Sahnede bir Don Kişot!

Arkadaşları bugün Cem Yalın'dan her bahsettiklerinde söze "çok yönlü bir devrimci" olduğunu vurgulamakla başlıyorlar. Cem Yalın, elbetteki sadece yaptıkları ile değil, bugüne bıraktıkları ile de yaşıyor. Bunlardan biri de 1989 yılında birkaç arkadaşıyla kurduğu Bakırköy Oyuncuları...

Cem Yalın yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle 1999 yılının Ocak ayında hayata gözlerini yumduğu zaman, geride pek çok insanı kıskandıracak işler bırıkmıştı. Arkadaşları bugün ondan her bahsettiklerinde söze, ilk önce onun ne kadar çok yönlü bir devrimci olduğunu vurgulamakla başlıyorlar. O da zaten bunu, açtığı resim sergileriyle, yazdığı yazılar ve oyunlarla, öğretmenliğiyle; tiyatrodaki oyunculuğu ve yönetmenliyle; Gerçek dergisi ve Evrensel gazetesindeki çalışmalarıyla göstermişti. Çalışma disiplini, mücadelesi, iş ahlakıyla bugün hâlâ örnek olarak öğrencilerinin gözünde yükselişini sürdüren Cem Yalın, elbetteki sadece yaptıkları ile değil, bıraktıkları ile de yaşıyor. Bunların başında ise onun 1989 yılında birkaç arkadaşıyla kurduğu Bakırköy Oyuncuları geliyor. Sanatı toplumsal mücadelesinin bir parçası olarak gören Cem Yalın, bütün 80'li yıllar boyunca yaptığı ve tasarladığı oyunlarla darbenin etkisini kırmak için çabaladı. Bakırköy Oyuncuları ise onun bu çabaya eklediği önemli halkalardan biri olarak bugüne dek geldi. Nâzım Hikmet Kültür Merkezi'nde Cem Yalın'ın ölüm yıldönümünde sahneledikleri "Dünyada Harp Vardı" oyunuyla beğeni toplayan topluluğun bugünki yönetmeni ise Ercan Temel. Cem Yalın'la 4 yıl beraber çalışan Temel, zor şartlara rağmen tiyatro yapmayı sürdürdüklerini vurguluyor. Temel, Bakırköy Oyuncuları'nın bugün kurumsallaşma çabası içinde olduğunu belirtiyor.

Bakırköy Oyuncuları bu oyunu nasıl ortaya çıkardı? Cem Yalın bizim oyunlarımızı kendisi yazıyordu. O yüzden onu kaybettikten sonra oyun metni oluşturmakta çok sıkıntı yaşadık. Onu aşmak, kendi metinlerimizi var etmek için ilk çabamız oldu "Dünyada Harp Vardı" oyunu. Öncelikle oyun metnini oluşturabilme kısmını halledebilmek amacıyla yapılmış bir çalışmaydı bu. Yoksa bu oyunu sergileyelim, dışarılara götürelim gibi bir düşüncemiz olmadı, tabi o da olmalı belki, sonuçta bir emek var ortada, ilk defa sahneye çıktı birçok arkadaş, belki onların birkaç defa daha oynaması da onları geliştirecektir. Ama şu anda öyle bir durum sözkonusu değil. Bizim için önemli olan oyunun seyirciyle buluşması.

Bakırköy Oyuncuları bugünlere nasıl geldi? Bakırköy Oyuncuları, 1987 yılında Cem Yalın tarafından kuruldu. İzzet Ünver Lisesi'nde Cem Yalın öğretmenlik yaparken tiyatro çalışmaları da yapıyordu. Tiyatro çalışmaları yaptığı arkadaşlarıyla daha sonra okul bünyesi dışında Bakırköy Oyuncuları'nı kuruyor, o günden bu zamana Bakırköy Oyuncuları varlığını sürdürdü. Yani tiyatromuzun temeli İzzet Ünver Lisesi'ndeki çalışmalardan oluştu.

Ne tür bir amaçla kuruldu bu topluluk? Cem Yalın'ın amacı tabiki çok uzun bir konu. Cem Yalın farklı bir birikimi olan, sağlam bir dünya görüşüne sahip bir insan ve tabiki bunu kendi gibi düşünen insanlarla paylaşmak ve bir şeyler var etmek istedi. Temel amaç bu. O son nefesini verene değin hayatında tiyatroyu yaşatan ve yaşayan biriydi. Tiyatro çalışmaları, yazı yazma gibi sürekli bir şeyler üreten biri, bu onun kendisini var etme biçimi. Duruş biçimi tiyatro.

Bakırköy Oyuncuları kurulduğundan bu yana neler yaptı? Sonuçta biz amatör tiyatro yapıyoruz ve bunu da gönüllük temelinde gerçekleştiriyoruz. Kurumsallaşma yönünde ve işin taş üstüne taş koyma kısmında birtakım zorluklar yaşanıyor. Çünkü bugün birlikte olduğumuz arkadaşlar bir iki sene sonra ayrılabiliyor. Veya sizin farklı sorunlarımız nedeniyle bu işi erteleme ya da zaman zaman ara verme durumunuz olabiliyor. Bunu bir çok insan hayatına göre organize edemeyebiliyor. Bakırköy Oyuncuları'nın her zaman belli bir duruşu, belli bir düzeyi olmuştur ve her zaman belli bir çizginin üzerinde oyunlar çıkarmıştır. Bakırköy Oyuncuları önüne çıkan handikapların kendi yarattığı geleneği ile aşmaya çalışmış birkaç sınırlı ekipten biridir. Öncelikle biz Cem Hoca'nın zamanında yakalanmış olan çizgiyi tutturmak ve sonra da üstüne bir şeyler koymaya çalışacağız. Bu sonuçta inişli çıkışlı bir grafik olabiliyor ama genel olarak bir ivmeyi tutturmaya çalışıyoruz.

