bin araç geçecek deniliyor" dedi. 

İstanbul'a yapılacak 3. köprünün bir diğer özelliği de, bin 275 metre uzunluğunda olarak planlanan köprü ayakları arasındaki mesafeyle, dünyanın en büyük dokuzuncu asma köprüsü olacak olması. Güzergâhın üzerinde İstanbul'un tek ormanlık alanları yer alırken, Poyrazköy ve Garipçe'de yaşayan çok sayıda insan da köprünün etki alanında. Köprü nedeni ile buraların rant kapısı gibi görülmemesi yönünde çağrı yapan Bayraktar, Poyrazköy ve Garipçe'de yaşayan yurttaşların da, "yaşam alanlarımız" değerlenecek yönünde sevinecekleri yerde, "yaşam alanlarımız yok olacak" yönünde kaygı duyup, bir an önce köprüyü istemediklerini içeren taleplerini İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne iletmeleri gerektiğini söyledi. 

'AKP ZİHNİYETİNE GÖRE 4.KÖPRÜYÜ BİLE TARTIŞIYOR OLURDUK'

Yaşam alanı savunucularının tüm karşı çıkışlarına rağmen İstanbul Boğazı'na 3. Köprü yapılması yönündeki kararlarını değiştirmeyen ve köprü için ihale sürecini başlatan Ulaştırma Bakanlığı'nın ortaya koyduğu en önemli argüman, 3. köprünün İstanbul'un trafik sorununu çözeceği yönündeki iddia. Bayraktar'a göre, bu güzergâh planını biraz inşaat, şehircilik ve mühendislik bilgisi olan birisinin onaylaması mümkün değil. 3. köprünün ne projesi ile ne güzergâhı ile hiçbir mantığa uygun olmadığını vurgulayan Bayraktar, "Ulaşımdan, mühendislikten anlamayan yöneticilerin, AKP hükümetinin, Ankara'dan karar verdikleri projeleri hemen uygulayıp, bu kararlara karşı çıkmasaydık şu anda İstanbul üzerindeki 4. köprüyü tartışıyor olurduk" diye konuştu. 

AKP HÜKÜMETİ HER ŞEYE PARA GÖZÜYLE BAKIYOR

Bayraktar, köprü ile birlikte İstanbul'un sosyal dokusunun da tamamen değişeceğine işaret ederek, "Nüfus artışı ile birlikte zaten trafik sorunu daha da kronikleşecek. Bu alan, rant peşinde koşanların yağmaları, epidemik örtü, ormanında yaşayan hayvanları ile tamamen yok olacak. Köprü İstanbul'un iklimini bile etkileyecek. Köprü neden yapılıyor? İstanbul'un trafik sorununu çözmeyecekse ve hatta arttıracak olan bu proje ile Başbakan'ın Çılgın Projesi'ne mi hizmet edecek" diye sordu? 

AKP'NİN POLİTİKALARI İLE İNSANLAR KENTE YABANCILAŞTI

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım göreve geldikten sonra ulaştırma uzmanları ve akademisyenlerle bir toplantı yaptığı bilgisini aktaran Bayraktar, bu toplantıdan sonra AKP'nin ulaşımı gerçekten çözmek istediğini düşünüp, AKP'ye çeşitli projelerde sunmuş. Ancak, kendi projelerinin çok az bir bölümünün değerlendirildiğini belirten Bayraktar, AKP hükümetinin her şeye paragözüyle baktığını ifade etti. Kendi projelerinde Haydarpaşa Garı'nın ve Sirkeci Garı'nın daha fazla kullanılması yönündeyken, AKP'nin uygulamalarında her iki garında tamamen kullanım dışında bırakılmasını eleştirdi. Bayraktar, AKP hükümetinin bu şekilde, insanı şehre, yaşadığı alana yabancılaşmasına neden olduğunu belirtiyor. Bayraktar, "İtalya'ya gittiğim de gördüm, insanlar orada 500 yıllık binalarda yaşıyor. Tarihi dokuya zarar vereceği gerekçesi ile bazı kentlere otobüslerin bile girmesi yasak. Biz de ise, mantık tersine çalışıyor. Para kazanalım da nasıl kazanırsak kazanalım" diye konuştu. 

ÇÖZÜM: YENİ YOL YAPMAK YERİNE TOPLU ULAŞIMI ARTTIRMAK

Türkiye'de 1980'lerden başlayarak, yol ve viyadük yapma gibi bir ekol yaratıldığını belirten Bayraktar, yol ve viyadük yapmanın ulaşım mantığına aykırı olduğunu söyledi. Büyük kentlerde ve metropellerde ulaşımın toplu taşıma ile yapılması gerektiğini belirten Bayraktar, "Siz yol yaptıkça insanlar o yola katılır. Trafik su gibidir, siz yol yaptıkça, insanlar orayı kullanmaya başlar. Bir kaos oluşmaz. Siz yeni yollar yaptıkça kaos oluşturursunuz. Bu nedenle denizi ve raylı sistemi kullanmak gerekir. Toplu ulaşımı da arttırmak gerek" önerisinde bulundu. (İSTANBUL/DİHA)

www.evrensel.net