Bakırköy Oyuncuları tiyatroya uzak olan insanlara da bir olanak yarattı mı bulunduğu yerde? Sanatla ilk karşılaştığımız dönemlerde bize ilk öğretilen şey, sanat belli bir sınıfın tekelinde değildir, sanat özellikle de yoksulların ve emekçilerin yapması gereken ve ilgilenmesi gereken bir alandır, ama genel kanın aksine "Sadece parası olanlar sanat yapabilir ve sanatla uğraşabilir" diye bir şey yok. Cem Yalın'ın bize ilk öğrettiği şeydi bu. Biz zaten bu anlayışın temsilcisi olmaya çalışıyoruz. Sanatı ona uzak olanlara götürmeye çalışıyoruz.

Cem Yalın nasıl çalışırdı? O'nun gibi birini değerlendirmek gerçekten zor. İş ahlakı çok üst düzeyde olan bir insandı. İşin kirlenmesine kesinlikle izin vermezdi. Tiyatro onun için çok önemliydi. Onu düşündüğümüzde ilk aklımıza gelenler prova disiplini, iş ahlakı, iş disiplini.. Cem Yalın'ın birkaç özelliği var hem yönetmen, hem gazeteci, hem oyuncu hem ressam. Bunun için çok yönlü olduğu için meselelere de böyle bakan biriydi. Görünmeyeni, arkada kalanı, gösterilmeyeni göstermiştir.




Ahmet Vahapoğlu (Bakırköy Oyuncuları) "Cem'in bize bıraktığı 9-10 tane oyun var. Her şeyi birlikte ürettiğimiz bir hayat ve bir tiyatro tarifi var. Okul gibi bir şey bu. Bu birikim bizim için çok önemli. Bize kalan bir ekol var ve biz bunu yaşatmak istiyoruz. Bu grup 1987 yılında emkçi çocukları ve onların emekçi çocukları tarafından kurulmuş bir gruptur. Sanatı, tiyatroyu emekçi halka taşımak temel amacı vardır ve insanların olduğu her yerde tiyatroyu yapailmeyi, insanlara tiyatroyu götürmektir asıl amacı."


Cem Yalın provadaydı... Tiyatro sanatçısı, ressam, gazeteci Cem Yalın ölümünün 7. yılında önceki gün Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde anıldı. Amatör Tiyatrolar Çevresi tarafından düzenlenen anmada ayrıca "Oyunculuk" üzerine tartışmalar da yapıldı. Burada konuşan tiyatro sanatçısı Mehmet Esatoğlu Cem Yalın anmalarının bir ağlama toplantısı olmamasına dikkat ettiklerini belirterek, "Her yıl Cem Yalın'ın ölüm yıldönümünde ayrı bir konu belirleyerek bunu tartışıyoruz. Bu yıl ki konumuz 'Oyunculuk' oldu" dedi. Cem Yalın'ın ressam, yönetmen, öğretmen, oyunculuk gibi çok yönlü bir insan olduğuna dikkat çeken Esatoğlu, "Cem sahnede oyuncu olarak çalışırken "ben rolümü yaparım gerisi beni ilgilendirmez" diyen tavrın tam karşısında yer alarak üretirdi. Tiyatronun kolektif ruhunu onun prova alanına girişinden görmek mümkündü" dedi. Esatoğlu, Cem Yalın'ın disipline vurgu yaparak hasta bile olsa provalara geldiğini belirtti. Esatoığlu "Çünkü O ölüm dışında provalara gelinecek demişti. Gerçekten de sadece o öldüğü gün provaya gelmedi. Çünkü o gün Cem'in soluğu durmuştu" dedi. Daha sonra ise çok sayıda genç tiyatrocunun da dikkatle dinlediği oyunculuk üzerine yapılan tartışmaya geçildi. Bu bölümde konuşmacı olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları oyuncularından Oktay Sözbir ve Tomris İncer söz aldı. İlk önce konuşan Oktay Sözbir, sahnedeki oyunculuk deneyimlerini genç tiyatrocularla paylaştı. Sözbir, ülkemizde yaşanan askeri darbenin her şey gibi tiyatroyu da bitirdiğini ve kültürel yapılanmayı, birikimi çok gerilere ittiğini söyledi. Sözbir "Bugün kendisini oyuncu zannedenlerin çoğu bir figür sadece. Biz diyalektik materyalist bir insanın görebilecği bir oyunu sunuyoruz sahnede" dedi. Sözbir sık sık yönetmen Vasıf Öngören'i de andı. Daha sonra konuşan Tomris İncer ise, "Oyun metni önümüze geldiğinde biz ilk önce onun sınıfsal tavrına ve sınıfsal duruşuna bakarız. Ancak daha sonra rolümüzün diğer özelliklerine bakarız" dedi. Bir oyunun ne anlattığının çok önemli olduğunu belirten İncer, "Ben tiyatro da hâlâ öğrenen bir oyuncuyum" dedi.

www.evrensel.net